| 1 |
| tell | f.anlatf.söylef.def.açıklaf.haber verf.tembih etf.emretf.fark etf.belli olf.gösterf.göze çarpf.seçf.kestirf.ayırt etf.kötü etkilef.etkili ol | - f. anlat
- f. söyle
- f. de
- f. açıkla
- f. haber ver
- f. tembih et
- f. emret
- f. fark et
- f. belli ol
- f. göster
- f. göze çarp
- f. seç
- f. kestir
- f. ayırt et
- f. kötü etkile
- f. etkili ol
|
|
| 2 |
| tell on | f.ele verf.gammazlaf.ispiyonlaf.ihbar etf.kötü etkile | - f. ele ver
- f. gammazla
- f. ispiyonla
- f. ihbar et
- f. kötü etkile
|
|
| 3 |
| tell off | f.azarlaf.çıkışf.haşlaf.paylaf.fırçalaf.fırça çekf.ağzının payını ver | - f. azarla
- f. çıkış
- f. haşla
- f. payla
- f. fırçala
- f. fırça çek
- f. ağzının payını ver
|
|
| 4 |
| tell lies | f.yalanlar söylef.yalan atf.maval oku | - f. yalanlar söyle
- f. yalan at
- f. maval oku
|
|
| 5 |
| tell time | f.zamanı gösterf.saatin kaç olduğunu bilf.saati söyle | - f. zamanı göster
- f. saatin kaç olduğunu bil
- f. saati söyle
|
|
| 6 |
| tell about | f.bahsetf.söz etf.anlat | - f. bahset
- f. söz et
- f. anlat
|
|
| 7 |
| tell apart | f.ayırt etf.birbirinden ayır | - f. ayırt et
- f. birbirinden ayır
|
|
| 8 |
| tell jokes | f.fıkra anlatf.fıkralar anlat | - f. fıkra anlat
- f. fıkralar anlat
|
|
| 9 |
| tell tales | f.yalan söylef.dedikodu etf.gammazlık etf.gammazla | - f. yalan söyle
- f. dedikodu et
- f. gammazlık et
- f. gammazla
|
|
| 10 |
| tell anyone | f.birine söylef.hiç kimseye söyle | - f. birine söyle
- f. hiç kimseye söyle
|
|
| 11 |
|
| 12 |
| tell otherwise | f.aksini söylef.başka şekilde söyle | - f. aksini söyle
- f. başka şekilde söyle
|
|
| 13 |
| to tell | f.anlatmakf.söylemekf.demekf.açıklamakf.haber vermekf.tembih etmekf.emretmekf.fark etmekf.belli olmakf.göstermekf.göze çarpmakf.seçmekf.kestirmekf.ayırt etmekf.kötü etkilemekf.etkili olmak | - f. anlatmak
- f. söylemek
- f. demek
- f. açıklamak
- f. haber vermek
- f. tembih etmek
- f. emretmek
- f. fark etmek
- f. belli olmak
- f. göstermek
- f. göze çarpmak
- f. seçmek
- f. kestirmek
- f. ayırt etmek
- f. kötü etkilemek
- f. etkili olmak
|
|
| 14 |
|
| 15 |
| tell on me | f.beni ihbar etf.beni gammazlaf.beni ispiyon et | - f. beni ihbar et
- f. beni gammazla
- f. beni ispiyon et
|
|
| 16 |
| tell on us | f.bizi ihbar etf.bizi gammazlaf.bizi ispiyon et | - f. bizi ihbar et
- f. bizi gammazla
- f. bizi ispiyon et
|
|
| 17 |
| tell a joke | f.bir fıkra anlat | |
|
|
| 18 |
| tell on her | f.onu ihbar etf.onu gammazlaf.onu ispiyon et | - f. onu ihbar et
- f. onu gammazla
- f. onu ispiyon et
|
|
| 19 |
| tell on him | f.onu ihbar etf.onu gammazlaf.onu ispiyon et | - f. onu ihbar et
- f. onu gammazla
- f. onu ispiyon et
|
|
| 20 |
| tell on you | f.seni ihbar etf.seni gammazlaf.seni ispiyon etf.sizi ihbar etf.sizi ispiyon et | - f. seni ihbar et
- f. seni gammazla
- f. seni ispiyon et
- f. sizi ihbar et
- f. sizi ispiyon et
|
|
| 21 |
| tell on them | f.onları ihbar etf.onları gammazlaf.onları ispiyon et | - f. onları ihbar et
- f. onları gammazla
- f. onları ispiyon et
|
|
| 22 |
| tell my beads | f.tespih çek | |
|
|
| 23 |
| tell the time | f.zamanı gösterf.saatin kaç olduğunu bilf.saati söylef.(saat) saati göster | - f. zamanı göster
- f. saatin kaç olduğunu bil
- f. saati söyle
- f. (saat) saati göster
|
|
| 24 |
| tell our beads | f.tespih çek | |
|
|
| 25 |
| tell the truth | f.doğru söylef.doğruyu söylef.gerçeği söylef.hakikati söylef.hakikati anlat | - f. doğru söyle
- f. doğruyu söyle
- f. gerçeği söyle
- f. hakikati söyle
- f. hakikati anlat
|
|
| 26 |
| tell the world | f.dünyaya söylef.dünyaya açıklaf.aleme açıkla | - f. dünyaya söyle
- f. dünyaya açıkla
- f. aleme açıkla
|
|
| 27 |
| tell my fortune | f.falıma bakf.geleceğimi söyle | - f. falıma bak
- f. geleceğimi söyle
|
|
| 28 |
| tell tall tales | f.abartf.yalan söylef.maval oku | - f. abart
- f. yalan söyle
- f. maval oku
|
|
| 29 |
| tell the future | f.geleceği söyle | |
|
|
| 30 |
| tell your beads | f.tespih çek | |
|
|
| 31 |
| tell her fortune | f.onun falına bakf.onun geleceğini söyle | - f. onun falına bak
- f. onun geleceğini söyle
|
|
| 32 |
| tell his fortune | f.onun falına bakf.onun geleceğini söyle | - f. onun falına bak
- f. onun geleceğini söyle
|
|
| 33 |
| tell our fortune | f.falımıza bakf.geleceğimizi söyle | - f. falımıza bak
- f. geleceğimizi söyle
|
|
| 34 |
| tell people apart | f.insanları birbirinden ayırt et | - f. insanları birbirinden ayırt et
|
|
| 35 |
| tell things apart | f.nesneleri birbirinden ayırt et | - f. nesneleri birbirinden ayırt et
|
|
| 36 |
| tell your fortune | f.falınıza bakf.geleceğinizi söyle | - f. falınıza bak
- f. geleceğinizi söyle
|
|
| 37 |
| tell their fortune | f.onların falına bakf.onların geleceğini söyle | - f. onların falına bak
- f. onların geleceğini söyle
|
|
| 38 |
| tell the difference | f.ayırt etf.ayırf.anlaf.sezf.farkına var | - f. ayırt et
- f. ayır
- f. anla
- f. sez
- f. farkına var
|
|
| 39 |
| to tell on | f.ele vermekf.gammazlamakf.ispiyonlamakf.ihbar etmekf.kötü etkilemek | - f. ele vermek
- f. gammazlamak
- f. ispiyonlamak
- f. ihbar etmek
- f. kötü etkilemek
|
|
| 40 |
| to tell off | f.azarlamakf.çıkışmakf.haşlamakf.paylamakf.fırçalamakf.fırça çekmekf.ağzının payını vermek | - f. azarlamak
- f. çıkışmak
- f. haşlamak
- f. paylamak
- f. fırçalamak
- f. fırça çekmek
- f. ağzının payını vermek
|
|
| 41 |
| to tell lies | f.yalanlar söylemekf.yalan atmakf.maval okumak | - f. yalanlar söylemek
- f. yalan atmak
- f. maval okumak
|
|
| 42 |
| to tell time | f.zamanı göstermekf.saatin kaç olduğunu bilmekf.saati söylemek | - f. zamanı göstermek
- f. saatin kaç olduğunu bilmek
- f. saati söylemek
|
|
| 43 |
| to tell about | f.bahsetmekf.söz etmekf.anlatmak | - f. bahsetmek
- f. söz etmek
- f. anlatmak
|
|
| 44 |
| to tell apart | f.ayırt etmekf.birbirinden ayırmak | - f. ayırt etmek
- f. birbirinden ayırmak
|
|
| 45 |
| to tell jokes | f.fıkra anlatmakf.fıkralar anlatmak | - f. fıkra anlatmak
- f. fıkralar anlatmak
|
|
| 46 |
| to tell tales | f.yalan söylemekf.dedikodu etmekf.gammazlık etmekf.gammazlamak | - f. yalan söylemek
- f. dedikodu etmek
- f. gammazlık etmek
- f. gammazlamak
|
|
| 47 |
| to tell anyone | f.birine söylemekf.hiç kimseye söylemek | - f. birine söylemek
- f. hiç kimseye söylemek
|
|
| 48 |
| to tell fortunes | f.fal bakmak | |
|
|
| 49 |
| to tell otherwise | f.aksini söylemekf.başka şekilde söylemek | - f. aksini söylemek
- f. başka şekilde söylemek
|
|
| 50 |
| come by to tell | f.söylemeye gelf.anlatmaya gel | - f. söylemeye gel
- f. anlatmaya gel
|
|
| 51 |
| coming by to tell | s.söylemeye gelens.anlatmaya gelen | - s. söylemeye gelen
- s. anlatmaya gelen
|
|
| 52 |
| tell me one thing | f.bana bir şey söylef.bana bir şey anlat | - f. bana bir şey söyle
- f. bana bir şey anlat
|
|
| 53 |
| tell me the truth | f.bana gerçeği söylef.bana hakikati söylef.bana doğruyu söylef.bana doğruyu anlat | - f. bana gerçeği söyle
- f. bana hakikati söyle
- f. bana doğruyu söyle
- f. bana doğruyu anlat
|
|
| 54 |
| tell me in advance | f.bana önceden söyle | |
|
|
| 55 |
| tell you one thing | f.sana bir şey söylef.size bir şey söylef.sana bir şey anlatf.size bir şey anlat | - f. sana bir şey söyle
- f. size bir şey söyle
- f. sana bir şey anlat
- f. size bir şey anlat
|
|
| 56 |
| tell you the truth | f.sana gerçeği söylef.size gerçeği söylef.sana doğruyu söylef.size doğruyu söylef.sana hakikati söylef.size hakikati söyle | - f. sana gerçeği söyle
- f. size gerçeği söyle
- f. sana doğruyu söyle
- f. size doğruyu söyle
- f. sana hakikati söyle
- f. size hakikati söyle
|
|
| 57 |
| tell me another lie | f.bana başka yalan söyle | - f. bana başka yalan söyle
|
|
| 58 |
| tell only the truth | f.sadece gerçeği söylef.sadece gerçeği anlat | - f. sadece gerçeği söyle
- f. sadece gerçeği anlat
|
|
| 59 |
| tell which is which | f.hangisi hangisidir söylef.hangisinin olduğunu ayırt etf.hangisinin olduğunu göster | - f. hangisi hangisidir söyle
- f. hangisinin olduğunu ayırt et
- f. hangisinin olduğunu göster
|
|
| 60 |
| have nothing to tell | f.söyleyecek bir şeyi olmaf.anlatacak bir şeyi olma | - f. söyleyecek bir şeyi olma
- f. anlatacak bir şeyi olma
|
|
| 61 |
| as I tell you | b.sana dediğim gibib.sana söylediğim gibi | - b. sana dediğim gibi
- b. sana söylediğim gibi
|
|
| 62 |
| to tell a lie | f.yalan söylemek | |
|
|
| 63 |
| to tell on me | f.beni ihbar etmekf.beni gammazlamakf.beni ispiyon etmek | - f. beni ihbar etmek
- f. beni gammazlamak
- f. beni ispiyon etmek
|
|
| 64 |
| to tell on us | f.bizi ihbar etmekf.bizi gammazlamakf.bizi ispiyon etmek | - f. bizi ihbar etmek
- f. bizi gammazlamak
- f. bizi ispiyon etmek
|
|
| 65 |
| to tell a joke | f.bir fıkra anlatmak | |
|
|
| 66 |
| to tell on her | f.onu ihbar etmekf.onu gammazlamakf.onu ispiyon etmek | - f. onu ihbar etmek
- f. onu gammazlamak
- f. onu ispiyon etmek
|
|
| 67 |
| to tell on him | f.onu ihbar etmekf.onu gammazlamakf.onu ispiyon etmek | - f. onu ihbar etmek
- f. onu gammazlamak
- f. onu ispiyon etmek
|
|
| 68 |
| to tell on you | f.seni ihbar etmekf.seni gammazlamakf.seni ispiyon etmekf.sizi ihbar etmekf.sizi ispiyon etmek | - f. seni ihbar etmek
- f. seni gammazlamak
- f. seni ispiyon etmek
- f. sizi ihbar etmek
- f. sizi ispiyon etmek
|
|
| 69 |
| Can you tell me | b.bana söyleyebilir misinb.bana söyleyebilir misiniz | - b. bana söyleyebilir misin
- b. bana söyleyebilir misiniz
|
|
| 70 |
| to tell on them | f.onları ihbar etmekf.onları gammazlamakf.onları ispiyon etmek | - f. onları ihbar etmek
- f. onları gammazlamak
- f. onları ispiyon etmek
|
|
| 71 |
| to tell my beads | f.tespih çekmek | |
|
|
| 72 |
| to tell the time | f.zamanı göstermekf.saatin kaç olduğunu bilmekf.saati söylemekf.(saat) saati göstermek | - f. zamanı göstermek
- f. saatin kaç olduğunu bilmek
- f. saati söylemek
- f. (saat) saati göstermek
|
|
| 73 |
| too soon to tell | e.söylemek için erken | |
|
|
| 74 |
| to tell our beads | f.tespih çekmek | |
|
|
| 75 |
| to tell the truth | b.esasenb.aslındab.aslına bakarsanb.gerçeği söylemek gerekirseb.doğruyu söylemek gerekirseb.doğrusunu söylemek gerekirseb.doğrusunu söylemem gerekirsef.doğru söylemekf.doğruyu söylemekf.gerçeği söylemekf.hakikati söylemekf.hakikati anlatmak | - b. esasen
- b. aslında
- b. aslına bakarsan
- b. gerçeği söylemek gerekirse
- b. doğruyu söylemek gerekirse
- b. doğrusunu söylemek gerekirse
- b. doğrusunu söylemem gerekirse
- f. doğru söylemek
- f. doğruyu söylemek
- f. gerçeği söylemek
- f. hakikati söylemek
- f. hakikati anlatmak
|
|
| 76 |
| to tell the world | f.dünyaya söylemekf.dünyaya açıklamakf.aleme açıklamak | - f. dünyaya söylemek
- f. dünyaya açıklamak
- f. aleme açıklamak
|
|
| 77 |
| too early to tell | e.söylemek için çok erken | - e. söylemek için çok erken
|
|
| 78 |
| if you tell anyone | b.birine söylersen | |
|
|
| 79 |
| to tell my fortune | f.falıma bakmakf.geleceğimi söylemek | - f. falıma bakmak
- f. geleceğimi söylemek
|
|
| 80 |
| to tell tall tales | f.abartmakf.yalan söylemekf.maval okumak | - f. abartmak
- f. yalan söylemek
- f. maval okumak
|
|
| 81 |
| to tell the future | f.geleceği söylemek | |
|
|
| 82 |
| to tell your beads | f.tespih çekmek | |
|
|
| 83 |
| if you tell anybody | b.birine söylersen | |
|
|
| 84 |
| to tell her fortune | f.onun falına bakmakf.onun geleceğini söylemek | - f. onun falına bakmak
- f. onun geleceğini söylemek
|
|
| 85 |
| to tell his fortune | f.onun falına bakmakf.onun geleceğini söylemek | - f. onun falına bakmak
- f. onun geleceğini söylemek
|
|
| 86 |
| to tell our fortune | f.falımıza bakmakf.geleceğimizi söylemek | - f. falımıza bakmak
- f. geleceğimizi söylemek
|
|
| 87 |
| I heard tell of .... | b.-den bahsedildiğini duydumb.-den bahsedildiğini duymuştum | - b. -den bahsedildiğini duydum
- b. -den bahsedildiğini duymuştum
|
|
| 88 |
| to tell people apart | f.insanları birbirinden ayırt etmek | - f. insanları birbirinden ayırt etmek
|
|
| 89 |
| to tell things apart | f.nesneleri birbirinden ayırt etmek | - f. nesneleri birbirinden ayırt etmek
|
|
| 90 |
| to tell your fortune | f.falınıza bakmakf.geleceğinizi söylemek | - f. falınıza bakmak
- f. geleceğinizi söylemek
|
|
| 91 |
| to tell their fortune | f.onların falına bakmakf.onların geleceğini söylemek | - f. onların falına bakmak
- f. onların geleceğini söylemek
|
|
| 92 |
| to tell the difference | f.ayırt etmekf.ayırmakf.anlamakf.sezmekf.farkına varmak | - f. ayırt etmek
- f. ayırmak
- f. anlamak
- f. sezmek
- f. farkına varmak
|
|
| 93 |
| until I tell otherwise | b.ben aksini söyleyene kadar | - b. ben aksini söyleyene kadar
|
|
| 94 |
| tell it like it is | f.gerçekleri dürüstçe anlatf.gerçekleri dürüstçe söyle | - f. gerçekleri dürüstçe anlat
- f. gerçekleri dürüstçe söyle
|
|
| 95 |
| tell me to my face | f.yüzüme söylef.yüzüme karşı söyle | - f. yüzüme söyle
- f. yüzüme karşı söyle
|
|
| 96 |
| tell a pack of lies | f.bir sürü yalan söyle | |
|
|
| 97 |
| tell me to wait here | f.burada beklememi söyle | - f. burada beklememi söyle
|
|
| 98 |
| have the courage to tell | f.söyleyecek cesareti ol | - f. söyleyecek cesareti ol
|
|
| 99 |
| if I tell you that | b.sana bunu söylersemb.size bunu söylersem | - b. sana bunu söylersem
- b. size bunu söylersem
|
|
| 100 |
| to come by to tell | f.söylemeye gelmekf.anlatmaya gelmek | - f. söylemeye gelmek
- f. anlatmaya gelmek
|
|
| 101 |
| if I don't tell her | b.ona söylemezsem | |
|
|
|