| 1 |
| hole | f.delik açf.delf.(golf) topu deliğe sok | - f. delik aç
- f. del
- f. (golf) topu deliğe sok
|
|
| 2 |
| hole | i.deliki.çukuri.oyuki.boşluki.karanlık yeri.kötü durumi.(k.dili) ağız | - i. delik
- i. çukur
- i. oyuk
- i. boşluk
- i. karanlık yer
- i. kötü durum
- i. (k. dili) ağız
|
|
| 3 |
|
| 4 |
| to hole | f.delik açmakf.delmekf.(golf) topu deliğe sokmak | - f. delik açmak
- f. delmek
- f. (golf) topu deliğe sokmak
|
|
| 5 |
| air hole | i.hava deliğii.hava boşluğu | - i. hava deliği
- i. hava boşluğu
|
|
| 6 |
|
| 7 |
| peep hole | i.gözetleme deliğii.dikiz deliği | - i. gözetleme deliği
- i. dikiz deliği
|
|
| 8 |
| shit hole | i.bok çukurui.pislik çukurui.pis yeri.berbat yer | - i. bok çukuru
- i. pislik çukuru
- i. pis yer
- i. berbat yer
|
|
| 9 |
| worm hole | i.kurt deliğii.kurt yeniği | - i. kurt deliği
- i. kurt yeniği
|
|
| 10 |
| black hole | i.hapishane koğuşui.kara delik | - i. hapishane koğuşu
- i. kara delik
|
|
| 11 |
| glory hole | i.(eşyaların karışık ve düzensiz bir şekilde depolandığı) dolapi.sandık odası | - i. (eşyaların karışık ve düzensiz bir şekilde depolandığı) dolap
- i. sandık odası
|
|
| 12 |
|
| 13 |
| spout hole | i.(balina) su fışkırtma deliğii.(ayı balığı vb.) burun deliği | - i. (balina) su fışkırtma deliği
- i. (ayı balığı vb. ) burun deliği
|
|
| 14 |
|
| 15 |
|
| 16 |
| bullet hole | i.kurşun deliği | |
|
|
| 17 |
| rabbit hole | i.tavşan deliğii.tavşan yuvası | - i. tavşan deliği
- i. tavşan yuvası
|
|
| 18 |
| swallow hole | i.düdeni.obruki.doğal çukur | - i. düden
- i. obruk
- i. doğal çukur
|
|
| 19 |
| dig a hole | f.çukur kazf.bir çukur kaz | - f. çukur kaz
- f. bir çukur kaz
|
|
| 20 |
|
| 21 |
| blow a hole | f.delik açf.çukur aç | |
|
|
| 22 |
|
| 23 |
| make a hole | f.delik açf.çukur kazf.yol aç | - f. delik aç
- f. çukur kaz
- f. yol aç
|
|
| 24 |
| pick a hole | f.delik açf.çukur kazf.kusur bul | - f. delik aç
- f. çukur kaz
- f. kusur bul
|
|
| 25 |
|
| 26 |
| in a hole | e.bir deliktee.zor durumda | - e. bir delikte
- e. zor durumda
|
|
| 27 |
| a big hole | i.büyük bir deliki.kocaman bir delik | - i. büyük bir delik
- i. kocaman bir delik
|
|
| 28 |
| to hole up | f.saklanmakf.gizlenmek | - f. saklanmak
- f. gizlenmek
|
|
| 29 |
| a deep hole | i.derin bir çukur | |
|
|
| 30 |
| a huge hole | i.kocaman bir deliki.çok büyük bir delik | - i. kocaman bir delik
- i. çok büyük bir delik
|
|
| 31 |
| a tiny hole | i.küçük bir delik | |
|
|
| 32 |
|
| 33 |
| in the hole | e.deliktee.oyuktae.çukurdae.(zarar etmekte) içeridee.bataktae.borçlu | - e. delikte
- e. oyukta
- e. çukurda
- e. (zarar etmekte) içeride
- e. batakta
- e. borçlu
|
|
| 34 |
| a black hole | i.kara bir delik | |
|
|
| 35 |
| a gaping hole | i.kocaman bir deliki.kocaman bir oyuki.kocaman bir çukuri.kocaman bir boşluk | - i. kocaman bir delik
- i. kocaman bir oyuk
- i. kocaman bir çukur
- i. kocaman bir boşluk
|
|
| 36 |
| an empty hole | i.boş bir deliki.boş bir çukur | - i. boş bir delik
- i. boş bir çukur
|
|
| 37 |
| into the hole | e.deliğee.çukurae.boşluğa | - e. deliğe
- e. çukura
- e. boşluğa
|
|
| 38 |
| dig a deep hole | f.derin bir çukur kaz | |
|
|
| 39 |
| crawl into a hole | f.(sürünerek) bir deliğe gir | - f. (sürünerek) bir deliğe gir
|
|
| 40 |
| make the hole bigger | f.deliği büyüt | |
|
|
| 41 |
| to dig a hole | f.çukur kazmakf.bir çukur kazmak | - f. çukur kazmak
- f. bir çukur kazmak
|
|
| 42 |
| to put a hole | f.bir delik açmak | |
|
|
| 43 |
| to blow a hole | f.delik açmakf.çukur açmak | - f. delik açmak
- f. çukur açmak
|
|
| 44 |
| to bore a hole | f.delik açmak | |
|
|
| 45 |
| to make a hole | f.delik açmakf.çukur kazmakf.yol açmak | - f. delik açmak
- f. çukur kazmak
- f. yol açmak
|
|
| 46 |
| to pick a hole | f.delik açmakf.çukur kazmakf.kusur bulmak | - f. delik açmak
- f. çukur kazmak
- f. kusur bulmak
|
|
| 47 |
| to poke a hole | f.delik açmak | |
|
|
| 48 |
| ace in the hole | i.(zamanı gelince işe yarayacak) kozi.avantaji.üstünlük | - i. (zamanı gelince işe yarayacak) koz
- i. avantaj
- i. üstünlük
|
|
| 49 |
| out of the hole | e.deliğin dışındae.deliğin dışınaz.delikten dışarız.kötü bir durumun dışınaz.(batak vb.den) düzlüğe | - e. deliğin dışında
- e. deliğin dışına
- z. delikten dışarı
- z. kötü bir durumun dışına
- z. (batak vb. den) düzlüğe
|
|
| 50 |
| from a tiny hole | e.küçük bir delikten | |
|
|
| 51 |
| hole in the wall | i.duvardaki deliki.mütevazi evi.mütevazi işyerii.mütevazi dükkani.mütevazi restorani.gösterişsiz restorani.gösterişsiz dükkan | - i. duvardaki delik
- i. mütevazi ev
- i. mütevazi işyeri
- i. mütevazi dükkan
- i. mütevazi restoran
- i. gösterişsiz restoran
- i. gösterişsiz dükkan
|
|
| 52 |
| There's a gaping hole | b.kocaman bir delik varb.kocaman bir oyuk varb.kocaman bir çukur varb.kocaman bir boşluk var | - b. kocaman bir delik var
- b. kocaman bir oyuk var
- b. kocaman bir çukur var
- b. kocaman bir boşluk var
|
|
| 53 |
| get out of the hole | f.(kötü bir durumdan kurtulup)düzlüğe çıkf.(mali açık, iş zararı, kumar borcu vb. den dolayı)bataktan kurtulf.(parasal yönden)düzlüğe çıkf.delikten çık | - f. (kötü bir durumdan kurtulup)düzlüğe çık
- f. (mali açık, iş zararı, kumar borcu vb. den dolayı)bataktan kurtul
- f. (parasal yönden)düzlüğe çık
- f. delikten çık
|
|
| 54 |
| climb out of the hole | f.(kötü bir durumdan kurtulup)düzlüğe çıkf.(mali açık, iş zararı, kumar borcu vb. den dolayı)bataktan kurtulf.(parasal yönden)düzlüğe çıkf.delikten çık | - f. (kötü bir durumdan kurtulup)düzlüğe çık
- f. (mali açık, iş zararı, kumar borcu vb. den dolayı)bataktan kurtul
- f. (parasal yönden)düzlüğe çık
- f. delikten çık
|
|
| 55 |
| a hole in the wall | i.duvardaki bir deliki.mütevazi bir evi.mütevazi bir işyerii.mütevazi bir dükkani.mütevazi bir restorani.gösterişsiz bir restorani.gösterişsiz bir dükkan | - i. duvardaki bir delik
- i. mütevazi bir ev
- i. mütevazi bir işyeri
- i. mütevazi bir dükkan
- i. mütevazi bir restoran
- i. gösterişsiz bir restoran
- i. gösterişsiz bir dükkan
|
|
| 56 |
| an ace in the hole | i.(zamanı gelince işe yarayacak) bir kozi.bir avantaji.bir üstünlük | - i. (zamanı gelince işe yarayacak) bir koz
- i. bir avantaj
- i. bir üstünlük
|
|
| 57 |
| my ace in the hole | i.kozumi.avantajımi.üstünlüğüm | - i. kozum
- i. avantajım
- i. üstünlüğüm
|
|
| 58 |
| to dig a deep hole | f.derin bir çukur kazmak | - f. derin bir çukur kazmak
|
|
| 59 |
| the hole in the wall | i.duvardaki delik | |
|
|
| 60 |
| to crawl into a hole | f.(sürünerek) bir deliğe girmek | - f. (sürünerek) bir deliğe girmek
|
|
| 61 |
| to make the hole bigger | f.deliği büyütmek | |
|
|
| 62 |
| dig a hole in the ground | f.yerde bir çukur kaz | |
|
|
| 63 |
| to get out of the hole | f.(kötü bir durumdan kurtulup) düzlüğe çıkmakf.(mali açık, iş zararı, kumar borcu vb. den dolayı) bataktan kurtulmakf.(parasal yönden) düzlüğe çıkmakf.delikten çıkmak | - f. (kötü bir durumdan kurtulup) düzlüğe çıkmak
- f. (mali açık, iş zararı, kumar borcu vb. den dolayı) bataktan kurtulmak
- f. (parasal yönden) düzlüğe çıkmak
- f. delikten çıkmak
|
|
| 64 |
| to climb out of the hole | f.(kötü bir durumdan kurtulup) düzlüğe çıkmakf.(mali açık, iş zararı, kumar borcu vb. den dolayı) bataktan kurtulmakf.(parasal yönden) düzlüğe çıkmakf.delikten çıkmak | - f. (kötü bir durumdan kurtulup) düzlüğe çıkmak
- f. (mali açık, iş zararı, kumar borcu vb. den dolayı) bataktan kurtulmak
- f. (parasal yönden) düzlüğe çıkmak
- f. delikten çıkmak
|
|
| 65 |
| from the hole in the wall | e.duvardaki delikten | |
|
|
| 66 |
| square peg in a round hole | i.kalıbının adamı olmayan kişii.bulunduğu yere uygun olmayan kişi | - i. kalıbının adamı olmayan kişi
- i. bulunduğu yere uygun olmayan kişi
|
|
| 67 |
| through a hole in the wall | e.duvardaki bir deliktene.duvardaki bir deliğin içinden | - e. duvardaki bir delikten
- e. duvardaki bir deliğin içinden
|
|
| 68 |
| to dig a hole in the ground | f.yerde bir çukur kazmak | - f. yerde bir çukur kazmak
|
|
| 69 |
| a square peg in a round hole | i.kalıbının adamı olmayan bir kişii.bulunduğu yere uygun olmayan bir kişi | - i. kalıbının adamı olmayan bir kişi
- i. bulunduğu yere uygun olmayan bir kişi
|
|
|