• Üye Ol | Üye Girişi | English
  • Örnek cümlemiz aşağıdaki gibi olsun;

    İngilizcesi
    About what time will you be here?

    Türkçesi
    - Saat kaç gibi burada olacaksın?
    - Saat kaç gibi burada olursun?
    - Saat kaç gibi geleceksin?
    - Saat kaç gibi gelirsin?

    1. Yukarıdaki cümleleri tam yazarak.

    2. Cümle içinde geçen kelimeleri bitişik şekilde yazarak.

    Aşağıdaki kelimeleri yazarak yukarıdaki örnek cümleye kolaylıkla ulaşırsınız.
      "saat kaç gibi burada"
      "saat kaç gibi"
      "kaç gibi burada olursun"
      "gibi burada olacaksın"
      "gibi burada olursun"
      "kaç gibi geleceksin"
      "kaç gibi gelirsin"
      "burada olacaksın"
      "burada olursun"


    Engturk'te 700.000 'den fazla cümle olduğu için tek kelime ile arama yaptığınızda çok fazla sonuç çıkabilir. O nedenle, günlük hayatta kullandığımız cümleleri an az iki ya da üç kelime ile aramanız halinde istediğiniz sonuca daha kolay ulaşırsınız.

  • en-tr
    Aradığınız cümleyi nasıl bulacaksınız?

    Aradığınız Kelime: still

    Kısaltmaların Anlamları?
  • i. isim - Şahıs, cisim, yer adı olarak kullanılan kelimeler ya da kelimeler grubu.

    b. bağlaç - if, since, because, after gibi sözcüklerle başlayan ya da içinde eylem geçen kısa cümlecikler.

    d. deyim - Sözlük anlamından farklı bir anlam veren ve genelde sonunda ünlem işareti olan sözcükler.

    e. edat - Edat ile başlayan, edat ile biten ya da başında bağlaç kullanılmamış kısa deyimler.

    f. fiil - Eylem ifade eden kelimeler.

    s. sıfat - İsimleri nitelik ve nicelik bakımından tanımlayan sözcükler.

    yf. yardımcı fiil - is, am, are, do, have, will, can, could, would, should, must gibi fiil ile birlikte kullanılan sözcükler. Yardımcı fiil eylemin zamanını göstermekle birlikte cümleleri olumsuz ya da soru haline dönüştürmek için de kullanılırlar.

    z. zarf - Yer, zaman ve nitelik belirten sözcükler.

    zm. zamir - I, you, he, she, it, we, they, me, him, her, us, them gibi kişi ya da varlıkların yerine kullanılan sözcükler.

  • Bulunan sonuç "99" cümle anlamları için tıklayınız

    English Türkçe
    1
    still
  • f.sakinleş
  • f.yatış
  • f.yatıştır
  • f.sakinleştir
  • f.sustur
    • f.    sakinleş
    • f.    yatış
    • f.    yatıştır
    • f.    sakinleştir
    • f.    sustur
    2
    still
  • z.hala
  • z.henüz
  • z.daha
  • z.daha da
  • z.yine
  • z.yine de
  • z.buna rağmen
  • z.hareketsizce
  • z.kıpırdamadan
  • i.sessizlik
  • i.sükunet
  • i.dinginlik
  • s.sessiz
  • s.sakin
  • s.durgun
  • s.dingin
  • s.hareketsiz
  • s.esintisiz
  • s.rüzgarsız
  • s.köpüksüz
  • i.imbik
  • i.damıtıcı
  • i.içki fabrikası
  • i.(film vb.den tanıtım amaçlı) fotoğraf
    • z.    hala
    • z.    henüz
    • z.    daha
    • z.    daha da
    • z.    yine
    • z.    yine de
    • z.    buna rağmen
    • z.    hareketsizce
    • z.    kıpırdamadan
    • i.    sessizlik
    • i.    sükunet
    • i.    dinginlik
    • s.    sessiz
    • s.    sakin
    • s.    durgun
    • s.    dingin
    • s.    hareketsiz
    • s.    esintisiz
    • s.    rüzgarsız
    • s.    köpüksüz
    • i.    imbik
    • i.    damıtıcı
    • i.    içki fabrikası
    • i.    (film vb.    den tanıtım amaçlı) fotoğraf
    3
    lie still
  • f.kımıldamadan yat
  • f.hareketsiz yat
  • f.kımıldamadan uzan
  • f.hareketsiz uzan
    • f.    kımıldamadan yat
    • f.    hareketsiz yat
    • f.    kımıldamadan uzan
    • f.    hareketsiz uzan
    4
    sit still
  • f.sakin otur
  • f.sessiz otur
  • f.uslu otur
  • f.uslu dur
    • f.    sakin otur
    • f.    sessiz otur
    • f.    uslu otur
    • f.    uslu dur
    5
    hold still
  • f.kıpırdamadan dur
  • f.sabit dur
  • f.hareketsiz dur
  • f.hareket etmeden dur
  • f.sabit tut
  • f.kıpırdatmadan tut
    • f.    kıpırdamadan dur
    • f.    sabit dur
    • f.    hareketsiz dur
    • f.    hareket etmeden dur
    • f.    sabit tut
    • f.    kıpırdatmadan tut
    6
    keep still
  • f.sessiz dur
    • f.    sessiz dur
    7
    stay still
  • f.hareketsiz dur
  • f.sabit dur
  • f.kıpırdamadan dur
    • f.    hareketsiz dur
    • f.    sabit dur
    • f.    kıpırdamadan dur
    8
    stand still
  • f.kımıldamadan dur
  • f.hareketsiz dur
  • f.hareket etmeden dur
  • f.kımıldama
    • f.    kımıldamadan dur
    • f.    hareketsiz dur
    • f.    hareket etmeden dur
    • f.    kımıldama
    9
    to still
  • f.sakinleşmek
  • f.yatışmak
  • f.yatıştırmak
  • f.sakinleştirmek
  • f.susturmak
    • f.    sakinleşmek
    • f.    yatışmak
    • f.    yatıştırmak
    • f.    sakinleştirmek
    • f.    susturmak
    10
    but still
  • b.yine de
  • b.gene de
    • b.    yine de
    • b.    gene de
    11
    still air
  • i.durgun hava
    • i.    durgun hava
    12
    still here
  • e.hala burada
    • e.    hala burada
    13
    still life
  • i.natürmort
    • i.    natürmort
    14
    still wine
  • i.köpüksüz şarap
    • i.    köpüksüz şarap
    15
    still there
  • e.hala orada
    • e.    hala orada
    16
    still water
  • i.durgun su
    • i.    durgun su
    17
    worse still
  • z.daha kötüsü
  • z.daha fenası
  • z.daha da kötüsü
    • z.    daha kötüsü
    • z.    daha fenası
    • z.    daha da kötüsü
    18
    better still
  • z.daha iyisi
  • z.daha da iyisi
    • z.    daha iyisi
    • z.    daha da iyisi
    19
    still waters
  • i.durgun sular
    • i.    durgun sular
    20
    still another
  • e.bir tane daha
    • e.    bir tane daha
    21
    a still wine
  • i.köpüksüz bir şarap
    • i.    köpüksüz bir şarap
    22
    still in bed
  • e.hala yatakta
    • e.    hala yatakta
    23
    to lie still
  • f.kımıldamadan yatmak
  • f.hareketsiz yatmak
  • f.kımıldamadan uzanmak
  • f.hareketsiz uzanmak
    • f.    kımıldamadan yatmak
    • f.    hareketsiz yatmak
    • f.    kımıldamadan uzanmak
    • f.    hareketsiz uzanmak
    24
    to sit still
  • f.sakin oturmak
  • f.sessiz oturmak
  • f.uslu oturmak
  • f.uslu durmak
    • f.    sakin oturmak
    • f.    sessiz oturmak
    • f.    uslu oturmak
    • f.    uslu durmak
    25
    is still sore
  • b.hala ağrıyor
    • b.    hala ağrıyor
    26
    still in here
  • e.hala burada
    • e.    hala burada
    27
    to hold still
  • f.kıpırdamadan durmak
  • f.sabit durmak
  • f.hareketsiz durmak
  • f.hareket etmeden durmak
  • f.sabit tutmak
  • f.kıpırdatmadan tutmak
    • f.    kıpırdamadan durmak
    • f.    sabit durmak
    • f.    hareketsiz durmak
    • f.    hareket etmeden durmak
    • f.    sabit tutmak
    • f.    kıpırdatmadan tutmak
    28
    to keep still
  • f.sessiz durmak
    • f.    sessiz durmak
    29
    to stay still
  • f.hareketsiz durmak
  • f.sabit durmak
  • f.kıpırdamadan durmak
    • f.    hareketsiz durmak
    • f.    sabit durmak
    • f.    kıpırdamadan durmak
    30
    are still sore
  • b.hala ağrıyor
    • b.    hala ağrıyor
    31
    still in there
  • e.hala orada
    • e.    hala orada
    32
    to stand still
  • f.kımıldamadan durmak
  • f.hareketsiz durmak
  • f.hareket etmeden durmak
  • f.kımıldamamak
    • f.    kımıldamadan durmak
    • f.    hareketsiz durmak
    • f.    hareket etmeden durmak
    • f.    kımıldamamak
    33
    you still owe me
  • b.bana hala borcun var
  • b.bana hala borçlusun
    • b.    bana hala borcun var
    • b.    bana hala borçlusun
    34
    I still don't get
  • b.hala anlamıyorum
  • b.hala anlamadım
    • b.    hala anlamıyorum
    • b.    hala anlamadım
    35
    if it still works
  • b.hala çalışıyorsa
    • b.    hala çalışıyorsa
    36
    I'd still love you
  • b.seni yine severdim
    • b.    seni yine severdim
    37
    still on the table
  • e.hala masada
  • e.(teklif vb.) hala geçerli
    • e.    hala masada
    • e.    (teklif vb.    ) hala geçerli
    38
    He'd still be alive
  • b.hala hayatta olurdu
  • b.hala yaşıyor olurdu
    • b.    hala hayatta olurdu
    • b.    hala yaşıyor olurdu
    39
    I still gain weight
  • b.hala kilo alıyorum
  • b.yine de kilo alıyorum
  • b.hala şişmanlıyorum
  • b.yine de şişmanlıyorum
    • b.    hala kilo alıyorum
    • b.    yine de kilo alıyorum
    • b.    hala şişmanlıyorum
    • b.    yine de şişmanlıyorum
    40
    if he's still alive
  • b.hala yaşıyorsa
  • b.hala sağsa
  • b.hala hayattaysa
    • b.    hala yaşıyorsa
    • b.    hala sağsa
    • b.    hala hayattaysa
    41
    She'd still be alive
  • b.hala hayatta olurdu
  • b.hala yaşıyor olurdu
    • b.    hala hayatta olurdu
    • b.    hala yaşıyor olurdu
    42
    if she's still alive
  • b.hala yaşıyorsa
  • b.hala sağsa
  • b.hala hayattaysa
    • b.    hala yaşıyorsa
    • b.    hala sağsa
    • b.    hala hayattaysa
    43
    for still being alive
  • e.hala hayatta olmaktan dolayı
  • e.hala sağ olmaktan dolayı
  • e.hala yaşıyor olmaktan dolayı
    • e.    hala hayatta olmaktan dolayı
    • e.    hala sağ olmaktan dolayı
    • e.    hala yaşıyor olmaktan dolayı
    44
    while I'm still young
  • b.(ben) hala gençken
    • b.    (ben) hala gençken
    45
    if you're still hungry
  • b.hala açsan
  • b.hala karnın açsa
  • b.hala açsanız
  • b.hala karnınız açsa
    • b.    hala açsan
    • b.    hala karnın açsa
    • b.    hala açsanız
    • b.    hala karnınız açsa
    46
    while it's still fresh
  • b.hala tazeyken
    • b.    hala tazeyken
    47
    while we're still young
  • b.(biz) hala gençken
    • b.    (biz) hala gençken
    48
    while it's still raining
  • b.hala yağmur yağıyorken
    • b.    hala yağmur yağıyorken
    49
    while there's still time
  • b.hala zaman varken
  • b.hala vakit varken
    • b.    hala zaman varken
    • b.    hala vakit varken
    50
    if you're still interested
  • b.hala ilgileniyorsan
  • b.hala ilgileniyorsanız
    • b.    hala ilgileniyorsan
    • b.    hala ilgileniyorsanız
    51
    if you still have it
  • b.hala sendeyse
  • b.o hala sendeyse
    • b.    hala sendeyse
    • b.    o hala sendeyse
    52
    I still put on weight
  • b.hala kilo alıyorum
  • b.yine de kilo alıyorum
  • b.hala şişmanlıyorum
  • b.yine de şişmanlıyorum
    • b.    hala kilo alıyorum
    • b.    yine de kilo alıyorum
    • b.    hala şişmanlıyorum
    • b.    yine de şişmanlıyorum
    53
    I would still love you
  • b.seni yine severdim
    • b.    seni yine severdim
    54
    the still of the night
  • i.gecenin sessizliği
    • i.    gecenin sessizliği
    55
    Would you still love me
  • b.beni hala sever miydin
  • b.beni yine sever miydin
    • b.    beni hala sever miydin
    • b.    beni yine sever miydin
    56
    because I still love you
  • b.çünkü seni hala seviyorum
  • b.seni hala sevdiğim için
    • b.    çünkü seni hala seviyorum
    • b.    seni hala sevdiğim için
    57
    while he was still alive
  • b.o hala sağken
  • b.o hala yaşıyorken
  • b.o hala hayattayken
    • b.    o hala sağken
    • b.    o hala yaşıyorken
    • b.    o hala hayattayken
    58
    while we still have time
  • b.hala zamanımız varken
  • b.hala vaktimiz varken
    • b.    hala zamanımız varken
    • b.    hala vaktimiz varken
    59
    if the offer still stands
  • b.teklif hala geçerliyse
    • b.    teklif hala geçerliyse
    60
    if the offer's still good
  • b.teklif hala geçerliyse
    • b.    teklif hala geçerliyse
    61
    while she was still alive
  • b.o hala sağken
  • b.o hala yaşıyorken
  • b.o hala hayattayken
    • b.    o hala sağken
    • b.    o hala yaşıyorken
    • b.    o hala hayattayken
    62
    if the invite still stands
  • b.davet hala geçerliyse
    • b.    davet hala geçerliyse
    63
    if we're both still single
  • b.ikimiz hala bekar olursak
    • b.    ikimiz hala bekar olursak
    64
    There's still a lot of ....
  • b.hala çok ..... var
  • b.hala pek çok ..... var
  • b.hala bir sürü ..... var
  • b.hala sürüyle ..... var
    • b.    hala çok .    .    .    .    .     var
    • b.    hala pek çok .    .    .    .    .     var
    • b.    hala bir sürü .    .    .    .    .     var
    • b.    hala sürüyle .    .    .    .    .     var
    65
    because you're still a child
  • b.hala çocuk olduğun için
  • b.çünkü sen hala bir çocuksun
    • b.    hala çocuk olduğun için
    • b.    çünkü sen hala bir çocuksun
    66
    while there's still a chance
  • b.hala fırsat varken
    • b.    hala fırsat varken
    67
    if you still don't understand
  • b.hala anlamıyorsan
  • b.hala anlayamıyorsan
  • b.eğer hala anlamıyorsan
  • b.eğer hala anlayamıyorsan
  • b.eğer hala anlamıyorsanız
  • b.eğer hala anlayamıyorsanız
    • b.    hala anlamıyorsan
    • b.    hala anlayamıyorsan
    • b.    eğer hala anlamıyorsan
    • b.    eğer hala anlayamıyorsan
    • b.    eğer hala anlamıyorsanız
    • b.    eğer hala anlayamıyorsanız
    68
    There's still no sign of .....
  • b.-den hala bir iz yok
  • b.-den hala bir haber yok
    • b.    -den hala bir iz yok
    • b.    -den hala bir haber yok
    69
    for a still unspecified reason
  • b.hala belirlenemeyen bir nedenden dolayı
  • b.hala belirlenemeyen bir sebepten dolayı
    • b.    hala belirlenemeyen bir nedenden dolayı
    • b.    hala belirlenemeyen bir sebepten dolayı
    70
    while it's still light outside
  • b.dışarısı hala aydınlıkken
    • b.    dışarısı hala aydınlıkken
    71
    if there's still a relationship
  • b.hala bir ilişki varsa
  • b.ortada hala bir ilişki varsa
    • b.    hala bir ilişki varsa
    • b.    ortada hala bir ilişki varsa
    72
    if your invitation still stands
  • b.davetin hala geçerliyse
    • b.    davetin hala geçerliyse
    73
    if I still got a job
  • b.hala bir işim varsa
  • b.hala bir işim olsaydı
    • b.    hala bir işim varsa
    • b.    hala bir işim olsaydı
    74
    in the still of the night
  • e.gecenin sessizliğinde
    • e.    gecenin sessizliğinde
    75
    if you still feel this way
  • b.hala böyle hissediyorsan
  • b.hala böyle düşünüyorsan
    • b.    hala böyle hissediyorsan
    • b.    hala böyle düşünüyorsan
    76
    while the sun is still out
  • b.güneş hala varken
    • b.    güneş hala varken
    77
    while the sun is still high
  • b.güneş hala tepedeyken
    • b.    güneş hala tepedeyken
    78
    of course I'd still love you
  • b.elbette seni yine severdim
  • b.tabi ki seni yine severdim
    • b.    elbette seni yine severdim
    • b.    tabi ki seni yine severdim
    79
    while the water is still hot
  • b.su hala sıcakken
    • b.    su hala sıcakken
    80
    while the sun is still bright
  • b.güneş hala parlakken
    • b.    güneş hala parlakken
    81
    while the water is still warm
  • b.su hala sıcakken
    • b.    su hala sıcakken
    82
    while you still have a chance
  • b.hala bir şansın varken
  • b.hala bir fırsatın varken
    • b.    hala bir şansın varken
    • b.    hala bir fırsatın varken
    83
    while the sun is still shining
  • b.güneş hala parlıyorken
    • b.    güneş hala parlıyorken
    84
    if your father were still alive
  • b.baban hala yaşasaydı
    • b.    baban hala yaşasaydı
    85
    if your mother were still alive
  • b.annen hala yaşasaydı
    • b.    annen hala yaşasaydı
    86
    while I'm still young enough to
  • b.-cek kadar gençken
  • b.-cak kadar gençken
    • b.    -cek kadar gençken
    • b.    -cak kadar gençken
    87
    if there is still a relationship
  • b.hala bir ilişki varsa
  • b.ortada hala bir ilişki varsa
    • b.    hala bir ilişki varsa
    • b.    ortada hala bir ilişki varsa
    88
    if he's still out there somewhere
  • b.hala orada bir yerlerdeyse
    • b.    hala orada bir yerlerdeyse
    89
    if she's still out there somewhere
  • b.hala orada bir yerlerdeyse
    • b.    hala orada bir yerlerdeyse
    90
    in case there's someone still alive
  • b.hala yaşayan birinin olması ihtimaline karşı
    • b.    hala yaşayan birinin olması ihtimaline karşı
    91
    the only reason I am still alive
  • b.hala hayatta olmamın tek sebebi
  • b.hala yaşıyor olmamın tek sebebi
    • b.    hala hayatta olmamın tek sebebi
    • b.    hala yaşıyor olmamın tek sebebi
    92
    if it still means anything to you
  • b.hala senin için bir anlamı varsa
  • b.hala sizin için bir anlamı varsa
    • b.    hala senin için bir anlamı varsa
    • b.    hala sizin için bir anlamı varsa
    93
    if the offer's still on the table
  • b.teklif hala geçerliyse
    • b.    teklif hala geçerliyse
    94
    the only reason you are still alive
  • b.hala hayatta olmanın tek sebebi
  • b.hala yaşıyor olmanın tek sebebi
    • b.    hala hayatta olmanın tek sebebi
    • b.    hala yaşıyor olmanın tek sebebi
    95
    for some reason we still can't understand
  • b.hala anlayamadığımız bir nedenden dolayı
    • b.    hala anlayamadığımız bir nedenden dolayı
    96
    although divers are still searching the area
  • b.dalgıçların bölgeyi hala aramasına rağmen
    • b.    dalgıçların bölgeyi hala aramasına rağmen
    97
    if it's still here when we get back
  • b.döndüğümüzde hala buradaysa
    • b.    döndüğümüzde hala buradaysa
    98
    I still have a lot of concerns about ....
  • b.hakkında hala çok endişem var
  • b.ile ilgili hala çok endişem var
  • b.ile ilgili hala bir sürü endişem var
  • b.ile ilgili hala bir sürü kaygım var
    • b.    hakkında hala çok endişem var
    • b.    ile ilgili hala çok endişem var
    • b.    ile ilgili hala bir sürü endişem var
    • b.    ile ilgili hala bir sürü kaygım var
    99
    I'm still trying to wrap my head around ....
  • b.hala anlamaya çalışıyorum
    • b.    hala anlamaya çalışıyorum

    Aradığınız kelime "still" cümle anlamları "1852" sonuç

    English Türkçe
    1
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala mı?
  • 2
    Görmek için tıklayınız!
  • Kıpırdama.
  • Kımıldama.
  • Hareket etme.
  • Hareketsiz dur.
  • Kıpırdamadan dur.
  • Kımıldamadan dur.
  • Hareket etmeden dur.
  • Kıpırdamayın.
  • Kımıldamayın.
  • Hareket etmeyin.
  • Hareketsiz durun.
  • Kıpırdamadan durun.
  • Kımıldamadan durun.
  • Hareket etmeden durun.
  • 3
    Görmek için tıklayınız!
  • Kıpırdama.
  • Kıpırdamadan dur.
  • Öylece dur.
  • Ses çıkarma.
  • Sessiz kal.
  • Sessiz dur.
  • Kıpırdamayın.
  • Öylece durun.
  • Ses çıkarmayın.
  • Sessiz kalın.
  • Sessiz durun.
  • 4
    Görmek için tıklayınız!
  • Sessiz dur.
  • Kıpırdamadan dur.
  • 5
    Görmek için tıklayınız!
  • Kımıldamadan yat.
  • Hareketsizce yat.
  • Hareket etmeden yat.
  • 6
    Görmek için tıklayınız!
  • Kıpırdamadan yat.
  • Kımıldamadan yat.
  • Hareketsiz yat.
  • 7
    Görmek için tıklayınız!
  • Kıpırdamadan otur.
  • 8
    Görmek için tıklayınız!
  • Kıpırdama.
  • Kımıldama.
  • Hareket etme.
  • Kıpırdamadan dur.
  • Kıpırdamayın.
  • Kımıldamayın.
  • Hareket etmeyin.
  • 9
    Görmek için tıklayınız!
  • Kıpırdamadan dur.
  • Hareketsiz dur.
  • Olduğun yerde kal.
  • Kıpırdamadan durun.
  • Hareketsiz durun.
  • Olduğunuz yerde kalın.
  • 10
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala hiçbir şey yok mu?
  • Hala hiçbir şey olmadı mı?
  • 11
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala uyuyor musun?
  • Hala uyuyor musunuz?
  • 12
    Görmek için tıklayınız!
  • Herkes kıpırdamadan dursun.
  • Hiç kimse kımıldamasın.
  • Hiç kimse kıpırdamasın.
  • Hiç kimse hareket etmesin.
  • Hiç kimse bir harekette bulunmasın.
  • 13
    Görmek için tıklayınız!
  • O hala öyle.
  • 14
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala rol yapıyor.
  • Hala numara yapıyor.
  • 15
    Görmek için tıklayınız!
  • O hala hayatta.
  • O hala yaşıyor.
  • 16
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala uyuyor.
  • 17
    Görmek için tıklayınız!
  • O hala uyanık.
  • 18
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala kan kaybediyor.
  • Kanaması hala devam ediyor.
  • 19
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala nefes alıyor.
  • 20
    Görmek için tıklayınız!
  • O hala yok.
  • O hala ortada yok.
  • (bir yere gitti ve hala dönmedi anlamında)
  • 21
    Görmek için tıklayınız!
  • O hala burada.
  • 22
    Görmek için tıklayınız!
  • O hala burada mı?
  • 23
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala kızgın.
  • 24
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala uyuyor.
  • 25
    Görmek için tıklayınız!
  • O hala orada.
  • 26
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala şuursuz.
  • Hala bilinçsiz.
  • Hala baygın.
  • Bilinci hala yerinde değil.
  • 27
    Görmek için tıklayınız!
  • Kıpırdatma.
  • Kıpırdatmayın.
  • 28
    Görmek için tıklayınız!
  • Hiç kıpırdamadan dur.
  • 29
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala öyleyim.
  • 30
    Görmek için tıklayınız!
  • Yine de ben kazandım.
  • 31
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala yurt dışındayım.
  • 32
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala yaşıyorum.
  • Hala hayattayım.
  • 33
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala şaşkınım.
  • Hala hayretler içindeyim.
  • 34
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala buralardayım.
  • Hala civardayım.
  • 35
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala müsaitim.
  • Hala boşum.
  • 36
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala uyanığım.
  • 37
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala başım dönüyor.
  • 38
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala grogi durumdayım.
  • Hala sarhoş gibiyim.
  • Hala sersem gibiyim.
  • (hastalık, uykusuzluk, yorgunluk ya da başına aldığı bir darbeden)
  • 39
    Görmek için tıklayınız!
  • Ben hala buradayım.
  • 40
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala açım.
  • Karnım hala aç.
  • 41
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala uçuş yorgunuyum.
  • (uzun mesafe uçak yolculuğundan dolayı)
  • 42
    Görmek için tıklayınız!
  • Ben hala evliyim.
  • 43
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala anlamaya çalışıyorum.
  • Hala sindirmeye çalışıyorum.
  • Hala kabullenmeye çalışıyorum.
  • 44
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala kendime gelmeye çalışıyorum.
  • Hala kendime gelemedim.
  • 45
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala korkuyorum.
  • 46
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala titriyorum.
  • 47
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala uykum var.
  • 48
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala çok açım.
  • Hala midem kazınıyor.
  • 49
    Görmek için tıklayınız!
  • (uyuşturucudan) Hala kafam iyi.
  • Hala kafam kıyak.
  • 50
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala şaşkınım.
  • 51
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala düşünüyorum.
  • Daha düşünüyorum.
  • 52
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala susuyorum.
  • Susuzluğum hala geçmedi.
  • 53
    Görmek için tıklayınız!
  • Ben yine de deniyorum.
  • 54
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala param ödenmedi.
  • Bana hala ödeme yapılmadı.
  • Hala paramı ödemediler.
  • Hala paramı almış değilim.
  • 55
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala ayaktayım.
  • (havada uçak vb. de) Hala yukarıdayım.
  • 56
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala kızgınım.
  • Hala sinirliyim.
  • Hala kafam bozuk.
  • Hala canım sıkkın.
  • Hala moralim bozuk.
  • 57
    Görmek için tıklayınız!
  • Ben hala gencim.
  • Ben daha gencim.
  • Yaşım daha küçük.
  • 58
    Görmek için tıklayınız!
  • Yine de sayılır.
  • 59
    Görmek için tıklayınız!
  • Yine de oldu.
  • 60
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala acıyor.
  • Hala ağrıyor.
  • Hala sızlıyor.
  • 61
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala acıyor mu?
  • Hala ağrıyor mu?
  • 62
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala işe yarıyor.
  • Hala iş yapıyor.
  • Hala çalışıyor.
  • 63
    Görmek için tıklayınız!
  • Bu daha da iyi.
  • 64
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala meşgul.
  • 65
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala soğuk.
  • 66
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala nemli.
  • Hala yaş.
  • Hala ıslak.
  • 67
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala karanlık.
  • Hava hala karanlık.
  • 68
    Görmek için tıklayınız!
  • Daha erken.
  • Hala erken.
  • Saat hala çok erken.
  • Vakit hala çok erken.
  • 69
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala hata veriyor.
  • 70
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala iyi.
  • Hala iyi durumda.
  • 71
    Görmek için tıklayınız!
  • O hala burada.
  • 72
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala sıcak.
  • 73
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala kapalı.
  • Hala bozuk.
  • Hala sönük.
  • (elektrik) Hala kesik.
  • 74
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala yağmur yağıyor.
  • 75
    Görmek için tıklayınız!
  • Hala yerleşiyor.
  • Gizlilik Hakları  |  Kullanım Koşulları  |  Yazılım

    ©2026 Bu sitenin tüm içeriği telif hakkı ile korunmaktadır belge tarihi ve no 19.04.2012 IEE/1457

    EyfelSoft