| 1 |
| excuse | f.affetf.bağışlaf.mazur görf.izin verf.müsaade etf.mazur gösterf.haklı çıkarf.muaf tut | - f. affet
- f. bağışla
- f. mazur gör
- f. izin ver
- f. müsaade et
- f. mazur göster
- f. haklı çıkar
- f. muaf tut
|
|
| 2 |
| excuse | i.mazereti.özüri.bahane | - i. mazeret
- i. özür
- i. bahane
|
|
| 3 |
| to excuse | f.affetmekf.bağışlamakf.mazur görmekf.izin vermekf.müsaade etmekf.mazur göstermekf.haklı çıkarmakf.muaf tutmak | - f. affetmek
- f. bağışlamak
- f. mazur görmek
- f. izin vermek
- f. müsaade etmek
- f. mazur göstermek
- f. haklı çıkarmak
- f. muaf tutmak
|
|
| 4 |
| fine excuse | i.iyi bahanei.iyi mazereti.güzel bahanei.güzel mazeret | - i. iyi bahane
- i. iyi mazeret
- i. güzel bahane
- i. güzel mazeret
|
|
| 5 |
| good excuse | i.iyi bahanei.iyi mazereti.iyi özür | - i. iyi bahane
- i. iyi mazeret
- i. iyi özür
|
|
| 6 |
| lame excuse | i.sudan bahanei.sudan mazereti.kabul edilemez özür | - i. sudan bahane
- i. sudan mazeret
- i. kabul edilemez özür
|
|
| 7 |
| poor excuse | i.sudan bahanei.sudan mazeret | - i. sudan bahane
- i. sudan mazeret
|
|
| 8 |
| thin excuse | i.sudan bahanei.sudan mazeret | - i. sudan bahane
- i. sudan mazeret
|
|
| 9 |
| feeble excuse | i.sudan bahanei.sudan mazeret | - i. sudan bahane
- i. sudan mazeret
|
|
| 10 |
| flimsy excuse | i.sudan bahanei.uyduruk bahanei.sudan mazereti.uyduruk mazeret | - i. sudan bahane
- i. uyduruk bahane
- i. sudan mazeret
- i. uyduruk mazeret
|
|
| 11 |
| without excuse | e.mazeretsize.mazeret olmaksızıne.mazeret olmadan | - e. mazeretsiz
- e. mazeret olmaksızın
- e. mazeret olmadan
|
|
| 12 |
| pathetic excuse | i.kötü mazereti.kötü bahanei.boktan mazereti.boktan bahanei.işe yaramaz kişii.beş para etmez kişi | - i. kötü mazeret
- i. kötü bahane
- i. boktan mazeret
- i. boktan bahane
- i. işe yaramaz kişi
- i. beş para etmez kişi
|
|
| 13 |
| trumped-up excuse | i.uyduruk bahane | |
|
|
| 14 |
| find an excuse | f.bir bahane bulf.bir mazeret bul | - f. bir bahane bul
- f. bir mazeret bul
|
|
| 15 |
| have an excuse | f.bir mazereti olf.bir özrü ol | - f. bir mazereti ol
- f. bir özrü ol
|
|
| 16 |
| make an excuse | f.bir bahane üretf.bir bahane yaratf.bir bahane uydurf.bir mazeret uydurf.bir mazeret beyan et | - f. bir bahane üret
- f. bir bahane yarat
- f. bir bahane uydur
- f. bir mazeret uydur
- f. bir mazeret beyan et
|
|
| 17 |
| find some excuse | f.bazı bahaneler bulf.bir bahane bul | - f. bazı bahaneler bul
- f. bir bahane bul
|
|
| 18 |
| having an excuse | s.mazeretli | |
|
|
| 19 |
| making an excuse | i.mazeret beyan etmei.bahane uydurma | - i. mazeret beyan etme
- i. bahane uydurma
|
|
| 20 |
| concoct an excuse | f.bir bahane uydurf.bir mazeret uydur | - f. bir bahane uydur
- f. bir mazeret uydur
|
|
| 21 |
| excuse the expression | f.tabiri mazur gör | |
|
|
| 22 |
| as an excuse | e.bir mazeret olarake.bir bahane olarak | - e. bir mazeret olarak
- e. bir bahane olarak
|
|
| 23 |
| a good excuse | i.iyi bir bahanei.iyi bir mazereti.iyi bir özür | - i. iyi bir bahane
- i. iyi bir mazeret
- i. iyi bir özür
|
|
| 24 |
| a lame excuse | i.sudan bir bahanei.sudan bir mazereti.kıytırık bir bahanei.kıytırık bir mazeret | - i. sudan bir bahane
- i. sudan bir mazeret
- i. kıytırık bir bahane
- i. kıytırık bir mazeret
|
|
| 25 |
| a thin excuse | i.sudan bahane | |
|
|
| 26 |
| now excuse me | b.şimdi bana müsaadeb.şimdi izninizleb.şimdi müsaadenizle | - b. şimdi bana müsaade
- b. şimdi izninizle
- b. şimdi müsaadenizle
|
|
| 27 |
| a valid excuse | i.geçerli bir bahanei.geçerli bir mazereti.sağlam bir mazereti.meşru bir mazeret | - i. geçerli bir bahane
- i. geçerli bir mazeret
- i. sağlam bir mazeret
- i. meşru bir mazeret
|
|
| 28 |
| a better excuse | i.daha iyi bir mazereti.daha iyi bir bahane | - i. daha iyi bir mazeret
- i. daha iyi bir bahane
|
|
| 29 |
| a flimsy excuse | i.uyduruk bir mazereti.sudan bir mazeret | - i. uyduruk bir mazeret
- i. sudan bir mazeret
|
|
| 30 |
| a likely excuse | i.inandırıcı bir mazereti.makul bir mazeret | - i. inandırıcı bir mazeret
- i. makul bir mazeret
|
|
| 31 |
| excuse my french | b.sözüm meclisten dışarı | - b. sözüm meclisten dışarı
|
|
| 32 |
| without an excuse | e.mazeretsiz | |
|
|
| 33 |
| a realistic excuse | i.gerçekçi bir bahane | |
|
|
| 34 |
| the perfect excuse | i.mükemmel bir bahane | |
|
|
| 35 |
| a reasonable excuse | i.makul bir mazereti.makul bir bahane | - i. makul bir mazeret
- i. makul bir bahane
|
|
| 36 |
| make up an excuse | f.mazeret uydurf.bahane uydurf.bir mazeret uydurf.bir bahane uydur | - f. mazeret uydur
- f. bahane uydur
- f. bir mazeret uydur
- f. bir bahane uydur
|
|
| 37 |
| vamp up an excuse | f.bir bahane uydur | |
|
|
| 38 |
| have a good excuse | f.iyi bir bahanesi olf.iyi bir mazereti olf.iyi bir özrü ol | - f. iyi bir bahanesi ol
- f. iyi bir mazereti ol
- f. iyi bir özrü ol
|
|
| 39 |
| look for an excuse | f.bir bahane araf.bahane araf.mazeret ara | - f. bir bahane ara
- f. bahane ara
- f. mazeret ara
|
|
| 40 |
| make up some excuse | f.bir mazeret uydurf.bir bahane uydur | - f. bir mazeret uydur
- f. bir bahane uydur
|
|
| 41 |
| excuse for a man | i.erkek müsveddesi | |
|
|
| 42 |
| to find an excuse | f.bir bahane bulmakf.bir mazeret bulmak | - f. bir bahane bulmak
- f. bir mazeret bulmak
|
|
| 43 |
| to have an excuse | f.bir mazereti olmakf.bir özrü olmak | - f. bir mazereti olmak
- f. bir özrü olmak
|
|
| 44 |
| to make an excuse | f.bir bahane üretmekf.bir bahane yaratmakf.bir bahane uydurmakf.bir mazeret uydurmakf.bir mazeret beyan etmek | - f. bir bahane üretmek
- f. bir bahane yaratmak
- f. bir bahane uydurmak
- f. bir mazeret uydurmak
- f. bir mazeret beyan etmek
|
|
| 45 |
| excuse for a woman | i.kadın müsveddesi | |
|
|
| 46 |
| if you'll excuse me | b.izninleb.müsaadenleb.izin verirsenb.müsaade edersenb.beni bağışlarsanb.beni mazur görürsenb.izninizleb.müsaadenizleb.izin verirsenizb.müsaade edersenizb.beni bağışlarsanızb.beni mazur görürseniz | - b. izninle
- b. müsaadenle
- b. izin verirsen
- b. müsaade edersen
- b. beni bağışlarsan
- b. beni mazur görürsen
- b. izninizle
- b. müsaadenizle
- b. izin verirseniz
- b. müsaade ederseniz
- b. beni bağışlarsanız
- b. beni mazur görürseniz
|
|
| 47 |
| to find some excuse | f.bazı bahaneler bulmakf.bir bahane bulmak | - f. bazı bahaneler bulmak
- f. bir bahane bulmak
|
|
| 48 |
| That's no excuse for | b.bu .... için bir mazeret değilb.bu .... için bir bahane değilb.bu .... için bir bahane olamazb.bu .... için bir mazeret olamaz | - b. bu . . . . için bir mazeret değil
- b. bu . . . . için bir bahane değil
- b. bu . . . . için bir bahane olamaz
- b. bu . . . . için bir mazeret olamaz
|
|
| 49 |
| a pretty lame excuse | i.çok sudan bir bahanei.çok sudan bir mazeret | - i. çok sudan bir bahane
- i. çok sudan bir mazeret
|
|
| 50 |
| to concoct an excuse | f.bir bahane uydurmakf.bir mazeret uydurmak | - f. bir bahane uydurmak
- f. bir mazeret uydurmak
|
|
| 51 |
| to excuse the expression | f.tabiri mazur görmek | |
|
|
| 52 |
| use that as an excuse | f.bunu bir mazeret olarak kullanf.bunu bir bahane olarak kullan | - f. bunu bir mazeret olarak kullan
- f. bunu bir bahane olarak kullan
|
|
| 53 |
| come up with an excuse | f.bir bahane bulf.bir bahane düşünf.bir mazeret bulf.bir mazeret düşünf.bir özür bul | - f. bir bahane bul
- f. bir bahane düşün
- f. bir mazeret bul
- f. bir mazeret düşün
- f. bir özür bul
|
|
| 54 |
| think up a good excuse | f.iyi bir bahane uydurf.iyi bir mazeret uydur | - f. iyi bir bahane uydur
- f. iyi bir mazeret uydur
|
|
| 55 |
| to make up an excuse | f.mazeret uydurmakf.bahane uydurmakf.bir mazeret uydurmakf.bir bahane uydurmak | - f. mazeret uydurmak
- f. bahane uydurmak
- f. bir mazeret uydurmak
- f. bir bahane uydurmak
|
|
| 56 |
| to vamp up an excuse | f.bir bahane uydurmak | |
|
|
| 57 |
| if you will excuse me | b.izin verirsenizb.müsaade edersenizb.beni bağışlarsanızb.izninizleb.müsaadenizle | - b. izin verirseniz
- b. müsaade ederseniz
- b. beni bağışlarsanız
- b. izninizle
- b. müsaadenizle
|
|
| 58 |
| to have a good excuse | f.iyi bir bahanesi olmakf.iyi bir mazereti olmakf.iyi bir özrü olmak | - f. iyi bir bahanesi olmak
- f. iyi bir mazereti olmak
- f. iyi bir özrü olmak
|
|
| 59 |
| to look for an excuse | f.bir bahane aramakf.bahane aramakf.mazeret aramak | - f. bir bahane aramak
- f. bahane aramak
- f. mazeret aramak
|
|
| 60 |
| to make up some excuse | f.bir mazeret uydurmakf.bir bahane uydurmak | - f. bir mazeret uydurmak
- f. bir bahane uydurmak
|
|
| 61 |
| excuse me for saying so | b.böyle söylediğim için beni bağışlayınb.böyle söylediğim için beni mazur görün | - b. böyle söylediğim için beni bağışlayın
- b. böyle söylediğim için beni mazur görün
|
|
| 62 |
| if you'll excuse me now | b.şimdi izin verirsenb.şimdi izninleb.şimdi müsaadenleb.şimdi kusura bakmazsanb.şimdi izin verirsenizb.şimdi izninizleb.şimdi müsaadenizleb.şimdi kusura bakmazsanız | - b. şimdi izin verirsen
- b. şimdi izninle
- b. şimdi müsaadenle
- b. şimdi kusura bakmazsan
- b. şimdi izin verirseniz
- b. şimdi izninizle
- b. şimdi müsaadenizle
- b. şimdi kusura bakmazsanız
|
|
| 63 |
| now if you'll excuse me | b.şimdi izninizleb.şimdi müsaadenizleb.şimdi izin verirsenizb.şimdi müsaade ederseniz | - b. şimdi izninizle
- b. şimdi müsaadenizle
- b. şimdi izin verirseniz
- b. şimdi müsaade ederseniz
|
|
| 64 |
| excuse for a human being | i.insan müsveddesi | |
|
|
| 65 |
| excuse me for saying this | b.bunu söylediğim için beni bağışlayınb.bunu söylediğim için beni mazur görün | - b. bunu söylediğim için beni bağışlayın
- b. bunu söylediğim için beni mazur görün
|
|
| 66 |
| to use that as an excuse | f.bunu bir mazeret olarak kullanmakf.bunu bir bahane olarak kullanmak | - f. bunu bir mazeret olarak kullanmak
- f. bunu bir bahane olarak kullanmak
|
|
| 67 |
| to come up with an excuse | f.bir bahane bulmakf.bir bahane düşünmekf.bir mazeret bulmakf.bir mazeret düşünmekf.bir özür bulmak | - f. bir bahane bulmak
- f. bir bahane düşünmek
- f. bir mazeret bulmak
- f. bir mazeret düşünmek
- f. bir özür bulmak
|
|
| 68 |
| to think up a good excuse | f.iyi bir bahane uydurmakf.iyi bir mazeret uydurmak | - f. iyi bir bahane uydurmak
- f. iyi bir mazeret uydurmak
|
|
| 69 |
| by using that as an excuse | b.bunu bahane ederekb.bunu bahane olarak kullanarak | - b. bunu bahane ederek
- b. bunu bahane olarak kullanarak
|
|
| 70 |
| in the nature of an excuse | e.bir özür mahiyetindee.bir özür niteliğinde | - e. bir özür mahiyetinde
- e. bir özür niteliğinde
|
|
| 71 |
| using her illness as an excuse | b.hastalığını bahane ederekb.hastalığını bahane olarak kullanarak | - b. hastalığını bahane ederek
- b. hastalığını bahane olarak kullanarak
|
|
| 72 |
| using his illness as an excuse | b.hastalığını bahane ederekb.hastalığını bahane olarak kullanarak | - b. hastalığını bahane ederek
- b. hastalığını bahane olarak kullanarak
|
|
| 73 |
| an excuse to get rid of me | i.benden kurtulmak için bir mazeret | - i. benden kurtulmak için bir mazeret
|
|
| 74 |
| if you excuse me for a minute | b.beni bir dakika mazur görürsenizb.beni bir dakika bağışlarsanızb.bana bir dakika izin verirsenizb.bana bir dakika müsaade ederseniz | - b. beni bir dakika mazur görürseniz
- b. beni bir dakika bağışlarsanız
- b. bana bir dakika izin verirseniz
- b. bana bir dakika müsaade ederseniz
|
|
| 75 |
| if you don't have a good excuse | b.iyi bir mazeretin yoksab.iyi bir mazeretiniz yoksa | - b. iyi bir mazeretin yoksa
- b. iyi bir mazeretiniz yoksa
|
|
| 76 |
| if you'll excuse me for a moment | b.beni bir dakika bağışlarsanızb.bana bir dakika izin verirsenizb.bana bir dakika müsaade edersenizb.beni bir dakika mazur görürseniz | - b. beni bir dakika bağışlarsanız
- b. bana bir dakika izin verirseniz
- b. bana bir dakika müsaade ederseniz
- b. beni bir dakika mazur görürseniz
|
|
| 77 |
| if you'll excuse us for a moment | b.bizi bir dakika bağışlarsanızb.bize bir dakika izin verirsenizb.bize bir dakika müsaade ederseniz | - b. bizi bir dakika bağışlarsanız
- b. bize bir dakika izin verirseniz
- b. bize bir dakika müsaade ederseniz
|
|
| 78 |
| by using her illness as an excuse | b.hastalığını bahane ederekb.hastalığını bahane olarak kullanarak | - b. hastalığını bahane ederek
- b. hastalığını bahane olarak kullanarak
|
|
| 79 |
| by using his illness as an excuse | b.hastalığını bahane ederekb.hastalığını bahane olarak kullanarak | - b. hastalığını bahane ederek
- b. hastalığını bahane olarak kullanarak
|
|
|