Warning: Illegal string offset 'english' in /home/engturkc/public_html/search.php on line 93
saddle - EngTurk
  • Üye Ol | Üye Girişi | English
  • Örnek cümlemiz aşağıdaki gibi olsun;

    İngilizcesi
    About what time will you be here?

    Türkçesi
    - Saat kaç gibi burada olacaksın?
    - Saat kaç gibi burada olursun?
    - Saat kaç gibi geleceksin?
    - Saat kaç gibi gelirsin?

    1. Yukarıdaki cümleleri tam yazarak.

    2. Cümle içinde geçen kelimeleri bitişik şekilde yazarak.

    Aşağıdaki kelimeleri yazarak yukarıdaki örnek cümleye kolaylıkla ulaşırsınız.
      "saat kaç gibi burada"
      "saat kaç gibi"
      "kaç gibi burada olursun"
      "gibi burada olacaksın"
      "gibi burada olursun"
      "kaç gibi geleceksin"
      "kaç gibi gelirsin"
      "burada olacaksın"
      "burada olursun"


    Engturk'te 700.000 'den fazla cümle olduğu için tek kelime ile arama yaptığınızda çok fazla sonuç çıkabilir. O nedenle, günlük hayatta kullandığımız cümleleri an az iki ya da üç kelime ile aramanız halinde istediğiniz sonuca daha kolay ulaşırsınız.

  • en-tr
    Aradığınız cümleyi nasıl bulacaksınız?

    Aradığınız Kelime: saddle

    Kısaltmaların Anlamları?
  • i. isim - Şahıs, cisim, yer adı olarak kullanılan kelimeler ya da kelimeler grubu.

    b. bağlaç - if, since, because, after gibi sözcüklerle başlayan ya da içinde eylem geçen kısa cümlecikler.

    d. deyim - Sözlük anlamından farklı bir anlam veren ve genelde sonunda ünlem işareti olan sözcükler.

    e. edat - Edat ile başlayan, edat ile biten ya da başında bağlaç kullanılmamış kısa deyimler.

    f. fiil - Eylem ifade eden kelimeler.

    s. sıfat - İsimleri nitelik ve nicelik bakımından tanımlayan sözcükler.

    yf. yardımcı fiil - is, am, are, do, have, will, can, could, would, should, must gibi fiil ile birlikte kullanılan sözcükler. Yardımcı fiil eylemin zamanını göstermekle birlikte cümleleri olumsuz ya da soru haline dönüştürmek için de kullanılırlar.

    z. zarf - Yer, zaman ve nitelik belirten sözcükler.

    zm. zamir - I, you, he, she, it, we, they, me, him, her, us, them gibi kişi ya da varlıkların yerine kullanılan sözcükler.

  • Bulunan sonuç "22" cümle anlamları için tıklayınız

    English Türkçe
    1
    saddle
  • f.eyerle
  • f.semerle
  • f.semer vur
  • f.eyer vur
  • f.yükle
  • f.sırtına yükle
    • f.    eyerle
    • f.    semerle
    • f.    semer vur
    • f.    eyer vur
    • f.    yükle
    • f.    sırtına yükle
    2
    saddle
  • i.eyer
  • i.semer
  • i.sele
  • i.dağ sırtı
    • i.    eyer
    • i.    semer
    • i.    sele
    • i.    dağ sırtı
    3
    saddle up
  • f.eyerle
  • f.semerle
  • f.hazırlan
  • f.toparlan
  • f.işe giriş
  • f.yola çık
    • f.    eyerle
    • f.    semerle
    • f.    hazırlan
    • f.    toparlan
    • f.    işe giriş
    • f.    yola çık
    4
    to saddle
  • f.eyerlemek
  • f.semerlemek
  • f.semer vurmak
  • f.eyer vurmak
  • f.yüklemek
  • f.sırtına yüklemek
    • f.    eyerlemek
    • f.    semerlemek
    • f.    semer vurmak
    • f.    eyer vurmak
    • f.    yüklemek
    • f.    sırtına yüklemek
    5
    saddle horse
  • i.binek atı
    • i.    binek atı
    6
    saddle horses
  • i.binek atları
    • i.    binek atları
    7
    put a saddle
  • f.eyerle
  • f.eyer vur
  • f.semer vur
    • f.    eyerle
    • f.    eyer vur
    • f.    semer vur
    8
    keep the saddle
  • f.at üstünde durabil
    • f.    at üstünde durabil
    9
    saddle the horse
  • f.atı eyerle
    • f.    atı eyerle
    10
    to saddle up
  • f.eyerlemek
  • f.semerlemek
  • f.hazırlanmak
  • f.toparlanmak
  • f.işe girişmek
  • f.yola çıkmak
    • f.    eyerlemek
    • f.    semerlemek
    • f.    hazırlanmak
    • f.    toparlanmak
    • f.    işe girişmek
    • f.    yola çıkmak
    11
    in the saddle
  • e.iş başında
  • e.görevde
  • e.iktidarda
  • e.kontrol elinde
  • e.dizginler elinde
    • e.    iş başında
    • e.    görevde
    • e.    iktidarda
    • e.    kontrol elinde
    • e.    dizginler elinde
    12
    without a saddle
  • e.eyersiz
  • e.eyer olmadan
    • e.    eyersiz
    • e.    eyer olmadan
    13
    be in the saddle
  • f.iş başında ol
  • f.görevde ol
  • f.kontrol elinde ol
  • f.dizginler elinde ol
    • f.    iş başında ol
    • f.    görevde ol
    • f.    kontrol elinde ol
    • f.    dizginler elinde ol
    14
    ride without a saddle
  • f.eyersiz bin
  • f.eyer olmadan bin
    • f.    eyersiz bin
    • f.    eyer olmadan bin
    15
    to put a saddle
  • f.eyerlemek
  • f.eyer vurmak
  • f.semer vurmak
    • f.    eyerlemek
    • f.    eyer vurmak
    • f.    semer vurmak
    16
    back in the saddle
  • e.tekrar iş başında
  • e.tekrar görevde
  • e.tekrar iktidarda
  • e.tekrar kontrol elinde
  • e.tekrar dizginler elinde
    • e.    tekrar iş başında
    • e.    tekrar görevde
    • e.    tekrar iktidarda
    • e.    tekrar kontrol elinde
    • e.    tekrar dizginler elinde
    17
    to keep the saddle
  • f.at üstünde durabilmek
    • f.    at üstünde durabilmek
    18
    to saddle the horse
  • f.atı eyerlemek
    • f.    atı eyerlemek
    19
    to be in the saddle
  • f.iş başında olmak
  • f.görevde olmak
  • f.kontrol elinde olmak
  • f.dizginler elinde olmak
    • f.    iş başında olmak
    • f.    görevde olmak
    • f.    kontrol elinde olmak
    • f.    dizginler elinde olmak
    20
    to ride without a saddle
  • f.eyersiz binmek
  • f.eyer olmadan binmek
    • f.    eyersiz binmek
    • f.    eyer olmadan binmek
    21
    put the saddle on the wrong horse
  • f.(birini) yanlış yere suçla
    • f.    (birini) yanlış yere suçla
    22
    to put the saddle on the wrong horse
  • f.(birini) yanlış yere suçlamak
    • f.    (birini) yanlış yere suçlamak

    Aradığınız kelime "saddle" cümle anlamları "0" sonuç

    English Türkçe
    Gizlilik Hakları  |  Kullanım Koşulları  |  Yazılım

    ©2026 Bu sitenin tüm içeriği telif hakkı ile korunmaktadır belge tarihi ve no 19.04.2012 IEE/1457

    EyfelSoft