| 1 |
| mature | f.olgunlaşf.erginleşf.olgunlaştırf.vadesi gel | - f. olgunlaş
- f. erginleş
- f. olgunlaştır
- f. vadesi gel
|
|
| 2 |
| mature | s.yetişkins.ergins.olguns.erişkins.gelişkins.olgunlaşmışs.yetkins.kemale ermişs.vadesi gelmiş | - s. yetişkin
- s. ergin
- s. olgun
- s. erişkin
- s. gelişkin
- s. olgunlaşmış
- s. yetkin
- s. kemale ermiş
- s. vadesi gelmiş
|
|
| 3 |
| to mature | f.olgunlaşmakf.erginleşmekf.olgunlaştırmakf.vadesi gelmek | - f. olgunlaşmak
- f. erginleşmek
- f. olgunlaştırmak
- f. vadesi gelmek
|
|
| 4 |
| mature men | i.olgun erkekleri.olgun adamlar | - i. olgun erkekler
- i. olgun adamlar
|
|
| 5 |
| mature student | i.yaşı geçkin öğrencii.yaşı geçkin talebe | - i. yaşı geçkin öğrenci
- i. yaşı geçkin talebe
|
|
| 6 |
| sexually mature | s.cinsel açıdan olguns.cinsel olarak olguns.cinsel açıdan olgunlaşmışs.cinsel bakımdan olgunlaşmışs.seksüel olgunluğa erişmiş | - s. cinsel açıdan olgun
- s. cinsel olarak olgun
- s. cinsel açıdan olgunlaşmış
- s. cinsel bakımdan olgunlaşmış
- s. seksüel olgunluğa erişmiş
|
|
| 7 |
| mature audiences | i.yetişkin seyircileri.yetişkin izleyiciler | - i. yetişkin seyirciler
- i. yetişkin izleyiciler
|
|
| 8 |
| a mature man | i.yetişkin bir erkeki.yetişkin bir adami.yetişkin bir insani.olgun bir erkeki.olgun bir adami.olgun bir insani.erişkin bir insani.erişkin bir erkek | - i. yetişkin bir erkek
- i. yetişkin bir adam
- i. yetişkin bir insan
- i. olgun bir erkek
- i. olgun bir adam
- i. olgun bir insan
- i. erişkin bir insan
- i. erişkin bir erkek
|
|
| 9 |
| a very mature | s.çok olgun birs.çok erişkin bir | - s. çok olgun bir
- s. çok erişkin bir
|
|
| 10 |
| a mature woman | i.yetişkin bir kadıni.olgun bir kadın | - i. yetişkin bir kadın
- i. olgun bir kadın
|
|
| 11 |
| a mature response | i.olgun bir cevapi.olgun bir yanıt | - i. olgun bir cevap
- i. olgun bir yanıt
|
|
| 12 |
| for mature audiences | e.yetişkin seyirciler içine.yetişkin izleyiciler için | - e. yetişkin seyirciler için
- e. yetişkin izleyiciler için
|
|
| 13 |
| a mature relationship | i.olgun bir ilişki | |
|
|
| 14 |
| after mature consideration | e.iyice düşündükten sonrae.düşünüp taşındıktan sonra | - e. iyice düşündükten sonra
- e. düşünüp taşındıktan sonra
|
|
| 15 |
| in a mature way | z.olgun bir şekilde | |
|
|
| 16 |
| in a mature manner | z.olgun bir şekilde | |
|
|
| 17 |
| a very mature young lady | i.çok olgun genç bir bayan | - i. çok olgun genç bir bayan
|
|
| 18 |
| when the watermelon is fully mature | b.karpuz tam olgunlaştığındab.karpuz tamamen olgunlaştığında | - b. karpuz tam olgunlaştığında
- b. karpuz tamamen olgunlaştığında
|
|
|