| 1 |
| time | f.zamanlaf.rastlatf.ayarlaf.hızını ölçf.zamanını ölçf.saat tutf.süre tut | - f. zamanla
- f. rastlat
- f. ayarla
- f. hızını ölç
- f. zamanını ölç
- f. saat tut
- f. süre tut
|
|
| 2 |
| time | i.zamani.vakiti.müddeti.sürei.deviri.dönemi.an | - i. zaman
- i. vakit
- i. müddet
- i. süre
- i. devir
- i. dönem
- i. an
|
|
| 3 |
| quality time | i.kaliteli zamani.kaliteli vakit(birinin, ailesi ya da değer verdiği birisiyle birlikte geçirdiği, bütün ilgisini verdiği ve çok keyif aldığı periyot) | - i. kaliteli zaman
- i. kaliteli vakit
- (birinin, ailesi ya da değer verdiği birisiyle birlikte geçirdiği, bütün ilgisini verdiği ve çok keyif aldığı periyot)
|
|
| 4 |
| one tiny step at a time | i.her seferinde ufak bir adımi.her seferinde küçük bir adımi.her defasında ufak bir adımi.her defasında küçük bir adım | - i. her seferinde ufak bir adım
- i. her seferinde küçük bir adım
- i. her defasında ufak bir adım
- i. her defasında küçük bir adım
|
|
| 5 |
|
| 6 |
| buy time | f.zaman kazanf.vakit kazan | - f. zaman kazan
- f. vakit kazan
|
|
| 7 |
|
| 8 |
| find time | f.zaman bulf.vakit bul | - f. zaman bul
- f. vakit bul
|
|
| 9 |
| gain time | f.zaman kazanf.vakit kazanf.(saat) ileri git | - f. zaman kazan
- f. vakit kazan
- f. (saat) ileri git
|
|
| 10 |
| have time | f.zamanı olf.vakti olf.vakit bulf.zaman bulf.zaman ayırf.vakit ayır | - f. zamanı ol
- f. vakti ol
- f. vakit bul
- f. zaman bul
- f. zaman ayır
- f. vakit ayır
|
|
| 11 |
| kill time | f.zaman öldürf.vakit geçir | - f. zaman öldür
- f. vakit geçir
|
|
| 12 |
|
| 13 |
|
| 14 |
| make time | f.zaman yaratf.zaman ayırf.hızlı gitf.flört et | - f. zaman yarat
- f. zaman ayır
- f. hızlı git
- f. flört et
|
|
| 15 |
| mark time | f.yerinde sayf.(bir şeyin olmasını bekleyerek) olduğu yerde bekle | - f. yerinde say
- f. (bir şeyin olmasını bekleyerek) olduğu yerde bekle
|
|
| 16 |
| save time | f.zaman kazanf.vakit kazan | - f. zaman kazan
- f. vakit kazan
|
|
| 17 |
|
| 18 |
| take time | f.zaman alf.vakit alf.zaman istef.vakit iste | - f. zaman al
- f. vakit al
- f. zaman iste
- f. vakit iste
|
|
| 19 |
| tell time | f.zamanı gösterf.saatin kaç olduğunu bilf.saati söyle | - f. zamanı göster
- f. saatin kaç olduğunu bil
- f. saati söyle
|
|
| 20 |
|
| 21 |
| spend time | f.vakit harcaf.vakit geçirf.zaman harcaf.zaman geçir | - f. vakit harca
- f. vakit geçir
- f. zaman harca
- f. zaman geçir
|
|
| 22 |
| waste time | f.zamanı boşa harcaf.boşuna zaman harcaf.boşuna zaman kaybetf.boşuna vakit kaybet | - f. zamanı boşa harca
- f. boşuna zaman harca
- f. boşuna zaman kaybet
- f. boşuna vakit kaybet
|
|
| 23 |
| losing time | i.zaman kaybetme | |
|
|
| 24 |
| making time | i.zaman ayırmai.hızlı gitmei.flört etme | - i. zaman ayırma
- i. hızlı gitme
- i. flört etme
|
|
| 25 |
| saving time | i.zaman kazanmai.vakit kazanma | - i. zaman kazanma
- i. vakit kazanma
|
|
| 26 |
|
| 27 |
| wasted time | i.boşa harcanmış zamani.israf edilmiş zaman | - i. boşa harcanmış zaman
- i. israf edilmiş zaman
|
|
| 28 |
|
| 29 |
| in time | z.(bir şeyler için hala vakit var, yeterince erken anlamında) vaktindez.(bir şeyler için hala vakit var, yeterince erken anlamında) zamanındaz.zamanlaz.(entstrüman çalarken) doğru tempoda | - z. (bir şeyler için hala vakit var, yeterince erken anlamında) vaktinde
- z. (bir şeyler için hala vakit var, yeterince erken anlamında) zamanında
- z. zamanla
- z. (entstrüman çalarken) doğru tempoda
|
|
| 30 |
| me time | i.kendime ayrılan zamani.kendine ayrılan zaman(kişinin istediği şeyi yapabileceği zaman) | - i. kendime ayrılan zaman
- i. kendine ayrılan zaman
- (kişinin istediği şeyi yapabileceği zaman)
|
|
| 31 |
| on time | z.zamanındaz.vaktinde(saat olarak planlanmış bir şey için ne erken, ne de geç) | - z. zamanında
- z. vaktinde
- (saat olarak planlanmış bir şey için ne erken, ne de geç)
|
|
| 32 |
| to time | f.zamanlamakf.rastlatmakf.ayarlamakf.hızını ölçmekf.zamanını ölçmekf.saat tutmakf.süre tutmak | - f. zamanlamak
- f. rastlatmak
- f. ayarlamak
- f. hızını ölçmek
- f. zamanını ölçmek
- f. saat tutmak
- f. süre tutmak
|
|
| 33 |
| 1st time | z.ilk kezz.ilk defaz.ilk seferz.birincisindei.ilk defasındai.ilk seferindei.(bir yere) ilk gelişi.(bir şeyi) ilk yapış | - z. ilk kez
- z. ilk defa
- z. ilk sefer
- z. birincisinde
- i. ilk defasında
- i. ilk seferinde
- i. (bir yere) ilk geliş
- i. (bir şeyi) ilk yapış
|
|
| 34 |
| 2nd time | z.ikinci kezz.ikinci seferz.ikincisindei.(bir yere) ikinci gelişi.(bir şeyi) ikinci yapış | - z. ikinci kez
- z. ikinci sefer
- z. ikincisinde
- i. (bir yere) ikinci geliş
- i. (bir şeyi) ikinci yapış
|
|
| 35 |
| 3rd time | z.üçüncü kezz.üçüncü defaz.üçüncü seferz.üçüncüsünde | - z. üçüncü kez
- z. üçüncü defa
- z. üçüncü sefer
- z. üçüncüsünde
|
|
| 36 |
| 4th time | z.dördüncü kezz.dördünce defaz.dördünce seferz.dürdüncüsünde | - z. dördüncü kez
- z. dördünce defa
- z. dördünce sefer
- z. dürdüncüsünde
|
|
| 37 |
|
| 38 |
| any time | z.her zamanz.olduğu zamanz.her defasındaz.her olduğundaz.herhangi bir zamanz.herhangi bir seferz.hiç zaman | - z. her zaman
- z. olduğu zaman
- z. her defasında
- z. her olduğunda
- z. herhangi bir zaman
- z. herhangi bir sefer
- z. hiç zaman
|
|
| 39 |
| big time | z.çokz.fazlasıylai.büyük ani.büyük başarıi.büyük üni.kariyerin en yüksek seviyesii.(kariyer vb.) zirveye ulaştığı seviye | - z. çok
- z. fazlasıyla
- i. büyük an
- i. büyük başarı
- i. büyük ün
- i. kariyerin en yüksek seviyesi
- i. (kariyer vb. ) zirveye ulaştığı seviye
|
|
| 40 |
| nap time | i.kestirme vaktii.(kısa) uyku zamanı | - i. kestirme vakti
- i. (kısa) uyku zamanı
|
|
| 41 |
| one time | i.bir kezi.bir kerei.bir seferi.bir defas.bir defalıks.bir kereliks.tek seferlikz.bir keresindez.bir defasında | - i. bir kez
- i. bir kere
- i. bir sefer
- i. bir defa
- s. bir defalık
- s. bir kerelik
- s. tek seferlik
- z. bir keresinde
- z. bir defasında
|
|
| 42 |
| run time | i.koşu süresii.çalışma süresii.işleme süresi | - i. koşu süresi
- i. çalışma süresi
- i. işleme süresi
|
|
| 43 |
| time lag | i.(iki olay arasındaki) zaman aralığıi.(iki olay arasındaki) gecikme süresii.arai.boşluk | - i. (iki olay arasındaki) zaman aralığı
- i. (iki olay arasındaki) gecikme süresi
- i. ara
- i. boşluk
|
|
| 44 |
| time off | i.dinlenmek için verilen arai.teneffüsi.molai.izin | - i. dinlenmek için verilen ara
- i. teneffüs
- i. mola
- i. izin
|
|
| 45 |
| time out | i.(dinlenmek için verilen) arai.mola | - i. (dinlenmek için verilen) ara
- i. mola
|
|
| 46 |
| best time | i.en iyi zamani.en uygun zaman | - i. en iyi zaman
- i. en uygun zaman
|
|
| 47 |
| chat time | i.sohbet vaktii.sohbet zamanıi.muhabbet zamanı | - i. sohbet vakti
- i. sohbet zamanı
- i. muhabbet zamanı
|
|
| 48 |
|
| 49 |
| dull time | i.sıkıcı zamani.sıkıcı vakiti.hareketsiz zaman | - i. sıkıcı zaman
- i. sıkıcı vakit
- i. hareketsiz zaman
|
|
| 50 |
| each time | z.her bir seferz.her seferindez.her defasında | - z. her bir sefer
- z. her seferinde
- z. her defasında
|
|
| 51 |
|
| 52 |
| free time | i.boş zamani.serbest zaman | - i. boş zaman
- i. serbest zaman
|
|
| 53 |
|
| 54 |
| half time | i.haftaymi.(spor) devre arasıi.(iş vb.) yarım güni.yarım zaman | - i. haftaym
- i. (spor) devre arası
- i. (iş vb. ) yarım gün
- i. yarım zaman
|
|
| 55 |
| hard time | i.zor zamani.zor zamanlari.uzun hapis cezası | - i. zor zaman
- i. zor zamanlar
- i. uzun hapis cezası
|
|
| 56 |
| high time | z.tam zamanız.vakti geldi | - z. tam zamanı
- z. vakti geldi
|
|
| 57 |
| idle time | i.boş zamani.ölü zaman | - i. boş zaman
- i. ölü zaman
|
|
| 58 |
| last time | z.son kezz.son seferz.son defaz.en sonz.geçen seferz.geçen kez | - z. son kez
- z. son sefer
- z. son defa
- z. en son
- z. geçen sefer
- z. geçen kez
|
|
| 59 |
| less time | i.daha az zamani.daha az vakit | - i. daha az zaman
- i. daha az vakit
|
|
| 60 |
| meal time | i.yemek saatii.yemek vaktii.yemek zamanı | - i. yemek saati
- i. yemek vakti
- i. yemek zamanı
|
|
| 61 |
| more time | i.daha fazla zamani.daha çok zamani.çok zamani.fazla zaman | - i. daha fazla zaman
- i. daha çok zaman
- i. çok zaman
- i. fazla zaman
|
|
| 62 |
| next time | z.gelecek seferz.gelecek seferez.bir dahaki seferz.bir sonraki sefer | - z. gelecek sefer
- z. gelecek sefere
- z. bir dahaki sefer
- z. bir sonraki sefer
|
|
| 63 |
| over time | z.zamanlaz.bir süre sonraz.önümüzdeki zaman zarfındaz.gelecekte | - z. zamanla
- z. bir süre sonra
- z. önümüzdeki zaman zarfında
- z. gelecekte
|
|
| 64 |
|
| 65 |
| real time | i.gerçek zamani.gerçek olarak yaşanan zamani.gerçek şekilde yaşanan dönemi.gerçek olarak yaşanan an | - i. gerçek zaman
- i. gerçek olarak yaşanan zaman
- i. gerçek şekilde yaşanan dönem
- i. gerçek olarak yaşanan an
|
|
| 66 |
| same time | i.aynı zamani.aynı saat | - i. aynı zaman
- i. aynı saat
|
|
| 67 |
| show time | i.gösteri zamanıi.şov zamanı | - i. gösteri zamanı
- i. şov zamanı
|
|
| 68 |
| some time | i.biraz zamani.bir sürei.bir ara | - i. biraz zaman
- i. bir süre
- i. bir ara
|
|
| 69 |
| that time | z.o vakitz.o zamanz.o an | - z. o vakit
- z. o zaman
- z. o an
|
|
| 70 |
| this time | z.bu defaz.bu seferz.bu kezz.bu zamanz.bu vakit | - z. bu defa
- z. bu sefer
- z. bu kez
- z. bu zaman
- z. bu vakit
|
|
| 71 |
| time bomb | i.saatli bombai.zaman ayarlı bomba | - i. saatli bomba
- i. zaman ayarlı bomba
|
|
| 72 |
| time slot | i.zaman aralığıi.zaman dilimi | - i. zaman aralığı
- i. zaman dilimi
|
|
| 73 |
|
| 74 |
| time zone | i.saat dilimii.zaman dilimi | - i. saat dilimi
- i. zaman dilimi
|
|
| 75 |
|
| 76 |
|
| 77 |
|
| 78 |
| added time | i.eklenmiş sürei.eklenen sürei.ilave edilmiş sürei.ilave edilen süre | - i. eklenmiş süre
- i. eklenen süre
- i. ilave edilmiş süre
- i. ilave edilen süre
|
|
| 79 |
| ample time | i.bol zamani.bol vakit | - i. bol zaman
- i. bol vakit
|
|
| 80 |
| break time | i.(okul) teneffüsi.molai.mola zamanı | - i. (okul) teneffüs
- i. mola
- i. mola zamanı
|
|
| 81 |
| every time | z.her seferindez.her defasındaz.ne zaman | - z. her seferinde
- z. her defasında
- z. ne zaman
|
|
| 82 |
| extra time | i.ilave zamani.ilave sürei.ekstra zamani.(maç vb.) uzatma | - i. ilave zaman
- i. ilave süre
- i. ekstra zaman
- i. (maç vb. ) uzatma
|
|
| 83 |
| fifth time | z.beşinci kezz.beşinci defaz.beşinci seferz.beşincisinde | - z. beşinci kez
- z. beşinci defa
- z. beşinci sefer
- z. beşincisinde
|
|
| 84 |
| first time | z.ilk kezz.ilk defaz.ilk seferz.birincisindei.ilk defasındai.ilk seferindei.(bir yere) ilk gelişi.(bir şeyi) ilk yapış | - z. ilk kez
- z. ilk defa
- z. ilk sefer
- z. birincisinde
- i. ilk defasında
- i. ilk seferinde
- i. (bir yere) ilk geliş
- i. (bir şeyi) ilk yapış
|
|
| 85 |
| local time | i.yerel saati.mahalli saat | - i. yerel saat
- i. mahalli saat
|
|
| 86 |
| lunch time | z.öğlen vaktiz.(öğlen) yemek vakti | - z. öğlen vakti
- z. (öğlen) yemek vakti
|
|
| 87 |
| magic time | i.büyü zamanıi.sihir zamanıi.sihirbazlık zamanı | - i. büyü zamanı
- i. sihir zamanı
- i. sihirbazlık zamanı
|
|
| 88 |
| match time | i.maç saatii.maç zamanı | - i. maç saati
- i. maç zamanı
|
|
| 89 |
| other time | z.diğer zamanz.başka zaman | - z. diğer zaman
- z. başka zaman
|
|
| 90 |
| prime time | i.(TV, radyo) herkesin izlediği saatleri.(TV, radyo) en çok izlendiği zaman dilimi | - i. (TV, radyo) herkesin izlediği saatler
- i. (TV, radyo) en çok izlendiği zaman dilimi
|
|
| 91 |
| queue time | i.sırada bekleme süresii.kuyrukta bekleme süresi | - i. sırada bekleme süresi
- i. kuyrukta bekleme süresi
|
|
| 92 |
| quick time | i.hızlı adımi.dakikada 120 adım | - i. hızlı adım
- i. dakikada 120 adım
|
|
| 93 |
| quiet time | i.sessiz zamani.sessizlik zamanı | - i. sessiz zaman
- i. sessizlik zamanı
|
|
| 94 |
| right time | i.doğru zamani.uygun zaman | - i. doğru zaman
- i. uygun zaman
|
|
| 95 |
| sixth time | z.altıncı kezz.altıncı defaz.altıncı seferz.altıncısında | - z. altıncı kez
- z. altıncı defa
- z. altıncı sefer
- z. altıncısında
|
|
| 96 |
| spare time | i.boş zamani.boş vakit | - i. boş zaman
- i. boş vakit
|
|
| 97 |
| start time | i.başlama saatii.başlama vaktii.başlangıç saatii.başlama zamanıi.başlangıç zamanı | - i. başlama saati
- i. başlama vakti
- i. başlangıç saati
- i. başlama zamanı
- i. başlangıç zamanı
|
|
| 98 |
| third time | z.üçüncü kezz.üçüncü defaz.üçüncü seferz.üçüncüsünde | - z. üçüncü kez
- z. üçüncü defa
- z. üçüncü sefer
- z. üçüncüsünde
|
|
| 99 |
| time frame | i.(bir şeyin olduğu) zaman dilimii.(bir şeyin gerçekleştiği) zaman periyodui.oluş sürecii.meydana gelme süresi | - i. (bir şeyin olduğu) zaman dilimi
- i. (bir şeyin gerçekleştiği) zaman periyodu
- i. oluş süreci
- i. meydana gelme süresi
|
|
| 100 |
| time limit | i.zaman sınırıi.zaman limitii.(bir şey için tanınan) belirli sürei.zaman sınırlaması | - i. zaman sınırı
- i. zaman limiti
- i. (bir şey için tanınan) belirli süre
- i. zaman sınırlaması
|
|
| 101 |
| time share | i.zaman paylaşmai.zaman paylaşımı | - i. zaman paylaşma
- i. zaman paylaşımı
|
|
|