| 1 |
| shoot | f.ateş etf.vurf.kurşunlaf.silah atf.kurşun sıkf.fırlatf.atf.atış yapf.şut çekf.şut atf.filme alf.çekf.çekim yapf.iğne yapf.aşı yapf.yıldırım gibi geçf.ok gibi fırlaf.fışkırf.filizlenf.sürgün verf.sancıf.zonkla | - f. ateş et
- f. vur
- f. kurşunla
- f. silah at
- f. kurşun sık
- f. fırlat
- f. at
- f. atış yap
- f. şut çek
- f. şut at
- f. filme al
- f. çek
- f. çekim yap
- f. iğne yap
- f. aşı yap
- f. yıldırım gibi geç
- f. ok gibi fırla
- f. fışkır
- f. filizlen
- f. sürgün ver
- f. sancı
- f. zonkla
|
|
| 2 |
| shoot | i.atışi.sürgüni.filizi.film çekimii.fotoğraf çekimii.av partisid.devam etd.konuşmaya başlad.haydi anlat | - i. atış
- i. sürgün
- i. filiz
- i. film çekimi
- i. fotoğraf çekimi
- i. av partisi
- d. devam et
- d. konuşmaya başla
- d. haydi anlat
|
|
| 3 |
| be shoot | f.(film, resim) çekilf.filme alınf.vurulf.ateş edilf.kurşunlanf.şut atılf.şut çekilf.iğne vurul | - f. (film, resim) çekil
- f. filme alın
- f. vurul
- f. ateş edil
- f. kurşunlan
- f. şut atıl
- f. şut çekil
- f. iğne vurul
|
|
| 4 |
| shoot up | f.hızla büyüf.hızla yükself.hızla boy atf.hızla uzaf.(korkutmak için) rastgele ateş etf.(damara) uyuşturucu şırınga et | - f. hızla büyü
- f. hızla yüksel
- f. hızla boy at
- f. hızla uza
- f. (korkutmak için) rastgele ateş et
- f. (damara) uyuşturucu şırınga et
|
|
| 5 |
| shoot off | f.(bir yeri) hızla terk etf.(bir yeri) çabucak terk etf.(bir yeri) aceleyle terk etf.fırla | - f. (bir yeri) hızla terk et
- f. (bir yeri) çabucak terk et
- f. (bir yeri) aceleyle terk et
- f. fırla
|
|
| 6 |
| shoot down | f.(silah vb. ile) vurup düşür | - f. (silah vb. ile) vurup düşür
|
|
| 7 |
|
| 8 |
| shoot hoops | f.basketbol oynaf.çembere basket topu at | - f. basketbol oyna
- f. çembere basket topu at
|
|
| 9 |
| shoot arrows | f.ok atf.oklar atf.oklar fırlat | - f. ok at
- f. oklar at
- f. oklar fırlat
|
|
| 10 |
| shoot anybody | f.birini vur | |
|
|
| 11 |
| shoot baskets | f.basketbol oynaf.çembere basket topu at | - f. basketbol oyna
- f. çembere basket topu at
|
|
| 12 |
| shoot himself | f.kendisini vur | |
|
|
| 13 |
| shoot marbles | f.bilye oynaf.misket oyna | - f. bilye oyna
- f. misket oyna
|
|
| 14 |
| shoot someone | f.birini vurf.birine ateş etf.birini filme al | - f. birini vur
- f. birine ateş et
- f. birini filme al
|
|
| 15 |
| shoot straight | f.dürüst konuşf.dürüst iş yapf.düzgün ateş et | - f. dürüst konuş
- f. dürüst iş yap
- f. düzgün ateş et
|
|
| 16 |
| to shoot | f.ateş etmekf.vurmakf.kurşunlamakf.silah atmakf.kurşun sıkmakf.fırlatmakf.atmakf.atış yapmakf.şut çekmekf.şut atmakf.filme almakf.çekmekf.çekim yapmakf.iğne yapmakf.aşı yapmakf.yıldırım gibi geçmekf.ok gibi fırlamakf.fışkırmakf.filizlenmekf.sürgün vermekf.sancımakf.zonklamak | - f. ateş etmek
- f. vurmak
- f. kurşunlamak
- f. silah atmak
- f. kurşun sıkmak
- f. fırlatmak
- f. atmak
- f. atış yapmak
- f. şut çekmek
- f. şut atmak
- f. filme almak
- f. çekmek
- f. çekim yapmak
- f. iğne yapmak
- f. aşı yapmak
- f. yıldırım gibi geçmek
- f. ok gibi fırlamak
- f. fışkırmak
- f. filizlenmek
- f. sürgün vermek
- f. sancımak
- f. zonklamak
|
|
| 17 |
|
| 18 |
| photo shoot | i.fotoğraf çekimi | |
|
|
| 19 |
| video shoot | i.video çekimi | |
|
|
| 20 |
| wedding shoot | i.düğün çekimi | |
|
|
| 21 |
| shoot a line | f.atıp tutf.yüksekten at | - f. atıp tut
- f. yüksekten at
|
|
| 22 |
| shoot to kill | f.öldürmek için ateş et | |
|
|
| 23 |
| shoot an arrow | f.bir ok atf.bir ok fırlatf.ok atf.ok fırlat | - f. bir ok at
- f. bir ok fırlat
- f. ok at
- f. ok fırlat
|
|
| 24 |
| shoot on sight | f.görüldüğü yerde vur | |
|
|
| 25 |
| shoot the bull | f.boş boş konuşf.boş konuşf.geyik muhabbeti yapf.havadan sudan konuşf.lafla | - f. boş boş konuş
- f. boş konuş
- f. geyik muhabbeti yap
- f. havadan sudan konuş
- f. lafla
|
|
| 26 |
| shoot the dice | f.zarı atf.zarları at | |
|
|
| 27 |
| shoot the shit | f.zırvalaf.saçma sapan konuşf.palavra sıkf.palavra at | - f. zırvala
- f. saçma sapan konuş
- f. palavra sık
- f. palavra at
|
|
| 28 |
| shoot to death | f.vurarak öldür | |
|
|
| 29 |
| shoot the works | f.(para, sermaye vb.) her şeyini tehlikeye atf.her şeyini ortaya koyf.bütün gücünü ortaya koy | - f. (para, sermaye vb. ) her şeyini tehlikeye at
- f. her şeyini ortaya koy
- f. bütün gücünü ortaya koy
|
|
| 30 |
| shoot the breeze | f.boş boş konuşf.boş konuşf.geyik muhabbeti yapf.havadan sudan konuşf.lafla | - f. boş boş konuş
- f. boş konuş
- f. geyik muhabbeti yap
- f. havadan sudan konuş
- f. lafla
|
|
| 31 |
| shoot a documentary | f.bir belgesel çek | |
|
|
| 32 |
| to be shoot | f.(film, resim) çekilmekf.filme alınmakf.vurulmakf.ateş edilmekf.kurşunlanmakf.şut atılmakf.şut çekilmekf.iğne vurulmak | - f. (film, resim) çekilmek
- f. filme alınmak
- f. vurulmak
- f. ateş edilmek
- f. kurşunlanmak
- f. şut atılmak
- f. şut çekilmek
- f. iğne vurulmak
|
|
| 33 |
| to shoot up | f.hızla büyümekf.hızla yükselmekf.hızla boy atmakf.hızla uzamakf.(korkutmak için) rastgele ateş etmekf.(damara) uyuşturucu şırınga etmek | - f. hızla büyümek
- f. hızla yükselmek
- f. hızla boy atmak
- f. hızla uzamak
- f. (korkutmak için) rastgele ateş etmek
- f. (damara) uyuşturucu şırınga etmek
|
|
| 34 |
| to shoot off | f.(bir yeri) hızla terk etmekf.(bir yeri) çabucak terk etmekf.(bir yeri) aceleyle terk etmekf.fırlamak | - f. (bir yeri) hızla terk etmek
- f. (bir yeri) çabucak terk etmek
- f. (bir yeri) aceleyle terk etmek
- f. fırlamak
|
|
| 35 |
| a movie shoot | i.bir film çekimi | |
|
|
| 36 |
| a photo shoot | i.bir fotoğraf çekimi | |
|
|
| 37 |
| to shoot down | f.(silah vb. ile) vurup düşürmek | - f. (silah vb. ile) vurup düşürmek
|
|
| 38 |
| to shoot pool | f.bilardo oynamak | |
|
|
| 39 |
| to shoot hoops | f.basketbol oynamakf.çembere basket topu atmak | - f. basketbol oynamak
- f. çembere basket topu atmak
|
|
| 40 |
| to shoot arrows | f.ok atmakf.oklar atmakf.oklar fırlatmak | - f. ok atmak
- f. oklar atmak
- f. oklar fırlatmak
|
|
| 41 |
| to shoot anybody | b.birini vurmak | |
|
|
| 42 |
| to shoot baskets | f.basketbol oynamakf.çembere basket topu atmak | - f. basketbol oynamak
- f. çembere basket topu atmak
|
|
| 43 |
| to shoot himself | f.kendisini vurmak | |
|
|
| 44 |
| to shoot marbles | f.bilye oynamakf.misket oynamak | - f. bilye oynamak
- f. misket oynamak
|
|
| 45 |
| to shoot someone | f.birini vurmakf.birine ateş etmekf.birini filme almak | - f. birini vurmak
- f. birine ateş etmek
- f. birini filme almak
|
|
| 46 |
| to shoot straight | f.dürüst konuşmakf.dürüst iş yapmakf.düzgün ateş etmek | - f. dürüst konuşmak
- f. dürüst iş yapmak
- f. düzgün ateş etmek
|
|
| 47 |
| shoot in the air | f.havaya ateş etf.havaya ateş aç | - f. havaya ateş et
- f. havaya ateş aç
|
|
| 48 |
| shoot at the goal | f.kaleye şut çekf.kaleye şut at | - f. kaleye şut çek
- f. kaleye şut at
|
|
| 49 |
| shoot from the hip | f.düşüncesizce konuşf.dikkatsizce konuşf.dan diye söyle | - f. düşüncesizce konuş
- f. dikkatsizce konuş
- f. dan diye söyle
|
|
| 50 |
| shoot him on sight | f.onu görüldüğü yerde vur | - f. onu görüldüğü yerde vur
|
|
| 51 |
| shoot the wrong man | f.yanlış adamı vur | |
|
|
| 52 |
| shoot you in the back | f.seni arkandan vurf.seni sırtından vurf.sizi arkanızdan vurf.sizi sırtınızdan vur | - f. seni arkandan vur
- f. seni sırtından vur
- f. sizi arkanızdan vur
- f. sizi sırtınızdan vur
|
|
| 53 |
| a shoot of pain | i.keskin bir acıi.şiddetli bir ağrı | - i. keskin bir acı
- i. şiddetli bir ağrı
|
|
| 54 |
| to shoot a line | f.atıp tutmakf.yüksekten atmak | - f. atıp tutmak
- f. yüksekten atmak
|
|
| 55 |
| to shoot to kill | f.öldürmek için ateş etmek | - f. öldürmek için ateş etmek
|
|
| 56 |
| to shoot an arrow | f.bir ok atmakf.bir ok fırlatmakf.ok atmakf.ok fırlatmak | - f. bir ok atmak
- f. bir ok fırlatmak
- f. ok atmak
- f. ok fırlatmak
|
|
| 57 |
| to shoot on sight | f.görüldüğü yerde vurmak | - f. görüldüğü yerde vurmak
|
|
| 58 |
| to shoot the bull | f.boş boş konuşmakf.boş konuşmakf.geyik muhabbeti yapmakf.havadan sudan konuşmakf.laflamak | - f. boş boş konuşmak
- f. boş konuşmak
- f. geyik muhabbeti yapmak
- f. havadan sudan konuşmak
- f. laflamak
|
|
| 59 |
| to shoot the dice | f.zarı atmakf.zarları atmak | - f. zarı atmak
- f. zarları atmak
|
|
| 60 |
| to shoot the shit | f.zırvalamakf.saçma sapan konuşmakf.palavra sıkmakf.palavra atmak | - f. zırvalamak
- f. saçma sapan konuşmak
- f. palavra sıkmak
- f. palavra atmak
|
|
| 61 |
| to shoot to death | f.vurarak öldürmek | |
|
|
| 62 |
| before I shoot you | b.seni vurmadanb.sizi vurmadan | - b. seni vurmadan
- b. sizi vurmadan
|
|
| 63 |
| to shoot the works | f.(para, sermaye vb.) her şeyini tehlikeye atmakf.her şeyini ortaya koymakf.bütün gücünü ortaya koymak | - f. (para, sermaye vb. ) her şeyini tehlikeye atmak
- f. her şeyini ortaya koymak
- f. bütün gücünü ortaya koymak
|
|
| 64 |
| to shoot the breeze | f.boş boş konuşmakf.boş konuşmakf.geyik muhabbeti yapmakf.havadan sudan konuşmakf.laflamak | - f. boş boş konuşmak
- f. boş konuşmak
- f. geyik muhabbeti yapmak
- f. havadan sudan konuşmak
- f. laflamak
|
|
| 65 |
| to shoot a documentary | f.bir belgesel çekmek | |
|
|
| 66 |
| shoot me in the back | f.beni arkamdan vurf.beni sırtımdan vur | - f. beni arkamdan vur
- f. beni sırtımdan vur
|
|
| 67 |
| if you shoot at me | b.bana ateş edersenb.bana ateş ederseniz | - b. bana ateş edersen
- b. bana ateş ederseniz
|
|
| 68 |
| if you shoot at us | b.bize ateş edersenb.bize ateş ederseniz | - b. bize ateş edersen
- b. bize ateş ederseniz
|
|
| 69 |
| to shoot in the air | f.havaya ateş etmekf.havaya ateş açmak | - f. havaya ateş etmek
- f. havaya ateş açmak
|
|
| 70 |
| if you have to shoot | b.ateş etmen gerekirseb.ateş etmek zorunda kalırsanb.ateş etmeniz gerekirseb.ateş etmek zorunda kalırsanız | - b. ateş etmen gerekirse
- b. ateş etmek zorunda kalırsan
- b. ateş etmeniz gerekirse
- b. ateş etmek zorunda kalırsanız
|
|
| 71 |
| to shoot at the goal | f.kaleye şut çekmekf.kaleye şut atmak | - f. kaleye şut çekmek
- f. kaleye şut atmak
|
|
| 72 |
| to shoot from the hip | f.düşüncesizce konuşmakf.dikkatsizce konuşmakf.dan diye söylemek | - f. düşüncesizce konuşmak
- f. dikkatsizce konuşmak
- f. dan diye söylemek
|
|
| 73 |
| to shoot him on sight | f.onu görüldüğü yerde vurmak | - f. onu görüldüğü yerde vurmak
|
|
| 74 |
| or I'm gonna shoot you | b.yoksa seni vuracağımb.yoksa sizi vuracağım | - b. yoksa seni vuracağım
- b. yoksa sizi vuracağım
|
|
| 75 |
| to shoot the wrong man | f.yanlış adamı vurmak | |
|
|
| 76 |
| to shoot me in the back | f.beni arkamdan vurmakf.beni sırtımdan vurmak | - f. beni arkamdan vurmak
- f. beni sırtımdan vurmak
|
|
| 77 |
| to shoot you in the back | f.seni arkandan vurmakf.seni sırtından vurmakf.sizi arkanızdan vurmakf.sizi sırtınızdan vurmak | - f. seni arkandan vurmak
- f. seni sırtından vurmak
- f. sizi arkanızdan vurmak
- f. sizi sırtınızdan vurmak
|
|
| 78 |
| if you want to shoot somebody | b.birini vurmak istiyorsanb.birini vurmak istiyorsanız | - b. birini vurmak istiyorsan
- b. birini vurmak istiyorsanız
|
|
|