| 1 |
| pain | f.üzf.acı verf.üzüntü verf.incitf.kalbini kırf.eziyet etf.canını yak | - f. üz
- f. acı ver
- f. üzüntü ver
- f. incit
- f. kalbini kır
- f. eziyet et
- f. canını yak
|
|
| 2 |
| pain | i.ağrıi.sızıi.sancıi.ağrılari.sızılari.sancılari.acıi.ıstırapi.ızdırapi.üzüntüi.azapi.elemi.kederi.derti.baş belası | - i. ağrı
- i. sızı
- i. sancı
- i. ağrılar
- i. sızılar
- i. sancılar
- i. acı
- i. ıstırap
- i. ızdırap
- i. üzüntü
- i. azap
- i. elem
- i. keder
- i. dert
- i. baş belası
|
|
| 3 |
| feel pain | f.acı çekf.canı acıf.canı yan | - f. acı çek
- f. canı acı
- f. canı yan
|
|
| 4 |
| cause pain | f.acıtf.ağrıtf.acıya sebebiyet verf.ağrıya sebebiyet ver | - f. acıt
- f. ağrıt
- f. acıya sebebiyet ver
- f. ağrıya sebebiyet ver
|
|
| 5 |
| suffer pain | f.acı çekf.ıstırap çekf.eziyet çek | - f. acı çek
- f. ıstırap çek
- f. eziyet çek
|
|
| 6 |
| in pain | e.acı içindee.ıstırap içindee.ıstıraplıe.acılıe.acıda | - e. acı içinde
- e. ıstırap içinde
- e. ıstıraplı
- e. acılı
- e. acıda
|
|
| 7 |
| to pain | f.üzmekf.acı vermekf.üzüntü vermekf.incitmekf.kalbini kırmakf.eziyet etmekf.canını yakmak | - f. üzmek
- f. acı vermek
- f. üzüntü vermek
- f. incitmek
- f. kalbini kırmak
- f. eziyet etmek
- f. canını yakmak
|
|
| 8 |
|
| 9 |
|
| 10 |
| acute pain | i.şiddetli ağrıi.keskin acıi.keskin sızıi.can acısı | - i. şiddetli ağrı
- i. keskin acı
- i. keskin sızı
- i. can acısı
|
|
| 11 |
|
| 12 |
|
| 13 |
| labor pain | i.doğum sancısı | |
|
|
| 14 |
|
| 15 |
| hunger pain | i.açlık ızdırabı | |
|
|
| 16 |
| labour pain | i.doğum sancısı | |
|
|
| 17 |
| muscle pain | i.adale ağrısı | |
|
|
| 18 |
| pain relief | i.ağrı kesicii.ağrı dindiricii.ağrı giderici | - i. ağrı kesici
- i. ağrı dindirici
- i. ağrı giderici
|
|
| 19 |
| extreme pain | i.şiddetli ağrıi.şiddetli acı | - i. şiddetli ağrı
- i. şiddetli acı
|
|
| 20 |
| intense pain | i.şiddetli ağrıi.şiddetli sancıi.şiddetli acı | - i. şiddetli ağrı
- i. şiddetli sancı
- i. şiddetli acı
|
|
| 21 |
| stomach pain | i.karın ağrısıi.mide ağrısı | - i. karın ağrısı
- i. mide ağrısı
|
|
| 22 |
| without pain | e.acısıze.ağrısıze.acı olmadan | - e. acısız
- e. ağrısız
- e. acı olmadan
|
|
| 23 |
| constant pain | i.sürekli ağrıi.sabit ağrı | - i. sürekli ağrı
- i. sabit ağrı
|
|
| 24 |
| pain medicine | i.ağrı kesici | |
|
|
| 25 |
| pain reliever | i.ağrı kesici | |
|
|
| 26 |
| physical pain | i.fiziksel ağrıi.fiziksel acıi.bedensel ağrıi.bedensel acı | - i. fiziksel ağrı
- i. fiziksel acı
- i. bedensel ağrı
- i. bedensel acı
|
|
| 27 |
| stabbing pain | i.bıçak saplanması gibi acıi.bıçak saplanması gibi ağrıi.ani ve keskin acıi.ani ve keskin ağrı | - i. bıçak saplanması gibi acı
- i. bıçak saplanması gibi ağrı
- i. ani ve keskin acı
- i. ani ve keskin ağrı
|
|
| 28 |
| emotional pain | i.duygusal acıi.ızdırap | - i. duygusal acı
- i. ızdırap
|
|
| 29 |
| excruciating pain | i.şiddetli acıi.şiddetli ağrıi.dayanılmaz acıi.dayanılmaz ağrı | - i. şiddetli acı
- i. şiddetli ağrı
- i. dayanılmaz acı
- i. dayanılmaz ağrı
|
|
| 30 |
| feel no pain | f.ağrı hissetmef.sarhoş ol | - f. ağrı hissetme
- f. sarhoş ol
|
|
| 31 |
| feel the pain | f.acıyı hissetf.ağrıyı hisset | - f. acıyı hisset
- f. ağrıyı hisset
|
|
| 32 |
| help the pain | f.acıyı dindirf.acıyı azaltf.acıyı hafifletf.ağrıyı dindirf.ağrıyı hafiflet | - f. acıyı dindir
- f. acıyı azalt
- f. acıyı hafiflet
- f. ağrıyı dindir
- f. ağrıyı hafiflet
|
|
| 33 |
| kill the pain | f.acıyı dindir | |
|
|
| 34 |
| scream in pain | f.acı içinde bağırf.acı içinde çığlık atf.acı içinde haykırf.acı içinde feryat et | - f. acı içinde bağır
- f. acı içinde çığlık at
- f. acı içinde haykır
- f. acı içinde feryat et
|
|
| 35 |
| stand the pain | f.acıya dayanf.acıya katlanf.acıyı çekf.acıya tahammül et | - f. acıya dayan
- f. acıya katlan
- f. acıyı çek
- f. acıya tahammül et
|
|
| 36 |
| deaden the pain | f.ağrıyı hafifletf.ağrıyı azaltf.ağrıyı kesf.ağrıyı dindirf.acıyı hafifletf.acıyı azaltf.acıyı kesf.acıyı dindir | - f. ağrıyı hafiflet
- f. ağrıyı azalt
- f. ağrıyı kes
- f. ağrıyı dindir
- f. acıyı hafiflet
- f. acıyı azalt
- f. acıyı kes
- f. acıyı dindir
|
|
| 37 |
| feeling no pain | s.kafası dumanlıs.sarhoş | - s. kafası dumanlı
- s. sarhoş
|
|
| 38 |
| cause sharp pain | f.keskin acıya sebebiyet verf.keskin ağrıya sebebiyet verf.şiddetli ağrıya yol aç | - f. keskin acıya sebebiyet ver
- f. keskin ağrıya sebebiyet ver
- f. şiddetli ağrıya yol aç
|
|
| 39 |
| relieve the pain | f.acıyı dindirf.ağrıyı dindir | - f. acıyı dindir
- f. ağrıyı dindir
|
|
| 40 |
| relieving the pain | i.acıyı dindirmei.ağrıyı dindirme | - i. acıyı dindirme
- i. ağrıyı dindirme
|
|
| 41 |
| on pain of | e.(bir şeyin sonucuna katlanmak) pahasına | - e. (bir şeyin sonucuna katlanmak) pahasına
|
|
| 42 |
| a sharp pain | i.keskin bir ağrıi.keskin bir acıi.ani şiddetli bir ağrıi.ani şiddetli bir acı | - i. keskin bir ağrı
- i. keskin bir acı
- i. ani şiddetli bir ağrı
- i. ani şiddetli bir acı
|
|
| 43 |
|
| 44 |
| in much pain | e.çok ağrısı vare.çok acı içindee.çok ağrı içindee.canı çok yanmaktae.çok acı çekmekte | - e. çok ağrısı var
- e. çok acı içinde
- e. çok ağrı içinde
- e. canı çok yanmakta
- e. çok acı çekmekte
|
|
| 45 |
| in such pain | e.o kadar acı içindee.öylesine acı içindee.o kadar ızdırap içinde | - e. o kadar acı içinde
- e. öylesine acı içinde
- e. o kadar ızdırap içinde
|
|
| 46 |
| pain of love | i.aşk acısıi.gönül acısıi.aşk ızdırabı | - i. aşk acısı
- i. gönül acısı
- i. aşk ızdırabı
|
|
| 47 |
| to feel pain | f.acı çekmekf.canı acımakf.canı yanmak | - f. acı çekmek
- f. canı acımak
- f. canı yanmak
|
|
| 48 |
| upon pain of | e.(bir şeyin sonucuna katlanmak) pahasına | - e. (bir şeyin sonucuna katlanmak) pahasına
|
|
| 49 |
| tears of pain | i.ıstırap gözyaşları | |
|
|
| 50 |
| to cause pain | f.acıtmakf.ağrıtmakf.acıya sebebiyet vermekf.ağrıya sebebiyet vermek | - f. acıtmak
- f. ağrıtmak
- f. acıya sebebiyet vermek
- f. ağrıya sebebiyet vermek
|
|
| 51 |
| under pain of | e.(bir şeyin sonucuna katlanmak) pahasına | - e. (bir şeyin sonucuna katlanmak) pahasına
|
|
| 52 |
| born from pain | s.acıdan doğmuş | |
|
|
| 53 |
| moment of pain | i.ıstırap anıi.ağrı anıi.sancı anı | - i. ıstırap anı
- i. ağrı anı
- i. sancı anı
|
|
| 54 |
| relief of pain | i.acıdan kurtulmai.ağrıdan kurtulma | - i. acıdan kurtulma
- i. ağrıdan kurtulma
|
|
| 55 |
| to suffer pain | f.acı çekmekf.ıstırap çekmekf.eziyet çekmek | - f. acı çekmek
- f. ıstırap çekmek
- f. eziyet çekmek
|
|
| 56 |
| a stabbing pain | i.bıçak gibi keskin acıi.şiddetli ağrı | - i. bıçak gibi keskin acı
- i. şiddetli ağrı
|
|
| 57 |
| a terrible pain | i.korkunç bir acıi.korkunç bir ağrıi.müthiş bir acıi.müthiş bir ağrı | - i. korkunç bir acı
- i. korkunç bir ağrı
- i. müthiş bir acı
- i. müthiş bir ağrı
|
|
| 58 |
| in constant pain | e.sürekli acı içindee.sürekli ağrı içinde | - e. sürekli acı içinde
- e. sürekli ağrı içinde
|
|
| 59 |
| in terrible pain | e.korkunç bir acı içinde | - e. korkunç bir acı içinde
|
|
| 60 |
| sensation of pain | i.acı hissi | |
|
|
| 61 |
| pain and suffering | i.zihinsel ve fiziksel acıi.maddi ve manevi hasar | - i. zihinsel ve fiziksel acı
- i. maddi ve manevi hasar
|
|
| 62 |
| pain of separation | i.ayrılık acısı | |
|
|
| 63 |
| the pain a woman experiences during childbirth | i.bir kadının doğum sırasında yaşadığı acıi.bir kadının doğum esnasında yaşadığı acı | - i. bir kadının doğum sırasında yaşadığı acı
- i. bir kadının doğum esnasında yaşadığı acı
|
|
| 64 |
| pain me to say | f.söylemek bana acı verf.söylemek bana üzüntü ver | - f. söylemek bana acı ver
- f. söylemek bana üzüntü ver
|
|
| 65 |
| deal with the pain | f.acının üstesinden gelf.(ağrı, acı, sızı, ıstırap vb. ile) başa çık | - f. acının üstesinden gel
- f. (ağrı, acı, sızı, ıstırap vb. ile) başa çık
|
|
| 66 |
| a hint of pain | i.bir gıdım acıi.azıcık acı | - i. bir gıdım acı
- i. azıcık acı
|
|
| 67 |
| a shoot of pain | i.keskin bir acıi.şiddetli bir ağrı | - i. keskin bir acı
- i. şiddetli bir ağrı
|
|
| 68 |
| in so much pain | e.çok fazla acı içindee.çok fazla ağrı içindee.canı çok fazla yanmaktae.çok fazla acı çekmekte | - e. çok fazla acı içinde
- e. çok fazla ağrı içinde
- e. canı çok fazla yanmakta
- e. çok fazla acı çekmekte
|
|
| 69 |
| pain in the ass | i.baş belasıi.karın ağrısıi.dert | - i. baş belası
- i. karın ağrısı
- i. dert
|
|
| 70 |
| to feel no pain | f.ağrı hissetmemekf.sarhoş olmak | - f. ağrı hissetmemek
- f. sarhoş olmak
|
|
| 71 |
| fear of the pain | i.acı çekme korkusu | |
|
|
| 72 |
| on pain of death | e.ölmek pahasınae.ölüm tehdidi altında(söyleneni yapmazsan ölürsün anlamında kullanılır) | - e. ölmek pahasına
- e. ölüm tehdidi altında
- (söyleneni yapmazsan ölürsün anlamında kullanılır)
|
|
| 73 |
| pain in the neck | i.baş belasıi.karın ağrısıi.derti.zahmeti.can sıkıcı şeyi.can sıkıcı kişii.sıkıntı veren şey | - i. baş belası
- i. karın ağrısı
- i. dert
- i. zahmet
- i. can sıkıcı şey
- i. can sıkıcı kişi
- i. sıkıntı veren şey
|
|
| 74 |
| to feel the pain | f.acıyı hissetmekf.ağrıyı hissetmek | - f. acıyı hissetmek
- f. ağrıyı hissetmek
|
|
| 75 |
| to help the pain | f.acıyı dindirmekf.acıyı azaltmakf.acıyı hafifletmekf.ağrıyı dindirmekf.ağrıyı hafifletmek | - f. acıyı dindirmek
- f. acıyı azaltmak
- f. acıyı hafifletmek
- f. ağrıyı dindirmek
- f. ağrıyı hafifletmek
|
|
| 76 |
| to kill the pain | f.acıyı dindirmek | |
|
|
| 77 |
| to scream in pain | f.acı içinde bağırmakf.acı içinde çığlık atmakf.acı içinde haykırmakf.acı içinde feryat etmek | - f. acı içinde bağırmak
- f. acı içinde çığlık atmak
- f. acı içinde haykırmak
- f. acı içinde feryat etmek
|
|
| 78 |
| to stand the pain | f.acıya dayanmakf.acıya katlanmakf.acıyı çekmekf.acıya tahammül etmek | - f. acıya dayanmak
- f. acıya katlanmak
- f. acıyı çekmek
- f. acıya tahammül etmek
|
|
| 79 |
| the pain of losing | i.kaybetme acısı | |
|
|
| 80 |
| to deaden the pain | f.ağrıyı hafifletmekf.ağrıyı azaltmakf.ağrıyı kesmekf.ağrıyı dindirmekf.acıyı hafifletmekf.acıyı azaltmakf.acıyı kesmekf.acıyı dindirmek | - f. ağrıyı hafifletmek
- f. ağrıyı azaltmak
- f. ağrıyı kesmek
- f. ağrıyı dindirmek
- f. acıyı hafifletmek
- f. acıyı azaltmak
- f. acıyı kesmek
- f. acıyı dindirmek
|
|
| 81 |
| upon pain of death | e.ölmek pahasınae.ölüm tehdidi altında(söyleneni yapmazsan ölürsün anlamında kullanılır) | - e. ölmek pahasına
- e. ölüm tehdidi altında
- (söyleneni yapmazsan ölürsün anlamında kullanılır)
|
|
| 82 |
| to cause sharp pain | f.keskin acıya sebebiyet vermekf.keskin ağrıya sebebiyet vermekf.şiddetli ağrıya yol açmak | - f. keskin acıya sebebiyet vermek
- f. keskin ağrıya sebebiyet vermek
- f. şiddetli ağrıya yol açmak
|
|
| 83 |
| to relieve the pain | f.acıyı dindirmekf.ağrıyı dindirmek | - f. acıyı dindirmek
- f. ağrıyı dindirmek
|
|
| 84 |
| under pain of death | e.ölmek pahasınae.ölüm tehdidi altında(söyleneni yapmazsan ölürsün anlamında kullanılır) | - e. ölmek pahasına
- e. ölüm tehdidi altında
- (söyleneni yapmazsan ölürsün anlamında kullanılır)
|
|
| 85 |
| if the pain persists | b.ağrı devam ederse | |
|
|
| 86 |
| in excruciating pain | e.dayanılmaz acı içinde | |
|
|
| 87 |
| muscle and joint pain | i.adale ve eklem ağrısı | |
|
|
| 88 |
| there's no greater pain | b.daha büyük acı yok | |
|
|
| 89 |
| You've caused enough pain | b.yeterince acıya sebebiyet verdin.b.yeterince üzüntüye sebebiyet verdinb.yeterince acıya sebep oldun.b.yeterince üzüntüye sebep oldunb.yeterince üzüntüye yol açtın | - b. yeterince acıya sebebiyet verdin.
- b. yeterince üzüntüye sebebiyet verdin
- b. yeterince acıya sebep oldun.
- b. yeterince üzüntüye sebep oldun
- b. yeterince üzüntüye yol açtın
|
|
| 90 |
| needless pain for everyone | i.herkes için gereksiz acıi.herkes için ızdırapi.herkes için gereksiz üzüntü | - i. herkes için gereksiz acı
- i. herkes için ızdırap
- i. herkes için gereksiz üzüntü
|
|
| 91 |
| on pain of excommunication | e.aforoz edilme pahasına | - e. aforoz edilme pahasına
|
|
| 92 |
| abdominal pain | i.karın ağrısı | |
|
|
| 93 |
| in a lot of pain | e.çok acı içindee.acısı çoke.ağrısı çoke.sancısı çok | - e. çok acı içinde
- e. acısı çok
- e. ağrısı çok
- e. sancısı çok
|
|
| 94 |
| a pain in the ass | i.bir baş belasıi.bir karın ağrısı | - i. bir baş belası
- i. bir karın ağrısı
|
|
| 95 |
| to pain me to say | f.söylemek bana acı vermekf.söylemek bana üzüntü vermek | - f. söylemek bana acı vermek
- f. söylemek bana üzüntü vermek
|
|
| 96 |
| a pain in the arse | i.bir baş belasıi.bir karın ağrısıi.bir dert | - i. bir baş belası
- i. bir karın ağrısı
- i. bir dert
|
|
| 97 |
| a pain in the butt | i.bir baş belasıi.bir karın ağrısı | - i. bir baş belası
- i. bir karın ağrısı
|
|
| 98 |
| a pain in the neck | i.bir baş belasıi.bir karın ağrısı | - i. bir baş belası
- i. bir karın ağrısı
|
|
| 99 |
| a life full of pain | i.acı dolu bir hayati.elem dolu bir hayati.ıstırap dolu bir hayat | - i. acı dolu bir hayat
- i. elem dolu bir hayat
- i. ıstırap dolu bir hayat
|
|
| 100 |
| the pain in my back | i.sırtımdaki ağrı | |
|
|
| 101 |
| the pain of my life | i.hayatımın acısıi.hayatımın azabıi.hayatımın baş belası | - i. hayatımın acısı
- i. hayatımın azabı
- i. hayatımın baş belası
|
|
|