| 1 |
| perfect | f.mükemmelleştirf.kusursuz hale getirf.kusursuz yapf.kusursuz bir şekilde geliştirf.kusursuz bir şekilde tamamla | - f. mükemmelleştir
- f. kusursuz hale getir
- f. kusursuz yap
- f. kusursuz bir şekilde geliştir
- f. kusursuz bir şekilde tamamla
|
|
| 2 |
| perfect | s.mükemmels.kusursuzs.eksiksizs.ideals.tams.dört dörtlüks.biçilmiş kaftans.dört başı mamurs.tam istendiği gibi | - s. mükemmel
- s. kusursuz
- s. eksiksiz
- s. ideal
- s. tam
- s. dört dörtlük
- s. biçilmiş kaftan
- s. dört başı mamur
- s. tam istendiği gibi
|
|
| 3 |
| be perfect | f.mükemmel olf.kusursuz ol | - f. mükemmel ol
- f. kusursuz ol
|
|
| 4 |
| so perfect | s.çok mükemmels.öyle mükemmels.o kadar mükemmels.bu kadar mükemmel | - s. çok mükemmel
- s. öyle mükemmel
- s. o kadar mükemmel
- s. bu kadar mükemmel
|
|
| 5 |
| to perfect | f.mükemmelleştirmekf.kusursuz hale getirmekf.kusursuz yapmakf.kusursuz bir şekilde geliştirmekf.kusursuz bir şekilde tamamlamak | - f. mükemmelleştirmek
- f. kusursuz hale getirmek
- f. kusursuz yapmak
- f. kusursuz bir şekilde geliştirmek
- f. kusursuz bir şekilde tamamlamak
|
|
| 6 |
| past perfect | i.önceki geçmiş zaman | |
|
|
| 7 |
| perfect match | i.mükemmel eşleşmei.kusursuz eşleşmei.mükemmel maç | - i. mükemmel eşleşme
- i. kusursuz eşleşme
- i. mükemmel maç
|
|
| 8 |
| perfect beauty | i.kusursuz güzellik | |
|
|
| 9 |
| perfect circle | i.tam daire | |
|
|
| 10 |
| perfect murder | i.kusursuz cinayet | |
|
|
| 11 |
| perfect timing | i.mükemmel zamanlamai.kusursuz zamanlama | - i. mükemmel zamanlama
- i. kusursuz zamanlama
|
|
| 12 |
| perfect harmony | i.mükemmel uyum | |
|
|
| 13 |
| perfect marriage | i.mükemmel evliliki.kusursuz evliliki.dört dörtlük evlilik | - i. mükemmel evlilik
- i. kusursuz evlilik
- i. dört dörtlük evlilik
|
|
| 14 |
| perfect companion | i.mükemmel arkadaş | |
|
|
| 15 |
| perfect complement | i.mükemmel tamamlayıcı | |
|
|
| 16 |
| perfect conditions | i.mükemmel koşullar | |
|
|
| 17 |
| perfect cleanliness | i.mükemmel temizliki.kusursuz temizlik | - i. mükemmel temizlik
- i. kusursuz temizlik
|
|
| 18 |
| a perfect fit | i.tam uyguni.tam hazır | - i. tam uygun
- i. tam hazır
|
|
| 19 |
| to be perfect | f.mükemmel olmakf.kusursuz olmak | - f. mükemmel olmak
- f. kusursuz olmak
|
|
| 20 |
| a more perfect | s.daha mükemmel bir | |
|
|
| 21 |
| a perfect life | i.mükemmel bir hayati.kusursuz bir hayat | - i. mükemmel bir hayat
- i. kusursuz bir hayat
|
|
| 22 |
| a perfect match | i.mükemmel bir maçi.mükemmel bir eşleşmei.kusursuz bir eşleşme | - i. mükemmel bir maç
- i. mükemmel bir eşleşme
- i. kusursuz bir eşleşme
|
|
| 23 |
| a perfect choice | i.mükemmel bir seçimi.kusursuz bir seçim | - i. mükemmel bir seçim
- i. kusursuz bir seçim
|
|
| 24 |
| a perfect example | i.mükemmel bir örneki.kusursuz bir örnek | - i. mükemmel bir örnek
- i. kusursuz bir örnek
|
|
| 25 |
| a perfect morning | i.mükemmel bir sabah | |
|
|
| 26 |
| a perfect pairing | i.mükemmel bir eşleşmei.kusursuz bir eşleşme | - i. mükemmel bir eşleşme
- i. kusursuz bir eşleşme
|
|
| 27 |
| in perfect health | e.turp gibie.çok sağlıklıs.sapasağlams.son derece sağlıklıs.mükemmel derecede sağlıklı | - e. turp gibi
- e. çok sağlıklı
- s. sapasağlam
- s. son derece sağlıklı
- s. mükemmel derecede sağlıklı
|
|
| 28 |
| a perfect likeness | i.mükemmel bir benzerliki.kusursuz bir benzerlik | - i. mükemmel bir benzerlik
- i. kusursuz bir benzerlik
|
|
| 29 |
| a perfect marriage | i.mükemmel bir evliliki.kusursuz bir evliliki.dört dörtlük bir evlilik | - i. mükemmel bir evlilik
- i. kusursuz bir evlilik
- i. dört dörtlük bir evlilik
|
|
| 30 |
| a perfect solution | i.mükemmel bir çözüm | |
|
|
| 31 |
| a perfect vacation | i.mükemmel bir tatil | |
|
|
| 32 |
| the perfect excuse | i.mükemmel bir bahane | |
|
|
| 33 |
| a perfect situation | i.mükemmel bir durum | |
|
|
| 34 |
| Future Perfect Tense | i.(gramer) gelecekte belirli bir zamandan önce bitecek olan eylemleri ifade etmek için kullanılan zaman | - i. (gramer) gelecekte belirli bir zamandan önce bitecek olan eylemleri ifade etmek için kullanılan zaman
|
|
| 35 |
| in perfect condition | e.mükemmel durumda | |
|
|
| 36 |
| Present Perfect Tense | i.(gramer) etkisi hala süren ya da yakın zamanda bitmiş olan eylemleri ifade etmek için kullanılan zaman | - i. (gramer) etkisi hala süren ya da yakın zamanda bitmiş olan eylemleri ifade etmek için kullanılan zaman
|
|
| 37 |
| a perfect opportunity | i.mükemmel bir fırsat | |
|
|
| 38 |
| a perfect performance | i.mükemmel bir performansi.kusursuz bir performansi.dört dörtlük bir performans | - i. mükemmel bir performans
- i. kusursuz bir performans
- i. dört dörtlük bir performans
|
|
| 39 |
| unless you're perfect | b.kusursuz olmadıkçab.kusursuz değilsen | - b. kusursuz olmadıkça
- b. kusursuz değilsen
|
|
| 40 |
| a perfect blue sky | i.mükemmel mavi bir gökyüzüi.kusursuz mavi bir gökyüzü | - i. mükemmel mavi bir gökyüzü
- i. kusursuz mavi bir gökyüzü
|
|
| 41 |
| a more perfect time | i.daha mükemmel bir zaman | - i. daha mükemmel bir zaman
|
|
| 42 |
| a more perfect place | i.daha mükemmel bir yer | |
|
|
| 43 |
| perfect in every way | z.her bakımdan mükemmelz.her yönden mükemmelz.her açıdan mükemmelz.her bakımdan kusursuzz.her yönden kusursuzz.her açıdan kusursuzz.her bakımdan idealz.her açıdan idealz.her bakımdan dört dörtlük | - z. her bakımdan mükemmel
- z. her yönden mükemmel
- z. her açıdan mükemmel
- z. her bakımdan kusursuz
- z. her yönden kusursuz
- z. her açıdan kusursuz
- z. her bakımdan ideal
- z. her açıdan ideal
- z. her bakımdan dört dörtlük
|
|
| 44 |
| unless it was perfect | b.mükemmel olmadıkçab.mükemmel olmadığı sürece | - b. mükemmel olmadıkça
- b. mükemmel olmadığı sürece
|
|
| 45 |
| in perfect physical shape | e.mükemmel fizikli | |
|
|
| 46 |
| in the perfect environment | e.mükemmel bir ortamdae.mükemmel bir çevrede | - e. mükemmel bir ortamda
- e. mükemmel bir çevrede
|
|
| 47 |
| the perfect home environment | i.mükemmel ev ortamı | |
|
|
| 48 |
| no matter how perfect you are | b.ne kadar mükemmel olursan olb.ne kadar mükemmel olursanız olun | - b. ne kadar mükemmel olursan ol
- b. ne kadar mükemmel olursanız olun
|
|
| 49 |
| a more perfect moment than this | i.bundan daha mükemmel bir an | - i. bundan daha mükemmel bir an
|
|
| 50 |
| because the soil is perfect for it | b.(sebze, tahıl vb.) toprak onun için ideal olduğundanb.çünkü toprak onun için ideal | - b. (sebze, tahıl vb. ) toprak onun için ideal olduğundan
- b. çünkü toprak onun için ideal
|
|
|