| 1 |
| sense | f.hissetf.sezf.sezinlef.algılaf.idrak etf.anlaf.farkında olf.bilincinde ol | - f. hisset
- f. sez
- f. sezinle
- f. algıla
- f. idrak et
- f. anla
- f. farkında ol
- f. bilincinde ol
|
|
| 2 |
| sense | i.duyui.hisi.duygui.manai.anlami.algıi.idraki.anlayışi.muhakeme | - i. duyu
- i. his
- i. duygu
- i. mana
- i. anlam
- i. algı
- i. idrak
- i. anlayış
- i. muhakeme
|
|
| 3 |
| make sense | f.anlamlı olf.bir anlamı olf.anlam kazanf.anlamlı gelf.bir anlama gelf.akla uygun olf.mantıklı olf.mantıklı gelf.mantıklı konuşf.anlaşılf.anlaşılır olf.anlaşılır hale gelf.bir şey anla | - f. anlamlı ol
- f. bir anlamı ol
- f. anlam kazan
- f. anlamlı gel
- f. bir anlama gel
- f. akla uygun ol
- f. mantıklı ol
- f. mantıklı gel
- f. mantıklı konuş
- f. anlaşıl
- f. anlaşılır ol
- f. anlaşılır hale gel
- f. bir şey anla
|
|
| 4 |
| talk sense | f.mantıklı konuşf.makul konuşf.aklı başında konuş | - f. mantıklı konuş
- f. makul konuş
- f. aklı başında konuş
|
|
| 5 |
| speak sense | f.mantıklı konuşf.akıllı konuş | - f. mantıklı konuş
- f. akıllı konuş
|
|
| 6 |
| to sense | f.hissetmekf.sezmekf.sezinlemekf.algılamakf.idrak etmekf.anlamakf.farkında olmakf.bilincinde olmak | - f. hissetmek
- f. sezmek
- f. sezinlemek
- f. algılamak
- f. idrak etmek
- f. anlamak
- f. farkında olmak
- f. bilincinde olmak
|
|
| 7 |
| good sense | i.sağduyui.aklıselimi.akıllılık | - i. sağduyu
- i. aklıselim
- i. akıllılık
|
|
| 8 |
| horse sense | i.sağlam sağ duyu | |
|
|
| 9 |
| inner sense | i.iç duygui.saklı duygui.gizli duygu | - i. iç duygu
- i. saklı duygu
- i. gizli duygu
|
|
| 10 |
| moral sense | i.ahlak anlayışıi.ahlak duygusui.ahlaki duygu | - i. ahlak anlayışı
- i. ahlak duygusu
- i. ahlaki duygu
|
|
| 11 |
|
| 12 |
| common sense | i.sağduyui.aklıselimi.ortak akıl | - i. sağduyu
- i. aklıselim
- i. ortak akıl
|
|
| 13 |
| visual sense | i.görme duyusu | |
|
|
| 14 |
| fashion sense | i.moda anlayışı | |
|
|
| 15 |
| literal sense | i.asıl anlami.esas anlami.gerçek anlami.sözlük anlamı | - i. asıl anlam
- i. esas anlam
- i. gerçek anlam
- i. sözlük anlamı
|
|
| 16 |
| make sense of | f.-i anlaf.-den bir şey anlaf.-e bir mana verf.-e bir anlam verf.-den bir anlam çıkarf.-den bir mana çıkarf.anlamını sök | - f. -i anla
- f. -den bir şey anla
- f. -e bir mana ver
- f. -e bir anlam ver
- f. -den bir anlam çıkar
- f. -den bir mana çıkar
- f. anlamını sök
|
|
| 17 |
| make any sense | f.bir anlamı olf.herhangi bir anlamı ol | - f. bir anlamı ol
- f. herhangi bir anlamı ol
|
|
| 18 |
| make much sense | f.çok anlamlı olf.çok anlamlı gelf.çok mantıklı olf.çok mantıklı gelf.çok mantıklı konuş | - f. çok anlamlı ol
- f. çok anlamlı gel
- f. çok mantıklı ol
- f. çok mantıklı gel
- f. çok mantıklı konuş
|
|
| 19 |
| make any sense of | f.-e bir anlam ver | |
|
|
| 20 |
| exercise common sense | f.sağduyu kullanf.sağduyu gösterf.sağduyulu davranf.sağduyulu hareket et | - f. sağduyu kullan
- f. sağduyu göster
- f. sağduyulu davran
- f. sağduyulu hareket et
|
|
| 21 |
| in a sense | z.bir bakımaz.bir anlamdaz.bir manada | - z. bir bakıma
- z. bir anlamda
- z. bir manada
|
|
| 22 |
| in any sense | e.her anlamdae.her manada | - e. her anlamda
- e. her manada
|
|
| 23 |
| in one sense | e.bir anlamdae.bir manada | - e. bir anlamda
- e. bir manada
|
|
| 24 |
| sense of fun | i.eğlence anlayışı | |
|
|
| 25 |
| in that sense | e.o anlamdae.o manada | |
|
|
| 26 |
| in this sense | e.bu anlamdae.bu manada | - e. bu anlamda
- e. bu manada
|
|
| 27 |
| in what sense | e.ne manadae.ne anlamdae.hangi manadae.hangi anlamda | - e. ne manada
- e. ne anlamda
- e. hangi manada
- e. hangi anlamda
|
|
| 28 |
| loss of sense | i.duyu kaybıi.his kaybı | - i. duyu kaybı
- i. his kaybı
|
|
| 29 |
| sense of duty | i.görev anlayışıi.görev bilinci | - i. görev anlayışı
- i. görev bilinci
|
|
| 30 |
| sense of time | i.zaman duygusui.zaman hissii.zaman anlayışı | - i. zaman duygusu
- i. zaman hissi
- i. zaman anlayışı
|
|
| 31 |
| to make sense | f.anlamlı olmakf.bir anlamı olmakf.anlam kazanmakf.anlamlı gelmekf.bir anlama gelmekf.akla uygun olmakf.mantıklı olmakf.mantıklı gelmekf.mantıklı konuşmakf.anlaşılmakf.anlaşılır olmakf.anlaşılır hale gelmekf.bir şey anlamak | - f. anlamlı olmak
- f. bir anlamı olmak
- f. anlam kazanmak
- f. anlamlı gelmek
- f. bir anlama gelmek
- f. akla uygun olmak
- f. mantıklı olmak
- f. mantıklı gelmek
- f. mantıklı konuşmak
- f. anlaşılmak
- f. anlaşılır olmak
- f. anlaşılır hale gelmek
- f. bir şey anlamak
|
|
| 32 |
| to talk sense | f.mantıklı konuşmakf.makul konuşmakf.aklı başında konuşmak | - f. mantıklı konuşmak
- f. makul konuşmak
- f. aklı başında konuşmak
|
|
| 33 |
| in every sense | z.her anlamdaz.her manada | - z. her anlamda
- z. her manada
|
|
| 34 |
| sense of guilt | i.suçluluk hissii.suçluluk duygusu | - i. suçluluk hissi
- i. suçluluk duygusu
|
|
| 35 |
| sense of honor | i.şeref duygusu | |
|
|
| 36 |
| sense of humor | i.espri anlayışıi.şaka anlayışıi.mizah anlayışıi.şakadan anlamai.nükteden anlamai.mizahtan anlama | - i. espri anlayışı
- i. şaka anlayışı
- i. mizah anlayışı
- i. şakadan anlama
- i. nükteden anlama
- i. mizahtan anlama
|
|
| 37 |
| sense of shame | i.utanma duygusui.utanma hissi | - i. utanma duygusu
- i. utanma hissi
|
|
| 38 |
| sense of smell | i.koku alma duyusu | |
|
|
| 39 |
| sense of taste | i.tat alma duyusu | |
|
|
| 40 |
| sense of touch | i.dokunma hissi | |
|
|
| 41 |
| to speak sense | f.mantıklı konuşmakf.akıllı konuşmak | - f. mantıklı konuşmak
- f. akıllı konuşmak
|
|
| 42 |
| sense of honour | i.şeref duygusu | |
|
|
| 43 |
| sense of humour | i.espri anlayışıi.şaka anlayışıi.mizah anlayışıi.mizah yeteneğii.şakadan anlamai.nükteden anlamai.mizahtan anlama | - i. espri anlayışı
- i. şaka anlayışı
- i. mizah anlayışı
- i. mizah yeteneği
- i. şakadan anlama
- i. nükteden anlama
- i. mizahtan anlama
|
|
| 44 |
| sense of safety | i.güvende olma duygusui.emniyette olma duygusui.güvende olma hissii.emniyette olma hissi | - i. güvende olma duygusu
- i. emniyette olma duygusu
- i. güvende olma hissi
- i. emniyette olma hissi
|
|
| 45 |
| sense of timing | i.zaman algısıi.zaman anlayış | - i. zaman algısı
- i. zaman anlayış
|
|
| 46 |
| sense of wonder | i.hayranlık duygusu | |
|
|
| 47 |
| sense of anxiety | i.endişe hissii.endişe duygusu | - i. endişe hissi
- i. endişe duygusu
|
|
| 48 |
| sense of dignity | i.haysiyet duygusu | |
|
|
| 49 |
| sense of justice | i.adalet duygusui.adalet anlayışıi.adalet bilinci | - i. adalet duygusu
- i. adalet anlayışı
- i. adalet bilinci
|
|
| 50 |
| sense of loyalty | i.bağlılık duygusui.sadakat duygusu | - i. bağlılık duygusu
- i. sadakat duygusu
|
|
| 51 |
| sense of mission | i.görev anlayışıi.görev bilincii.görev duygusu | - i. görev anlayışı
- i. görev bilinci
- i. görev duygusu
|
|
| 52 |
| sense of reality | i.gerçeklik hissii.gerçeklik duygusu | - i. gerçeklik hissi
- i. gerçeklik duygusu
|
|
| 53 |
|
| 54 |
| sense of rotation | i.dönme yönü | |
|
|
| 55 |
| sense of security | i.güvenlik duygusui.güvenlik hissi | - i. güvenlik duygusu
- i. güvenlik hissi
|
|
| 56 |
| sense of adventure | i.macera duygusui.macera anlayışı | - i. macera duygusu
- i. macera anlayışı
|
|
| 57 |
| sense of belonging | i.aidiyet hissii.aidiyet duygusui.(bir şeye, birine, bir yere) ait olma duygusu | - i. aidiyet hissi
- i. aidiyet duygusu
- i. (bir şeye, birine, bir yere) ait olma duygusu
|
|
| 58 |
| sense of curiosity | i.merak duygusu | |
|
|
| 59 |
| sense of direction | i.yön bulma yeteneğii.yön bulma hissii.yön bulma duygusu | - i. yön bulma yeteneği
- i. yön bulma hissi
- i. yön bulma duygusu
|
|
| 60 |
| sense of ownership | i.sahiplenme hissisahiplenme duygusu | - i. sahiplenme hissi
- sahiplenme duygusu
|
|
| 61 |
| sense of insecurity | i.güvensizlik hissii.güvensizlik duygusu | - i. güvensizlik hissi
- i. güvensizlik duygusu
|
|
| 62 |
| sense of loneliness | i.yalnızlık hissi | |
|
|
| 63 |
| sense of motherhood | i.annelik duygusui.annelik hissi | - i. annelik duygusu
- i. annelik hissi
|
|
| 64 |
| sense of obligation | i.sorumluluk duygusui.sorumluluk anlayışıi.mecburiyet hissi | - i. sorumluluk duygusu
- i. sorumluluk anlayışı
- i. mecburiyet hissi
|
|
| 65 |
| sense of proportion | i.sağduyui.akla uygun yargılama yeteneğii.doğru ile yanlışı birbirinden ayırma gücü | - i. sağduyu
- i. akla uygun yargılama yeteneği
- i. doğru ile yanlışı birbirinden ayırma gücü
|
|
| 66 |
| sense of responsibility | i.sorumluluk duygusui.sorumluluk hissii.sorumluluk bilinci | - i. sorumluluk duygusu
- i. sorumluluk hissi
- i. sorumluluk bilinci
|
|
| 67 |
| make sense to me | f.bana mantıklı gelf.bana anlamlı gel | - f. bana mantıklı gel
- f. bana anlamlı gel
|
|
| 68 |
| make sense at all | f.hiç mantıklı olf.hiç mantıklı gelf.hiç anlamı ol | - f. hiç mantıklı ol
- f. hiç mantıklı gel
- f. hiç anlamı ol
|
|
| 69 |
| make sense out of | f.-i anlaf.-den bir şey anlaf.-e bir mana verf.-e bir anlam verf.-den bir anlam çıkarf.-den bir mana çıkarf.anlamını sök | - f. -i anla
- f. -den bir şey anla
- f. -e bir mana ver
- f. -e bir anlam ver
- f. -den bir anlam çıkar
- f. -den bir mana çıkar
- f. anlamını sök
|
|
| 70 |
| make sense of things | f.olan biteni anlaf.durumu anla | - f. olan biteni anla
- f. durumu anla
|
|
| 71 |
| in a real sense | e.gerçek anlamdae.gerçek manada | - e. gerçek anlamda
- e. gerçek manada
|
|
| 72 |
| in the sense of | e.anlamında | |
|
|
| 73 |
| a sense of humor | i.espri anlayışıi.şaka anlayışıi.mizah anlayışıi.şakadan anlamai.nükteden anlamai.mizahtan anlama | - i. espri anlayışı
- i. şaka anlayışı
- i. mizah anlayışı
- i. şakadan anlama
- i. nükteden anlama
- i. mizahtan anlama
|
|
| 74 |
| in a broad sense | e.geniş anlamda | |
|
|
| 75 |
| to make sense of | f.-i anlamakf.-den bir şey anlamakf.-e bir mana vermekf.-e bir anlam vermekf.-den bir anlam çıkarmakf.-den bir mana çıkarmakf.anlamını sökmek | - f. -i anlamak
- f. -den bir şey anlamak
- f. -e bir mana vermek
- f. -e bir anlam vermek
- f. -den bir anlam çıkarmak
- f. -den bir mana çıkarmak
- f. anlamını sökmek
|
|
| 76 |
| a sense of humour | i.espri anlayışıi.şaka anlayışıi.mizah anlayışıi.şakadan anlamai.nükteden anlamai.mizahtan anlama | - i. espri anlayışı
- i. şaka anlayışı
- i. mizah anlayışı
- i. şakadan anlama
- i. nükteden anlama
- i. mizahtan anlama
|
|
| 77 |
| in a narrow sense | e.dar anlamda | |
|
|
| 78 |
| in the real sense | e.gerçek anlamdae.gerçek manada | - e. gerçek anlamda
- e. gerçek manada
|
|
| 79 |
| in the same sense | z.aynı anlamdaz.aynı manada | - z. aynı anlamda
- z. aynı manada
|
|
| 80 |
| in the sense that | e.anlamındae.bakımındane.-mesiyle | - e. anlamında
- e. bakımından
- e. -mesiyle
|
|
| 81 |
| to make any sense | f.bir anlamı olmakf.herhangi bir anlamı olmak | - f. bir anlamı olmak
- f. herhangi bir anlamı olmak
|
|
| 82 |
| her sense of humor | i.onun mizah anlayışıi.onun espri anlayışı | - i. onun mizah anlayışı
- i. onun espri anlayışı
|
|
| 83 |
| his sense of humor | i.onun mizah anlayışıi.onun espri anlayışı | - i. onun mizah anlayışı
- i. onun espri anlayışı
|
|
| 84 |
| in a certain sense | e.kesin anlamda | |
|
|
| 85 |
| in a limited sense | e.dar anlamda | |
|
|
| 86 |
| to make much sense | f.çok anlamlı olmakf.çok anlamlı gelmekf.çok mantıklı olmakf.çok mantıklı gelmekf.çok mantıklı konuşmak | - f. çok anlamlı olmak
- f. çok anlamlı gelmek
- f. çok mantıklı olmak
- f. çok mantıklı gelmek
- f. çok mantıklı konuşmak
|
|
| 87 |
| good sense of humor | i.iyi espri anlayışı | |
|
|
| 88 |
| if that makes sense | b.bu mantıklı geliyorsa | |
|
|
| 89 |
| in a negative sense | e.negatif anlamdae.olumsuz anlamda | - e. negatif anlamda
- e. olumsuz anlamda
|
|
| 90 |
| keen sense of smell | i.keskin koku alma hissi | - i. keskin koku alma hissi
|
|
| 91 |
| wry sense of humour | i.alaycı mizah anlayışıi.iğneleyici espri anlayışı | - i. alaycı mizah anlayışı
- i. iğneleyici espri anlayışı
|
|
| 92 |
| a sense of belonging | i.aidiyet duygusu | |
|
|
| 93 |
| good sense of humour | i.iyi espri anlayışı | |
|
|
| 94 |
| in the general sense | e.genel anlamdae.genel manada | - e. genel anlamda
- e. genel manada
|
|
| 95 |
| void of common sense | e.sağduyusuze.sağduyudan yoksun | - e. sağduyusuz
- e. sağduyudan yoksun
|
|
| 96 |
| a false sense of .... | s.sahte bir .... duygusus.sahte bir .... hissi | - s. sahte bir . . . . duygusu
- s. sahte bir . . . . hissi
|
|
| 97 |
| snarky sense of humor | i.alaycı mizah anlayışıi.iğneleyici mizah anlayışıi.alaycı espri anlayışıi.iğneleyici espri anlayışı | - i. alaycı mizah anlayışı
- i. iğneleyici mizah anlayışı
- i. alaycı espri anlayışı
- i. iğneleyici espri anlayışı
|
|
| 98 |
| good sense of direction | i.iyi yön duygusui.iyi yön bulma duygusui.iyi yön bulma yeteneği | - i. iyi yön duygusu
- i. iyi yön bulma duygusu
- i. iyi yön bulma yeteneği
|
|
| 99 |
| in a philosophical sense | e.felsefi anlamdae.felsefi açıdan | - e. felsefi anlamda
- e. felsefi açıdan
|
|
| 100 |
| to exercise common sense | f.sağduyu kullanmakf.sağduyu göstermekf.sağduyulu davranmakf.sağduyulu hareket etmek | - f. sağduyu kullanmak
- f. sağduyu göstermek
- f. sağduyulu davranmak
- f. sağduyulu hareket etmek
|
|
| 101 |
| without making any sense | e.herhangi bir anlamı olmaksızıne.hiçbir anlamı olmaksızın | - e. herhangi bir anlamı olmaksızın
- e. hiçbir anlamı olmaksızın
|
|
|