| 1 |
| save | f.koruf.kurtarf.saklaf.ayırf.biriktirf.tasarruf etf.idareli harcaf.idareli kullanf.bir kenara koyf.(bilgisayara) kaydet | - f. koru
- f. kurtar
- f. sakla
- f. ayır
- f. biriktir
- f. tasarruf et
- f. idareli harca
- f. idareli kullan
- f. bir kenara koy
- f. (bilgisayara) kaydet
|
|
| 2 |
| save | i.kurtarışi.(golü, sayıyı) önlemee.hariçe.haricindee.dışındae.-den başka | - i. kurtarış
- i. (golü, sayıyı) önleme
- e. hariç
- e. haricinde
- e. dışında
- e. -den başka
|
|
| 3 |
| save up | f.para biriktirf.tasarruf yapf.saklaf.ayır | - f. para biriktir
- f. tasarruf yap
- f. sakla
- f. ayır
|
|
| 4 |
|
| 5 |
| save for | f.için kurtarf.için koruf.için saklaf.için biriktirf.için ayır | - f. için kurtar
- f. için koru
- f. için sakla
- f. için biriktir
- f. için ayır
|
|
| 6 |
| save face | f.saygınlığını koruf.itibarını koruf.itibarını kurtarf.zevahiri kurtarf.görünüşü kurtarf.karizmayı kurtar | - f. saygınlığını koru
- f. itibarını koru
- f. itibarını kurtar
- f. zevahiri kurtar
- f. görünüşü kurtar
- f. karizmayı kurtar
|
|
| 7 |
|
| 8 |
| save time | f.zaman kazanf.vakit kazan | - f. zaman kazan
- f. vakit kazan
|
|
| 9 |
| save lives | f.hayat kurtarf.hayatlar kurtar | - f. hayat kurtar
- f. hayatlar kurtar
|
|
| 10 |
| save money | f.para biriktirf.para tut | - f. para biriktir
- f. para tut
|
|
| 11 |
| to save | f.korumakf.kurtarmakf.saklamakf.ayırmakf.biriktirmekf.tasarruf etmekf.idareli harcamakf.idareli kullanmakf.bir kenara koymakf.(bilgisayara) kaydetmek | - f. korumak
- f. kurtarmak
- f. saklamak
- f. ayırmak
- f. biriktirmek
- f. tasarruf etmek
- f. idareli harcamak
- f. idareli kullanmak
- f. bir kenara koymak
- f. (bilgisayara) kaydetmek
|
|
| 12 |
| save a goal | f.bir gol kurtar | |
|
|
| 13 |
| save a table | f.bir masa ayır | |
|
|
| 14 |
| save the day | f.günü kurtar | |
|
|
| 15 |
| save up money | f.para biriktir | |
|
|
| 16 |
| save the world | f.dünyayı kurtarf.dünyayı koru | - f. dünyayı kurtar
- f. dünyayı koru
|
|
| 17 |
| save some money | f.biraz para biriktir | |
|
|
| 18 |
| save your breath | f.nefesini boşuna harcamaf.çeneni boşuna yorma | - f. nefesini boşuna harcama
- f. çeneni boşuna yorma
|
|
| 19 |
| save the hostages | f.rehineleri kurtar | |
|
|
| 20 |
| save the situation | f.durumu kurtarf.vaziyeti kurtar | - f. durumu kurtar
- f. vaziyeti kurtar
|
|
| 21 |
| to save up | f.para biriktirmekf.tasarruf yapmakf.saklamakf.ayırmak | - f. para biriktirmek
- f. tasarruf yapmak
- f. saklamak
- f. ayırmak
|
|
| 22 |
| to save for | f.için kurtarmakf.için korumakf.için saklamakf.için biriktirmekf.için ayırmak | - f. için kurtarmak
- f. için korumak
- f. için saklamak
- f. için biriktirmek
- f. için ayırmak
|
|
| 23 |
| to save face | f.saygınlığını korumakf.itibarını korumakf.itibarını kurtarmakf.zevahiri kurtarmakf.görünüşü kurtarmakf.karizmayı kurtarmak | - f. saygınlığını korumak
- f. itibarını korumak
- f. itibarını kurtarmak
- f. zevahiri kurtarmak
- f. görünüşü kurtarmak
- f. karizmayı kurtarmak
|
|
| 24 |
| to save room | f.yer ayırmak | |
|
|
| 25 |
| to save time | f.zaman kazanmakf.vakit kazanmak | - f. zaman kazanmak
- f. vakit kazanmak
|
|
| 26 |
| to save lives | f.hayat kurtarmakf.hayatlar kurtarmak | - f. hayat kurtarmak
- f. hayatlar kurtarmak
|
|
| 27 |
| to save money | f.para biriktirmekf.para tutmak | - f. para biriktirmek
- f. para tutmak
|
|
| 28 |
| a brilliant save | i.harika bir kurtarışi.mükemmel bir kurtarış | - i. harika bir kurtarış
- i. mükemmel bir kurtarış
|
|
| 29 |
| propensity to save | i.tasarruf eğilimii.koruma eğilimi | - i. tasarruf eğilimi
- i. koruma eğilimi
|
|
| 30 |
| be here to save | f.korumak için burada olf.kurtarmak için burada ol | - f. korumak için burada ol
- f. kurtarmak için burada ol
|
|
| 31 |
| save my own ass | f.kendi kıçımı koruf.kendi kıçımı kolla | - f. kendi kıçımı koru
- f. kendi kıçımı kolla
|
|
| 32 |
| save her own ass | f.kendi kıçını koruf.kendi kıçını kolla | - f. kendi kıçını koru
- f. kendi kıçını kolla
|
|
| 33 |
| save his own ass | f.kendi kıçını koruf.kendi kıçını kolla | - f. kendi kıçını koru
- f. kendi kıçını kolla
|
|
| 34 |
| save some for me | f.bana biraz ayırf.benim için biraz ayırf.bana biraz saklaf.benim için biraz sakla | - f. bana biraz ayır
- f. benim için biraz ayır
- f. bana biraz sakla
- f. benim için biraz sakla
|
|
| 35 |
| make a great save | f.(kaleci) harika bir kurtarış yap | - f. (kaleci) harika bir kurtarış yap
|
|
| 36 |
| save your own ass | f.kendi kıçınızı koruf.kendi kıçınızı kollaf.kendi kıçını koruf.kendi kıçını kolla | - f. kendi kıçınızı koru
- f. kendi kıçınızı kolla
- f. kendi kıçını koru
- f. kendi kıçını kolla
|
|
| 37 |
| save our own asses | f.kendi kıçlarımızı koruf.kendi kıçlarımızı kolla | - f. kendi kıçlarımızı koru
- f. kendi kıçlarımızı kolla
|
|
| 38 |
| save your own asses | f.kendi kıçlarınızı koru | - f. kendi kıçlarınızı koru
|
|
| 39 |
| save their own asses | f.kendi kıçlarını koruf.kendi kıçlarını kolla | - f. kendi kıçlarını koru
- f. kendi kıçlarını kolla
|
|
| 40 |
| save some for dessert | f.tatlıya yer ayır | |
|
|
| 41 |
| to save a goal | f.bir gol kurtarmak | |
|
|
| 42 |
| to save a table | f.bir masa ayırmak | |
|
|
| 43 |
| to save the day | f.günü kurtarmak | |
|
|
| 44 |
| to save up money | f.para biriktirmek | |
|
|
| 45 |
| to save the world | f.dünyayı kurtarmakf.dünyayı korumak | - f. dünyayı kurtarmak
- f. dünyayı korumak
|
|
| 46 |
| to save some money | f.biraz para biriktirmek | - f. biraz para biriktirmek
|
|
| 47 |
| to save your breath | f.nefesini boşuna harcamamakf.çeneni boşuna yormamak | - f. nefesini boşuna harcamamak
- f. çeneni boşuna yormamak
|
|
| 48 |
| to save the hostages | f.rehineleri kurtarmak | |
|
|
| 49 |
| to save the situation | f.durumu kurtarmakf.vaziyeti kurtarmak | - f. durumu kurtarmak
- f. vaziyeti kurtarmak
|
|
| 50 |
| save a lot of lives | f.pek çok hayat kurtar | |
|
|
| 51 |
| save for a rainy day | f.kara gün için saklaf.ihtiyaç anı için saklaf.kara gün için biriktirf.ihtiyaç anı için biriktirf.kara gün için ayır | - f. kara gün için sakla
- f. ihtiyaç anı için sakla
- f. kara gün için biriktir
- f. ihtiyaç anı için biriktir
- f. kara gün için ayır
|
|
| 52 |
| save the best for last | f.en iyisini sona sakla | |
|
|
| 53 |
| to be here to save | f.korumak için burada olmakf.kurtarmak için burada olmak | - f. korumak için burada olmak
- f. kurtarmak için burada olmak
|
|
| 54 |
| to save my own ass | f.kendi kıçımı korumakf.kendi kıçımı kollamak | - f. kendi kıçımı korumak
- f. kendi kıçımı kollamak
|
|
| 55 |
| to save her own ass | f.kendi kıçını korumakf.kendi kıçını kollamak | - f. kendi kıçını korumak
- f. kendi kıçını kollamak
|
|
| 56 |
| to save his own ass | f.kendi kıçını korumakf.kendi kıçını kollamak | - f. kendi kıçını korumak
- f. kendi kıçını kollamak
|
|
| 57 |
| to save some for me | f.bana biraz ayırmakf.benim için biraz ayırmakf.bana biraz saklamakf.benim için biraz saklamak | - f. bana biraz ayırmak
- f. benim için biraz ayırmak
- f. bana biraz saklamak
- f. benim için biraz saklamak
|
|
| 58 |
| on how to save money | b.nasıl para biriktirileceği konusunda | - b. nasıl para biriktirileceği konusunda
|
|
| 59 |
| to make a great save | f.(kaleci) harika bir kurtarış yapmak | - f. (kaleci) harika bir kurtarış yapmak
|
|
| 60 |
| to save your own ass | f.kendi kıçınızı korumakf.kendi kıçınızı kollamakf.kendi kıçını korumakf.kendi kıçını kollamak | - f. kendi kıçınızı korumak
- f. kendi kıçınızı kollamak
- f. kendi kıçını korumak
- f. kendi kıçını kollamak
|
|
| 61 |
| when I save your ass | b.ben senin kıçını kurtarırken | - b. ben senin kıçını kurtarırken
|
|
| 62 |
| to save our own asses | f.kendi kıçlarımızı korumakf.kendi kıçlarımızı kollamak | - f. kendi kıçlarımızı korumak
- f. kendi kıçlarımızı kollamak
|
|
| 63 |
| to save your own asses | f.kendi kıçlarınızı korumak | - f. kendi kıçlarınızı korumak
|
|
| 64 |
| to save their own asses | f.kendi kıçlarını korumakf.kendi kıçlarını kollamak | - f. kendi kıçlarını korumak
- f. kendi kıçlarını kollamak
|
|
| 65 |
| to save some for dessert | f.tatlıya yer ayırmak | |
|
|
| 66 |
| save it for a rainy day | f.onu kara gün için saklaf.onu ilerisi için saklaf.onu ilerisi için bir kenara koy | - f. onu kara gün için sakla
- f. onu ilerisi için sakla
- f. onu ilerisi için bir kenara koy
|
|
| 67 |
| save up for a rainy day | f.kara gün için saklaf.ihtiyaç anı için saklaf.kara gün için biriktirf.ihtiyaç anı için biriktirf.kara gün için ayır | - f. kara gün için sakla
- f. ihtiyaç anı için sakla
- f. kara gün için biriktir
- f. ihtiyaç anı için biriktir
- f. kara gün için ayır
|
|
| 68 |
| to save a lot of lives | f.pek çok hayat kurtarmak | - f. pek çok hayat kurtarmak
|
|
| 69 |
| to save for a rainy day | f.kara gün için saklamakf.ihtiyaç anı için saklamakf.kara gün için biriktirmekf.ihtiyaç anı için biriktirmekf.kara gün için ayırmak | - f. kara gün için saklamak
- f. ihtiyaç anı için saklamak
- f. kara gün için biriktirmek
- f. ihtiyaç anı için biriktirmek
- f. kara gün için ayırmak
|
|
| 70 |
| to save the best for last | f.en iyisini sona saklamak | - f. en iyisini sona saklamak
|
|
| 71 |
| to save the lives of others | e.başkalarının hayatını kurtarmake.başkalarının hayatını kurtarmak için | - e. başkalarının hayatını kurtarmak
- e. başkalarının hayatını kurtarmak için
|
|
| 72 |
| to save it for a rainy day | f.onu kara gün için saklamakf.onu ilerisi için saklamakf.onu ilerisi için bir kenara koymak | - f. onu kara gün için saklamak
- f. onu ilerisi için saklamak
- f. onu ilerisi için bir kenara koymak
|
|
| 73 |
| to save up for a rainy day | f.kara gün için saklamakf.ihtiyaç anı için saklamakf.kara gün için biriktirmekf.ihtiyaç anı için biriktirmekf.kara gün için ayırmak | - f. kara gün için saklamak
- f. ihtiyaç anı için saklamak
- f. kara gün için biriktirmek
- f. ihtiyaç anı için biriktirmek
- f. kara gün için ayırmak
|
|
| 74 |
| the only way to save yourself is | b.kendini kurtarmanın tek yolu | - b. kendini kurtarmanın tek yolu
|
|
| 75 |
| to save as many lives as humanly possible | b.mümkün olduğunca çok hayat kurtarmakb.mümkün olduğunca çok hayat kurtarmak için | - b. mümkün olduğunca çok hayat kurtarmak
- b. mümkün olduğunca çok hayat kurtarmak için
|
|
|