| 1 |
| spring | f.sıçraf.fırlaf.yay gibi fırlaf.birden belirf.birden görünf.aniden çıkıp gelf.birden ortaya çık | - f. sıçra
- f. fırla
- f. yay gibi fırla
- f. birden belir
- f. birden görün
- f. aniden çıkıp gel
- f. birden ortaya çık
|
|
| 2 |
| spring | i.bahari.ilkbahari.yayi.zembereki.kaynaki.pınari.membai.fırlamai.sıçramai.sıçrayışi.esnekliki.elastikiyet | - i. bahar
- i. ilkbahar
- i. yay
- i. zemberek
- i. kaynak
- i. pınar
- i. memba
- i. fırlama
- i. sıçrama
- i. sıçrayış
- i. esneklik
- i. elastikiyet
|
|
| 3 |
| spring up | f.havaya fırlaf.havaya sıçraf.birdenbire ortaya çıkf.birdenbire oluşf.birdenbire görünf.birdenbire belirf.türef.çimlenf.baş göster | - f. havaya fırla
- f. havaya sıçra
- f. birdenbire ortaya çık
- f. birdenbire oluş
- f. birdenbire görün
- f. birdenbire belir
- f. türe
- f. çimlen
- f. baş göster
|
|
| 4 |
| spring open | f.birden açf.birden açıl | - f. birden aç
- f. birden açıl
|
|
| 5 |
| spring shut | f.birden kapaf.birden kapatf.birden kapan | - f. birden kapa
- f. birden kapat
- f. birden kapan
|
|
| 6 |
| spring clean | f.bahar temizliği yapf.çok detaylı temizlik yap | - f. bahar temizliği yap
- f. çok detaylı temizlik yap
|
|
| 7 |
| spring clean | i.bahar temizliği | |
|
|
| 8 |
|
| 9 |
|
| 10 |
| to spring | f.sıçramakf.fırlamakf.yay gibi fırlamakf.birden belirmekf.birden görünmekf.aniden çıkıp gelmekf.birden ortaya çıkmak | - f. sıçramak
- f. fırlamak
- f. yay gibi fırlamak
- f. birden belirmek
- f. birden görünmek
- f. aniden çıkıp gelmek
- f. birden ortaya çıkmak
|
|
| 11 |
|
| 12 |
|
| 13 |
| spring tide | i.büyük gelgit | |
|
|
| 14 |
| till spring | b.bahara kadar | |
|
|
| 15 |
| spring break | i.bahar tatili | |
|
|
| 16 |
| spring fever | i.bahar yorgunluğui.kıpır kıpır olmai.yerinde duramama | - i. bahar yorgunluğu
- i. kıpır kıpır olma
- i. yerinde duramama
|
|
| 17 |
| spring onion | i.yeşil soğani.taze soğan | - i. yeşil soğan
- i. taze soğan
|
|
| 18 |
| spring rains | i.bahar yağmurları | |
|
|
| 19 |
| spring water | i.memba suyui.pınar suyu | - i. memba suyu
- i. pınar suyu
|
|
| 20 |
| spring bearing | i.yaylı yatak | |
|
|
| 21 |
| spring chicken | i.genç insani.piliç | |
|
|
| 22 |
| spring weather | i.bahar havası | |
|
|
| 23 |
|
| 24 |
| spring cleaning | i.bahar temizliği | |
|
|
| 25 |
| spring mattress | i.yaylı yatak | |
|
|
| 26 |
| spring a leak | f.su sızdırmaya başlaf.akmaya başla | - f. su sızdırmaya başla
- f. akmaya başla
|
|
| 27 |
| spring a trap | f.kandırf.aldatf.üçkağıda getirf.tuzağa düşür | - f. kandır
- f. aldat
- f. üçkağıda getir
- f. tuzağa düşür
|
|
| 28 |
| spring to life | f.birden canlanf.birden hareketlen | - f. birden canlan
- f. birden hareketlen
|
|
| 29 |
| spring into life | f.birden canlanf.birden hareketlen | - f. birden canlan
- f. birden hareketlen
|
|
| 30 |
| spring into action | f.birden harekete geçf.hemen harekete geç | - f. birden harekete geç
- f. hemen harekete geç
|
|
| 31 |
| a spring day | i.bir ilkbahar günü | |
|
|
| 32 |
| to spring up | f.havaya fırlamakf.havaya sıçramakf.birdenbire ortaya çıkmakf.birdenbire oluşmakf.birdenbire görünmekf.birdenbire belirmekf.türemekf.çimlenmekf.baş göstermek | - f. havaya fırlamak
- f. havaya sıçramak
- f. birdenbire ortaya çıkmak
- f. birdenbire oluşmak
- f. birdenbire görünmek
- f. birdenbire belirmek
- f. türemek
- f. çimlenmek
- f. baş göstermek
|
|
| 33 |
| in the spring | z.bahardaz.baharaz.ilk baharda | - z. baharda
- z. bahara
- z. ilk baharda
|
|
| 34 |
| a spring night | i.bir bahar gecesii.bir ilkbahar gecesi | - i. bir bahar gecesi
- i. bir ilkbahar gecesi
|
|
| 35 |
| to spring open | f.birden açmakf.birden açılmak | - f. birden açmak
- f. birden açılmak
|
|
| 36 |
| to spring shut | f.birden kapamakf.birden kapatmakf.birden kapanmak | - f. birden kapamak
- f. birden kapatmak
- f. birden kapanmak
|
|
| 37 |
| to spring clean | f.bahar temizliği yapf.çok detaylı temizlik yapmak | - f. bahar temizliği yap
- f. çok detaylı temizlik yapmak
|
|
| 38 |
| a spring evening | i.bir bahar akşamıi.bir ilkbahar akşamı | - i. bir bahar akşamı
- i. bir ilkbahar akşamı
|
|
| 39 |
| when spring comes | b.bahar geldiğinde | |
|
|
| 40 |
| until spring comes | b.bahar gelene kadar | |
|
|
| 41 |
| harbinger of spring | i.baharın habercisii.baharın müjdecisii.baharın yaklaştığının işareti | - i. baharın habercisi
- i. baharın müjdecisi
- i. baharın yaklaştığının işareti
|
|
| 42 |
| spring at the chance | f.fırsatın üzerine atlaf.fırsata balıklama atla | - f. fırsatın üzerine atla
- f. fırsata balıklama atla
|
|
| 43 |
| on a spring day | e.bir ilkbahar gününde | |
|
|
| 44 |
| in the spring of | z.-in baharındaz.yılının baharında | - z. -in baharında
- z. yılının baharında
|
|
| 45 |
| to spring a leak | f.su sızdırmaya başlamakf.akmaya başlamak | - f. su sızdırmaya başlamak
- f. akmaya başlamak
|
|
| 46 |
| to spring a trap | f.kandırmakf.aldatmakf.üçkağıda getirmekf.tuzağa düşürmek | - f. kandırmak
- f. aldatmak
- f. üçkağıda getirmek
- f. tuzağa düşürmek
|
|
| 47 |
| on a spring night | e.bir bahar gecesindee.bir ilkbahar gecesinde | - e. bir bahar gecesinde
- e. bir ilkbahar gecesinde
|
|
| 48 |
| to spring to life | f.birden canlanmakf.birden hareketlenmek | - f. birden canlanmak
- f. birden hareketlenmek
|
|
| 49 |
| a warm spring night | i.ılık bir bahar gecesie.ılık bir ilkbahar gecesi | - i. ılık bir bahar gecesi
- e. ılık bir ilkbahar gecesi
|
|
| 50 |
| on a spring evening | e.bir bahar akşamındae.bir ilkbahar akşamında | - e. bir bahar akşamında
- e. bir ilkbahar akşamında
|
|
| 51 |
| to spring into life | f.birden canlanmakf.birden hareketlenmek | - f. birden canlanmak
- f. birden hareketlenmek
|
|
| 52 |
| in the spring months | z.bahar aylarındaz.ilkbahar aylarında | - z. bahar aylarında
- z. ilkbahar aylarında
|
|
| 53 |
| in vogue this spring | e.bu bahar rağbettee.bu bahar revaçta | - e. bu bahar rağbette
- e. bu bahar revaçta
|
|
| 54 |
| a warm spring evening | i.ılık bir bahar akşamıi.ılık bir ilkbahar akşamı | - i. ılık bir bahar akşamı
- i. ılık bir ilkbahar akşamı
|
|
| 55 |
| to spring into action | f.birden harekete geçmekf.hemen harekete geçmek | - f. birden harekete geçmek
- f. hemen harekete geçmek
|
|
| 56 |
| as harbinger of spring | e.baharın habercisi olarak | - e. baharın habercisi olarak
|
|
| 57 |
| the beginning of spring | i.baharın başlangıcı | |
|
|
| 58 |
| on a warm spring night | e.ılık bir bahar gecesindee.ılık bir ilkbahar gecesinde | - e. ılık bir bahar gecesinde
- e. ılık bir ilkbahar gecesinde
|
|
| 59 |
| to spring at the chance | f.fırsatın üzerine atlamakf.fırsata balıklama atlamak | - f. fırsatın üzerine atlamak
- f. fırsata balıklama atlamak
|
|
| 60 |
| a bottle of spring water | i.bir şişe kaynak suyu | |
|
|
| 61 |
| on a warm spring evening | e.ılık bir bahar akşamındae.ılık bir ilkbahar akşamında | - e. ılık bir bahar akşamında
- e. ılık bir ilkbahar akşamında
|
|
| 62 |
| the first sign of Spring | i.baharın ilk işareti | |
|
|
|