| 1 |
| skin | f.derisini yüzf.derisini soyf.(deri) sıyrılf.(deriyi) sıyırf.(kabuk, zar vb.) soyf.dolandırf.soy | - f. derisini yüz
- f. derisini soy
- f. (deri) sıyrıl
- f. (deriyi) sıyır
- f. (kabuk, zar vb. ) soy
- f. dolandır
- f. soy
|
|
| 2 |
| skin | i.derii.cilti.teni.kabuki.post | - i. deri
- i. cilt
- i. ten
- i. kabuk
- i. post
|
|
| 3 |
| to skin | f.derisini yüzmekf.derisini soymakf.(deri) sıyrılmakf.(deriyi) sıyırmakf.(kabuk, zar vb.) soymakf.dolandırmakf.soymak | - f. derisini yüzmek
- f. derisini soymak
- f. (deri) sıyrılmak
- f. (deriyi) sıyırmak
- f. (kabuk, zar vb. ) soymak
- f. dolandırmak
- f. soymak
|
|
| 4 |
|
| 5 |
| dark skin | i.koyu cilti.esmer cilti.koyu teni.esmer ten | - i. koyu cilt
- i. esmer cilt
- i. koyu ten
- i. esmer ten
|
|
| 6 |
|
| 7 |
|
| 8 |
|
| 9 |
|
| 10 |
| thin skin | i.ince derii.hassas mizaçi.alıngan yapı | - i. ince deri
- i. hassas mizaç
- i. alıngan yapı
|
|
| 11 |
| flaky skin | i.pul pul olan cilti.pul pul dökülen cilti.pul pul olan derii.pul pul dökülen deri | - i. pul pul olan cilt
- i. pul pul dökülen cilt
- i. pul pul olan deri
- i. pul pul dökülen deri
|
|
| 12 |
|
| 13 |
|
| 14 |
|
| 15 |
|
| 16 |
| skin flick | i.açık saçık filmi.pornografik film | - i. açık saçık film
- i. pornografik film
|
|
| 17 |
|
| 18 |
|
| 19 |
| thick skin | i.kalın derii.vurdumduymazlıki.çabuk kırılmamai.kolay gücenmemei.eleştirilere aldırmama yeteneğii.eleştirilere dayanma yeteneği | - i. kalın deri
- i. vurdumduymazlık
- i. çabuk kırılmama
- i. kolay gücenmeme
- i. eleştirilere aldırmama yeteneği
- i. eleştirilere dayanma yeteneği
|
|
| 20 |
| white skin | i.beyaz cilti.beyaz ten | - i. beyaz cilt
- i. beyaz ten
|
|
| 21 |
| animal skin | i.hayvan derisi | |
|
|
| 22 |
|
| 23 |
| eyelid skin | i.göz kapağı derisi | |
|
|
| 24 |
| potato skin | i.patates kabuğu | |
|
|
| 25 |
| skin cancer | i.cilt kanseri | |
|
|
| 26 |
| skin flicks | i.açık saçık filmleri.pornografik filmler | - i. açık saçık filmler
- i. pornografik filmler
|
|
| 27 |
| skin fungus | i.cilt mantarıi.deri mantarı | - i. cilt mantarı
- i. deri mantarı
|
|
| 28 |
| chapped skin | i.çatlamış cilti.çatlamış deri | - i. çatlamış cilt
- i. çatlamış deri
|
|
| 29 |
| crunchy skin | i.(tavuk vb. iyi pişmiş) gevrek derii.kıtır kıtır deri | - i. (tavuk vb. iyi pişmiş) gevrek deri
- i. kıtır kıtır deri
|
|
| 30 |
| skin blemish | i.cilt lekesi | |
|
|
| 31 |
| skin disease | i.cilt hastalığı | |
|
|
| 32 |
| skin peeling | i.cilt soyulmasıi.deri soyulması | - i. cilt soyulması
- i. deri soyulması
|
|
| 33 |
| skin disorder | i.deri rahatsızlığı | |
|
|
| 34 |
| skin problems | i.cilt sorunları | |
|
|
| 35 |
| skin scrubber | i.cilt temizleyici | |
|
|
| 36 |
| alligator skin | i.timsah derisi | |
|
|
| 37 |
| sensitive skin | i.hassas cilti.duyarlı cilt | - i. hassas cilt
- i. duyarlı cilt
|
|
| 38 |
| skin blemishes | i.cilt lekeleri | |
|
|
| 39 |
| skin irritation | i.cilt tahrişi | |
|
|
| 40 |
| skin laceration | i.derin cilt kesiği | |
|
|
| 41 |
| skin irritations | i.cilt tahrişleri | |
|
|
| 42 |
| skin lacerations | i.derin cilt kesikleri | |
|
|
| 43 |
| skin discoloration | i.cilt rengi değişikliği | - i. cilt rengi değişikliği
|
|
| 44 |
| skin imperfections | i.cilt kusurları | |
|
|
| 45 |
| get thick skin | f.kalın derili olf.derisi kalın olf.çabuk kırılmaf.kolay incinmef.eleştirilere dayanf.tenkitlere aldırma | - f. kalın derili ol
- f. derisi kalın ol
- f. çabuk kırılma
- f. kolay incinme
- f. eleştirilere dayan
- f. tenkitlere aldırma
|
|
| 46 |
| on the skin | e.deridee.derinin üzerinde | - e. deride
- e. derinin üzerinde
|
|
| 47 |
| on skin care | i.cilt bakımında | |
|
|
| 48 |
| skin and bone | e.incecike.bir deri bir kemike.çok sıskae.kemikleri sayılan | - e. incecik
- e. bir deri bir kemik
- e. çok sıska
- e. kemikleri sayılan
|
|
| 49 |
| skin and bones | e.incecike.bir deri bir kemike.çok sıskae.kemikleri sayılan | - e. incecik
- e. bir deri bir kemik
- e. çok sıska
- e. kemikleri sayılan
|
|
| 50 |
| under the skin | e.derinin altında | |
|
|
| 51 |
| dead animal's skin | i.ölü hayvan derisi | |
|
|
| 52 |
| skin care products | i.cilt bakım ürünleri | |
|
|
| 53 |
| risk my own skin | f.hayatımı tehlikeye atf.hayatımı riske et | - f. hayatımı tehlikeye at
- f. hayatımı riske et
|
|
| 54 |
| get under my skin | f.beni sinir etf.beni gıcık etf.beni uyuz etf.sinirime dokun | - f. beni sinir et
- f. beni gıcık et
- f. beni uyuz et
- f. sinirime dokun
|
|
| 55 |
| risk your own skin | f.hayatını tehlikeye atf.hayatını riske etf.hayatınızı tehlikeye atf.hayatınızı riske et | - f. hayatını tehlikeye at
- f. hayatını riske et
- f. hayatınızı tehlikeye at
- f. hayatınızı riske et
|
|
| 56 |
| wet to the skin | e.sırılsıklam ıslake.sırılsıklam ıslanmışe.iliklerine kadar ıslake.iliklerine kadar ıslanmış | - e. sırılsıklam ıslak
- e. sırılsıklam ıslanmış
- e. iliklerine kadar ıslak
- e. iliklerine kadar ıslanmış
|
|
| 57 |
| color of my skin | i.derimin rengi | |
|
|
| 58 |
| skin in the game | i.çıkari.hissei.pay | |
|
|
| 59 |
| to get thick skin | f.kalın derili olmakf.derisi kalın olmakf.çabuk kırılmamakf.kolay incinmemekf.eleştirilere dayanmakf.tenkitlere aldırmamak | - f. kalın derili olmak
- f. derisi kalın olmak
- f. çabuk kırılmamak
- f. kolay incinmemek
- f. eleştirilere dayanmak
- f. tenkitlere aldırmamak
|
|
| 60 |
| with a whole skin | e.zarar görmedene.sağ salime.yara almadane.burnu bile kanamadane.bir çizik bile olmadane.bir sıyrık bile almadan | - e. zarar görmeden
- e. sağ salim
- e. yara almadan
- e. burnu bile kanamadan
- e. bir çizik bile olmadan
- e. bir sıyrık bile almadan
|
|
| 61 |
| all skin and bones | e.incecike.bir deri bir kemike.çok sıskae.kemikleri sayılan | - e. incecik
- e. bir deri bir kemik
- e. çok sıska
- e. kemikleri sayılan
|
|
| 62 |
| soaked to the skin | e.sırılsıklam ıslake.sırılsıklam ıslanmışe.iliklerine kadar ıslake.iliklerine kadar ıslanmış | - e. sırılsıklam ıslak
- e. sırılsıklam ıslanmış
- e. iliklerine kadar ıslak
- e. iliklerine kadar ıslanmış
|
|
| 63 |
| from under the skin | e.derinin altından | |
|
|
| 64 |
| a rare skin disorder | i.nadir bir deri hastalığıi.nadir görülen bir deri hastalığıi.ender görülen bir deri hastalığıi.çok seyrek rastlanan bir deri hastalığı | - i. nadir bir deri hastalığı
- i. nadir görülen bir deri hastalığı
- i. ender görülen bir deri hastalığı
- i. çok seyrek rastlanan bir deri hastalığı
|
|
| 65 |
| drenched to the skin | e.sırılsıklam ıslake.sırılsıklam ıslanmışe.iliklerine kadar ıslake.iliklerine kadar ıslanmış | - e. sırılsıklam ıslak
- e. sırılsıklam ıslanmış
- e. iliklerine kadar ıslak
- e. iliklerine kadar ıslanmış
|
|
| 66 |
| skin discoloration on legs | i.bacaklarda cilt rengi değişikliği | - i. bacaklarda cilt rengi değişikliği
|
|
| 67 |
| be soaked to the skin | f.sırılsıklam olf.iliklerine kadar ıslan | - f. sırılsıklam ol
- f. iliklerine kadar ıslan
|
|
| 68 |
| to risk my own skin | f.hayatımı tehlikeye atmakf.hayatımı riske etmek | - f. hayatımı tehlikeye atmak
- f. hayatımı riske etmek
|
|
| 69 |
| to get under my skin | f.beni sinir etmekf.beni gıcık etmekf.beni uyuz etmekf.sinirime dokunmak | - f. beni sinir etmek
- f. beni gıcık etmek
- f. beni uyuz etmek
- f. sinirime dokunmak
|
|
| 70 |
| to risk your own skin | f.hayatını tehlikeye atmakf.hayatını riske etmekf.hayatınızı tehlikeye atmakf.hayatınızı riske etmek | - f. hayatını tehlikeye atmak
- f. hayatını riske etmek
- f. hayatınızı tehlikeye atmak
- f. hayatınızı riske etmek
|
|
| 71 |
| by the skin of my teeth | e.ucu ucunae.kıl payıe.az bir farklae.güç belae.zorlukla | - e. ucu ucuna
- e. kıl payı
- e. az bir farkla
- e. güç bela
- e. zorlukla
|
|
| 72 |
| by the skin of our teeth | e.ucu ucunae.kıl payıe.az bir farklae.güç belae.zorlukla | - e. ucu ucuna
- e. kıl payı
- e. az bir farkla
- e. güç bela
- e. zorlukla
|
|
| 73 |
| to be soaked to the skin | f.sırılsıklam olmakf.iliklerine kadar ıslanmak | - f. sırılsıklam olmak
- f. iliklerine kadar ıslanmak
|
|
| 74 |
| by the skin of your teeth | e.ucu ucunae.kıl payıe.az bir farklae.güç belae.zorlukla | - e. ucu ucuna
- e. kıl payı
- e. az bir farkla
- e. güç bela
- e. zorlukla
|
|
| 75 |
| she jumped out of her skin | b.çok korktub.ödü patladıb.korkudan ödü patladıb.çok korkmuştub.ödü patlamıştıb.korkudan ödü patlamıştı | - b. çok korktu
- b. ödü patladı
- b. korkudan ödü patladı
- b. çok korkmuştu
- b. ödü patlamıştı
- b. korkudan ödü patlamıştı
|
|
| 76 |
| the increased rates of skin cancer | i.artmış cilt kanseri oranlarıi.artan cilt kanseri oranlarıi.cilt kanseri oranlarındaki artış | - i. artmış cilt kanseri oranları
- i. artan cilt kanseri oranları
- i. cilt kanseri oranlarındaki artış
|
|
| 77 |
| I just jumped out of my skin | b.çok korktumb.ödüm patladıb.çok korkmuştumb.ödüm patlamıştı | - b. çok korktum
- b. ödüm patladı
- b. çok korkmuştum
- b. ödüm patlamıştı
|
|
| 78 |
| I almost jumped out of my skin | b.çok korktumb.çok korkmuştumb.neredeyse ödüm patlıyordu | - b. çok korktum
- b. çok korkmuştum
- b. neredeyse ödüm patlıyordu
|
|
|