| 1 |
| still | f.sakinleşf.yatışf.yatıştırf.sakinleştirf.sustur | - f. sakinleş
- f. yatış
- f. yatıştır
- f. sakinleştir
- f. sustur
|
|
| 2 |
| still | z.halaz.henüzz.dahaz.daha daz.yinez.yine dez.buna rağmenz.hareketsizcez.kıpırdamadani.sessizliki.sükuneti.dinginliks.sessizs.sakins.durguns.dingins.hareketsizs.esintisizs.rüzgarsızs.köpüksüzi.imbiki.damıtıcıi.içki fabrikasıi.(film vb.den tanıtım amaçlı) fotoğraf | - z. hala
- z. henüz
- z. daha
- z. daha da
- z. yine
- z. yine de
- z. buna rağmen
- z. hareketsizce
- z. kıpırdamadan
- i. sessizlik
- i. sükunet
- i. dinginlik
- s. sessiz
- s. sakin
- s. durgun
- s. dingin
- s. hareketsiz
- s. esintisiz
- s. rüzgarsız
- s. köpüksüz
- i. imbik
- i. damıtıcı
- i. içki fabrikası
- i. (film vb. den tanıtım amaçlı) fotoğraf
|
|
| 3 |
| lie still | f.kımıldamadan yatf.hareketsiz yatf.kımıldamadan uzanf.hareketsiz uzan | - f. kımıldamadan yat
- f. hareketsiz yat
- f. kımıldamadan uzan
- f. hareketsiz uzan
|
|
| 4 |
| sit still | f.sakin oturf.sessiz oturf.uslu oturf.uslu dur | - f. sakin otur
- f. sessiz otur
- f. uslu otur
- f. uslu dur
|
|
| 5 |
| hold still | f.kıpırdamadan durf.sabit durf.hareketsiz durf.hareket etmeden durf.sabit tutf.kıpırdatmadan tut | - f. kıpırdamadan dur
- f. sabit dur
- f. hareketsiz dur
- f. hareket etmeden dur
- f. sabit tut
- f. kıpırdatmadan tut
|
|
| 6 |
|
| 7 |
| stay still | f.hareketsiz durf.sabit durf.kıpırdamadan dur | - f. hareketsiz dur
- f. sabit dur
- f. kıpırdamadan dur
|
|
| 8 |
| stand still | f.kımıldamadan durf.hareketsiz durf.hareket etmeden durf.kımıldama | - f. kımıldamadan dur
- f. hareketsiz dur
- f. hareket etmeden dur
- f. kımıldama
|
|
| 9 |
| to still | f.sakinleşmekf.yatışmakf.yatıştırmakf.sakinleştirmekf.susturmak | - f. sakinleşmek
- f. yatışmak
- f. yatıştırmak
- f. sakinleştirmek
- f. susturmak
|
|
| 10 |
| but still | b.yine deb.gene de | |
|
|
| 11 |
|
| 12 |
|
| 13 |
|
| 14 |
| still wine | i.köpüksüz şarap | |
|
|
| 15 |
|
| 16 |
|
| 17 |
| worse still | z.daha kötüsüz.daha fenasız.daha da kötüsü | - z. daha kötüsü
- z. daha fenası
- z. daha da kötüsü
|
|
| 18 |
| better still | z.daha iyisiz.daha da iyisi | - z. daha iyisi
- z. daha da iyisi
|
|
| 19 |
| still waters | i.durgun sular | |
|
|
| 20 |
| still another | e.bir tane daha | |
|
|
| 21 |
| a still wine | i.köpüksüz bir şarap | |
|
|
| 22 |
| still in bed | e.hala yatakta | |
|
|
| 23 |
| to lie still | f.kımıldamadan yatmakf.hareketsiz yatmakf.kımıldamadan uzanmakf.hareketsiz uzanmak | - f. kımıldamadan yatmak
- f. hareketsiz yatmak
- f. kımıldamadan uzanmak
- f. hareketsiz uzanmak
|
|
| 24 |
| to sit still | f.sakin oturmakf.sessiz oturmakf.uslu oturmakf.uslu durmak | - f. sakin oturmak
- f. sessiz oturmak
- f. uslu oturmak
- f. uslu durmak
|
|
| 25 |
| is still sore | b.hala ağrıyor | |
|
|
| 26 |
| still in here | e.hala burada | |
|
|
| 27 |
| to hold still | f.kıpırdamadan durmakf.sabit durmakf.hareketsiz durmakf.hareket etmeden durmakf.sabit tutmakf.kıpırdatmadan tutmak | - f. kıpırdamadan durmak
- f. sabit durmak
- f. hareketsiz durmak
- f. hareket etmeden durmak
- f. sabit tutmak
- f. kıpırdatmadan tutmak
|
|
| 28 |
| to keep still | f.sessiz durmak | |
|
|
| 29 |
| to stay still | f.hareketsiz durmakf.sabit durmakf.kıpırdamadan durmak | - f. hareketsiz durmak
- f. sabit durmak
- f. kıpırdamadan durmak
|
|
| 30 |
| are still sore | b.hala ağrıyor | |
|
|
| 31 |
| still in there | e.hala orada | |
|
|
| 32 |
| to stand still | f.kımıldamadan durmakf.hareketsiz durmakf.hareket etmeden durmakf.kımıldamamak | - f. kımıldamadan durmak
- f. hareketsiz durmak
- f. hareket etmeden durmak
- f. kımıldamamak
|
|
| 33 |
| you still owe me | b.bana hala borcun varb.bana hala borçlusun | - b. bana hala borcun var
- b. bana hala borçlusun
|
|
| 34 |
| I still don't get | b.hala anlamıyorumb.hala anlamadım | - b. hala anlamıyorum
- b. hala anlamadım
|
|
| 35 |
| if it still works | b.hala çalışıyorsa | |
|
|
| 36 |
| I'd still love you | b.seni yine severdim | |
|
|
| 37 |
| still on the table | e.hala masadae.(teklif vb.) hala geçerli | - e. hala masada
- e. (teklif vb. ) hala geçerli
|
|
| 38 |
| He'd still be alive | b.hala hayatta olurdub.hala yaşıyor olurdu | - b. hala hayatta olurdu
- b. hala yaşıyor olurdu
|
|
| 39 |
| I still gain weight | b.hala kilo alıyorumb.yine de kilo alıyorumb.hala şişmanlıyorumb.yine de şişmanlıyorum | - b. hala kilo alıyorum
- b. yine de kilo alıyorum
- b. hala şişmanlıyorum
- b. yine de şişmanlıyorum
|
|
| 40 |
| if he's still alive | b.hala yaşıyorsab.hala sağsab.hala hayattaysa | - b. hala yaşıyorsa
- b. hala sağsa
- b. hala hayattaysa
|
|
| 41 |
| She'd still be alive | b.hala hayatta olurdub.hala yaşıyor olurdu | - b. hala hayatta olurdu
- b. hala yaşıyor olurdu
|
|
| 42 |
| if she's still alive | b.hala yaşıyorsab.hala sağsab.hala hayattaysa | - b. hala yaşıyorsa
- b. hala sağsa
- b. hala hayattaysa
|
|
| 43 |
| for still being alive | e.hala hayatta olmaktan dolayıe.hala sağ olmaktan dolayıe.hala yaşıyor olmaktan dolayı | - e. hala hayatta olmaktan dolayı
- e. hala sağ olmaktan dolayı
- e. hala yaşıyor olmaktan dolayı
|
|
| 44 |
| while I'm still young | b.(ben) hala gençken | |
|
|
| 45 |
| if you're still hungry | b.hala açsanb.hala karnın açsab.hala açsanızb.hala karnınız açsa | - b. hala açsan
- b. hala karnın açsa
- b. hala açsanız
- b. hala karnınız açsa
|
|
| 46 |
| while it's still fresh | b.hala tazeyken | |
|
|
| 47 |
| while we're still young | b.(biz) hala gençken | |
|
|
| 48 |
| while it's still raining | b.hala yağmur yağıyorken | - b. hala yağmur yağıyorken
|
|
| 49 |
| while there's still time | b.hala zaman varkenb.hala vakit varken | - b. hala zaman varken
- b. hala vakit varken
|
|
| 50 |
| if you're still interested | b.hala ilgileniyorsanb.hala ilgileniyorsanız | - b. hala ilgileniyorsan
- b. hala ilgileniyorsanız
|
|
| 51 |
| if you still have it | b.hala sendeyseb.o hala sendeyse | - b. hala sendeyse
- b. o hala sendeyse
|
|
| 52 |
| I still put on weight | b.hala kilo alıyorumb.yine de kilo alıyorumb.hala şişmanlıyorumb.yine de şişmanlıyorum | - b. hala kilo alıyorum
- b. yine de kilo alıyorum
- b. hala şişmanlıyorum
- b. yine de şişmanlıyorum
|
|
| 53 |
| I would still love you | b.seni yine severdim | |
|
|
| 54 |
| the still of the night | i.gecenin sessizliği | |
|
|
| 55 |
| Would you still love me | b.beni hala sever miydinb.beni yine sever miydin | - b. beni hala sever miydin
- b. beni yine sever miydin
|
|
| 56 |
| because I still love you | b.çünkü seni hala seviyorumb.seni hala sevdiğim için | - b. çünkü seni hala seviyorum
- b. seni hala sevdiğim için
|
|
| 57 |
| while he was still alive | b.o hala sağkenb.o hala yaşıyorkenb.o hala hayattayken | - b. o hala sağken
- b. o hala yaşıyorken
- b. o hala hayattayken
|
|
| 58 |
| while we still have time | b.hala zamanımız varkenb.hala vaktimiz varken | - b. hala zamanımız varken
- b. hala vaktimiz varken
|
|
| 59 |
| if the offer still stands | b.teklif hala geçerliyse | - b. teklif hala geçerliyse
|
|
| 60 |
| if the offer's still good | b.teklif hala geçerliyse | - b. teklif hala geçerliyse
|
|
| 61 |
| while she was still alive | b.o hala sağkenb.o hala yaşıyorkenb.o hala hayattayken | - b. o hala sağken
- b. o hala yaşıyorken
- b. o hala hayattayken
|
|
| 62 |
| if the invite still stands | b.davet hala geçerliyse | |
|
|
| 63 |
| if we're both still single | b.ikimiz hala bekar olursak | - b. ikimiz hala bekar olursak
|
|
| 64 |
| There's still a lot of .... | b.hala çok ..... varb.hala pek çok ..... varb.hala bir sürü ..... varb.hala sürüyle ..... var | - b. hala çok . . . . . var
- b. hala pek çok . . . . . var
- b. hala bir sürü . . . . . var
- b. hala sürüyle . . . . . var
|
|
| 65 |
| because you're still a child | b.hala çocuk olduğun içinb.çünkü sen hala bir çocuksun | - b. hala çocuk olduğun için
- b. çünkü sen hala bir çocuksun
|
|
| 66 |
| while there's still a chance | b.hala fırsat varken | |
|
|
| 67 |
| if you still don't understand | b.hala anlamıyorsanb.hala anlayamıyorsanb.eğer hala anlamıyorsanb.eğer hala anlayamıyorsanb.eğer hala anlamıyorsanızb.eğer hala anlayamıyorsanız | - b. hala anlamıyorsan
- b. hala anlayamıyorsan
- b. eğer hala anlamıyorsan
- b. eğer hala anlayamıyorsan
- b. eğer hala anlamıyorsanız
- b. eğer hala anlayamıyorsanız
|
|
| 68 |
| There's still no sign of ..... | b.-den hala bir iz yokb.-den hala bir haber yok | - b. -den hala bir iz yok
- b. -den hala bir haber yok
|
|
| 69 |
| for a still unspecified reason | b.hala belirlenemeyen bir nedenden dolayıb.hala belirlenemeyen bir sebepten dolayı | - b. hala belirlenemeyen bir nedenden dolayı
- b. hala belirlenemeyen bir sebepten dolayı
|
|
| 70 |
| while it's still light outside | b.dışarısı hala aydınlıkken | - b. dışarısı hala aydınlıkken
|
|
| 71 |
| if there's still a relationship | b.hala bir ilişki varsab.ortada hala bir ilişki varsa | - b. hala bir ilişki varsa
- b. ortada hala bir ilişki varsa
|
|
| 72 |
| if your invitation still stands | b.davetin hala geçerliyse | - b. davetin hala geçerliyse
|
|
| 73 |
| if I still got a job | b.hala bir işim varsab.hala bir işim olsaydı | - b. hala bir işim varsa
- b. hala bir işim olsaydı
|
|
| 74 |
| in the still of the night | e.gecenin sessizliğinde | |
|
|
| 75 |
| if you still feel this way | b.hala böyle hissediyorsanb.hala böyle düşünüyorsan | - b. hala böyle hissediyorsan
- b. hala böyle düşünüyorsan
|
|
| 76 |
| while the sun is still out | b.güneş hala varken | |
|
|
| 77 |
| while the sun is still high | b.güneş hala tepedeyken | |
|
|
| 78 |
| of course I'd still love you | b.elbette seni yine severdimb.tabi ki seni yine severdim | - b. elbette seni yine severdim
- b. tabi ki seni yine severdim
|
|
| 79 |
| while the water is still hot | b.su hala sıcakken | |
|
|
| 80 |
| while the sun is still bright | b.güneş hala parlakken | |
|
|
| 81 |
| while the water is still warm | b.su hala sıcakken | |
|
|
| 82 |
| while you still have a chance | b.hala bir şansın varkenb.hala bir fırsatın varken | - b. hala bir şansın varken
- b. hala bir fırsatın varken
|
|
| 83 |
| while the sun is still shining | b.güneş hala parlıyorken | - b. güneş hala parlıyorken
|
|
| 84 |
| if your father were still alive | b.baban hala yaşasaydı | |
|
|
| 85 |
| if your mother were still alive | b.annen hala yaşasaydı | |
|
|
| 86 |
| while I'm still young enough to | b.-cek kadar gençkenb.-cak kadar gençken | - b. -cek kadar gençken
- b. -cak kadar gençken
|
|
| 87 |
| if there is still a relationship | b.hala bir ilişki varsab.ortada hala bir ilişki varsa | - b. hala bir ilişki varsa
- b. ortada hala bir ilişki varsa
|
|
| 88 |
| if he's still out there somewhere | b.hala orada bir yerlerdeyse | - b. hala orada bir yerlerdeyse
|
|
| 89 |
| if she's still out there somewhere | b.hala orada bir yerlerdeyse | - b. hala orada bir yerlerdeyse
|
|
| 90 |
| in case there's someone still alive | b.hala yaşayan birinin olması ihtimaline karşı | - b. hala yaşayan birinin olması ihtimaline karşı
|
|
| 91 |
| the only reason I am still alive | b.hala hayatta olmamın tek sebebib.hala yaşıyor olmamın tek sebebi | - b. hala hayatta olmamın tek sebebi
- b. hala yaşıyor olmamın tek sebebi
|
|
| 92 |
| if it still means anything to you | b.hala senin için bir anlamı varsab.hala sizin için bir anlamı varsa | - b. hala senin için bir anlamı varsa
- b. hala sizin için bir anlamı varsa
|
|
| 93 |
| if the offer's still on the table | b.teklif hala geçerliyse | - b. teklif hala geçerliyse
|
|
| 94 |
| the only reason you are still alive | b.hala hayatta olmanın tek sebebib.hala yaşıyor olmanın tek sebebi | - b. hala hayatta olmanın tek sebebi
- b. hala yaşıyor olmanın tek sebebi
|
|
| 95 |
| for some reason we still can't understand | b.hala anlayamadığımız bir nedenden dolayı | - b. hala anlayamadığımız bir nedenden dolayı
|
|
| 96 |
| although divers are still searching the area | b.dalgıçların bölgeyi hala aramasına rağmen | - b. dalgıçların bölgeyi hala aramasına rağmen
|
|
| 97 |
| if it's still here when we get back | b.döndüğümüzde hala buradaysa | - b. döndüğümüzde hala buradaysa
|
|
| 98 |
| I still have a lot of concerns about .... | b.hakkında hala çok endişem varb.ile ilgili hala çok endişem varb.ile ilgili hala bir sürü endişem varb.ile ilgili hala bir sürü kaygım var | - b. hakkında hala çok endişem var
- b. ile ilgili hala çok endişem var
- b. ile ilgili hala bir sürü endişem var
- b. ile ilgili hala bir sürü kaygım var
|
|
| 99 |
| I'm still trying to wrap my head around .... | b.hala anlamaya çalışıyorum | - b. hala anlamaya çalışıyorum
|
|
|