| 1 |
| reserve | f.ayırf.ayırtf.tahsis etf.yer tutf.rezerve etf.rezerve ettirf.(ihtiyat olarak) saklaf.(daha fazla bilgi elde edene kadar karar vb.yi) sonraya bırak | - f. ayır
- f. ayırt
- f. tahsis et
- f. yer tut
- f. rezerve et
- f. rezerve ettir
- f. (ihtiyat olarak) sakla
- f. (daha fazla bilgi elde edene kadar karar vb. yi) sonraya bırak
|
|
| 2 |
| reserve | i.rezervi.stoki.ihtiyati.karşılıki.yedeki.çekingenliki.yedek güçi.yedek oyuncu | - i. rezerv
- i. stok
- i. ihtiyat
- i. karşılık
- i. yedek
- i. çekingenlik
- i. yedek güç
- i. yedek oyuncu
|
|
| 3 |
| reserve judgment | f.hüküm vermeyi uzatf.kararı ertele | - f. hüküm vermeyi uzat
- f. kararı ertele
|
|
| 4 |
| reserve judgement | f.hüküm vermeyi uzatf.kararı ertele | - f. hüküm vermeyi uzat
- f. kararı ertele
|
|
| 5 |
| in reserve | e.yedek olarake.rezervdee.yedektee.stokta | - e. yedek olarak
- e. rezervde
- e. yedekte
- e. stokta
|
|
| 6 |
| to reserve | f.ayırmakf.ayırtmakf.tahsis etmekf.yer tutmakf.rezerve etmekf.rezerve ettirmekf.(ihtiyat olarak) saklamakf.(daha fazla bilgi elde edene kadar karar vb.yi) sonraya bırakmak | - f. ayırmak
- f. ayırtmak
- f. tahsis etmek
- f. yer tutmak
- f. rezerve etmek
- f. rezerve ettirmek
- f. (ihtiyat olarak) saklamak
- f. (daha fazla bilgi elde edene kadar karar vb. yi) sonraya bırakmak
|
|
| 7 |
| cash reserve | i.nakit rezervi | |
|
|
| 8 |
| gold reserve | i.altın rezervi | |
|
|
| 9 |
|
| 10 |
| reserve fund | i.yedek foni.ihtiyat akçesii.yedek para | - i. yedek fon
- i. ihtiyat akçesi
- i. yedek para
|
|
| 11 |
| reserve price | i.en düşük fiyat | |
|
|
| 12 |
| nature reserve | i.doğal koruma alanıi.hayvanların ve bitkilerin korunduğu alan | - i. doğal koruma alanı
- i. hayvanların ve bitkilerin korunduğu alan
|
|
| 13 |
| reserve forces | i.yedek kuvvetler | |
|
|
| 14 |
| reserve player | i.yedek oyuncu | |
|
|
| 15 |
| reserve officer | i.yedek subay | |
|
|
| 16 |
| revenue reserve | i.ihtiyari yedek | |
|
|
| 17 |
| without reserve | e.tamamene.kayıtsız şartsıze.hiç çekinmedene.uluorta | - e. tamamen
- e. kayıtsız şartsız
- e. hiç çekinmeden
- e. uluorta
|
|
| 18 |
| emergency reserve | i.ihtiyat | |
|
|
| 19 |
| contingency reserve | i.beklenmedik durum rezervii.acil durum rezervi | - i. beklenmedik durum rezervi
- i. acil durum rezervi
|
|
| 20 |
| hold in reserve | f.yedek olarak tutf.yedekte tutf.ihtiyat olarak sakla | - f. yedek olarak tut
- f. yedekte tut
- f. ihtiyat olarak sakla
|
|
| 21 |
| to reserve judgment | f.hüküm vermeyi uzatmakf.kararı ertelemek | - f. hüküm vermeyi uzatmak
- f. kararı ertelemek
|
|
| 22 |
| to reserve judgement | f.hüküm vermeyi uzatmakf.kararı ertelemek | - f. hüküm vermeyi uzatmak
- f. kararı ertelemek
|
|
| 23 |
| to hold in reserve | f.yedek olarak tutmakf.yedekte tutmakf.ihtiyat olarak saklamak | - f. yedek olarak tutmak
- f. yedekte tutmak
- f. ihtiyat olarak saklamak
|
|
|