• Üye Ol | Üye Girişi | English
  • Örnek cümlemiz aşağıdaki gibi olsun;

    İngilizcesi
    About what time will you be here?

    Türkçesi
    - Saat kaç gibi burada olacaksın?
    - Saat kaç gibi burada olursun?
    - Saat kaç gibi geleceksin?
    - Saat kaç gibi gelirsin?

    1. Yukarıdaki cümleleri tam yazarak.

    2. Cümle içinde geçen kelimeleri bitişik şekilde yazarak.

    Aşağıdaki kelimeleri yazarak yukarıdaki örnek cümleye kolaylıkla ulaşırsınız.
      "saat kaç gibi burada"
      "saat kaç gibi"
      "kaç gibi burada olursun"
      "gibi burada olacaksın"
      "gibi burada olursun"
      "kaç gibi geleceksin"
      "kaç gibi gelirsin"
      "burada olacaksın"
      "burada olursun"


    Engturk'te 700.000 'den fazla cümle olduğu için tek kelime ile arama yaptığınızda çok fazla sonuç çıkabilir. O nedenle, günlük hayatta kullandığımız cümleleri an az iki ya da üç kelime ile aramanız halinde istediğiniz sonuca daha kolay ulaşırsınız.

  • en-tr
    Aradığınız cümleyi nasıl bulacaksınız?

    Aradığınız Kelime: excuse

    Kısaltmaların Anlamları?
  • i. isim - Şahıs, cisim, yer adı olarak kullanılan kelimeler ya da kelimeler grubu.

    b. bağlaç - if, since, because, after gibi sözcüklerle başlayan ya da içinde eylem geçen kısa cümlecikler.

    d. deyim - Sözlük anlamından farklı bir anlam veren ve genelde sonunda ünlem işareti olan sözcükler.

    e. edat - Edat ile başlayan, edat ile biten ya da başında bağlaç kullanılmamış kısa deyimler.

    f. fiil - Eylem ifade eden kelimeler.

    s. sıfat - İsimleri nitelik ve nicelik bakımından tanımlayan sözcükler.

    yf. yardımcı fiil - is, am, are, do, have, will, can, could, would, should, must gibi fiil ile birlikte kullanılan sözcükler. Yardımcı fiil eylemin zamanını göstermekle birlikte cümleleri olumsuz ya da soru haline dönüştürmek için de kullanılırlar.

    z. zarf - Yer, zaman ve nitelik belirten sözcükler.

    zm. zamir - I, you, he, she, it, we, they, me, him, her, us, them gibi kişi ya da varlıkların yerine kullanılan sözcükler.

  • Bulunan sonuç "79" cümle anlamları için tıklayınız

    English Türkçe
    1
    excuse
  • f.affet
  • f.bağışla
  • f.mazur gör
  • f.izin ver
  • f.müsaade et
  • f.mazur göster
  • f.haklı çıkar
  • f.muaf tut
    • f.    affet
    • f.    bağışla
    • f.    mazur gör
    • f.    izin ver
    • f.    müsaade et
    • f.    mazur göster
    • f.    haklı çıkar
    • f.    muaf tut
    2
    excuse
  • i.mazeret
  • i.özür
  • i.bahane
    • i.    mazeret
    • i.    özür
    • i.    bahane
    3
    to excuse
  • f.affetmek
  • f.bağışlamak
  • f.mazur görmek
  • f.izin vermek
  • f.müsaade etmek
  • f.mazur göstermek
  • f.haklı çıkarmak
  • f.muaf tutmak
    • f.    affetmek
    • f.    bağışlamak
    • f.    mazur görmek
    • f.    izin vermek
    • f.    müsaade etmek
    • f.    mazur göstermek
    • f.    haklı çıkarmak
    • f.    muaf tutmak
    4
    fine excuse
  • i.iyi bahane
  • i.iyi mazeret
  • i.güzel bahane
  • i.güzel mazeret
    • i.    iyi bahane
    • i.    iyi mazeret
    • i.    güzel bahane
    • i.    güzel mazeret
    5
    good excuse
  • i.iyi bahane
  • i.iyi mazeret
  • i.iyi özür
    • i.    iyi bahane
    • i.    iyi mazeret
    • i.    iyi özür
    6
    lame excuse
  • i.sudan bahane
  • i.sudan mazeret
  • i.kabul edilemez özür
    • i.    sudan bahane
    • i.    sudan mazeret
    • i.    kabul edilemez özür
    7
    poor excuse
  • i.sudan bahane
  • i.sudan mazeret
    • i.    sudan bahane
    • i.    sudan mazeret
    8
    thin excuse
  • i.sudan bahane
  • i.sudan mazeret
    • i.    sudan bahane
    • i.    sudan mazeret
    9
    feeble excuse
  • i.sudan bahane
  • i.sudan mazeret
    • i.    sudan bahane
    • i.    sudan mazeret
    10
    flimsy excuse
  • i.sudan bahane
  • i.uyduruk bahane
  • i.sudan mazeret
  • i.uyduruk mazeret
    • i.    sudan bahane
    • i.    uyduruk bahane
    • i.    sudan mazeret
    • i.    uyduruk mazeret
    11
    without excuse
  • e.mazeretsiz
  • e.mazeret olmaksızın
  • e.mazeret olmadan
    • e.    mazeretsiz
    • e.    mazeret olmaksızın
    • e.    mazeret olmadan
    12
    pathetic excuse
  • i.kötü mazeret
  • i.kötü bahane
  • i.boktan mazeret
  • i.boktan bahane
  • i.işe yaramaz kişi
  • i.beş para etmez kişi
    • i.    kötü mazeret
    • i.    kötü bahane
    • i.    boktan mazeret
    • i.    boktan bahane
    • i.    işe yaramaz kişi
    • i.    beş para etmez kişi
    13
    trumped-up excuse
  • i.uyduruk bahane
    • i.    uyduruk bahane
    14
    find an excuse
  • f.bir bahane bul
  • f.bir mazeret bul
    • f.    bir bahane bul
    • f.    bir mazeret bul
    15
    have an excuse
  • f.bir mazereti ol
  • f.bir özrü ol
    • f.    bir mazereti ol
    • f.    bir özrü ol
    16
    make an excuse
  • f.bir bahane üret
  • f.bir bahane yarat
  • f.bir bahane uydur
  • f.bir mazeret uydur
  • f.bir mazeret beyan et
    • f.    bir bahane üret
    • f.    bir bahane yarat
    • f.    bir bahane uydur
    • f.    bir mazeret uydur
    • f.    bir mazeret beyan et
    17
    find some excuse
  • f.bazı bahaneler bul
  • f.bir bahane bul
    • f.    bazı bahaneler bul
    • f.    bir bahane bul
    18
    having an excuse
  • s.mazeretli
    • s.    mazeretli
    19
    making an excuse
  • i.mazeret beyan etme
  • i.bahane uydurma
    • i.    mazeret beyan etme
    • i.    bahane uydurma
    20
    concoct an excuse
  • f.bir bahane uydur
  • f.bir mazeret uydur
    • f.    bir bahane uydur
    • f.    bir mazeret uydur
    21
    excuse the expression
  • f.tabiri mazur gör
    • f.    tabiri mazur gör
    22
    as an excuse
  • e.bir mazeret olarak
  • e.bir bahane olarak
    • e.    bir mazeret olarak
    • e.    bir bahane olarak
    23
    a good excuse
  • i.iyi bir bahane
  • i.iyi bir mazeret
  • i.iyi bir özür
    • i.    iyi bir bahane
    • i.    iyi bir mazeret
    • i.    iyi bir özür
    24
    a lame excuse
  • i.sudan bir bahane
  • i.sudan bir mazeret
  • i.kıytırık bir bahane
  • i.kıytırık bir mazeret
    • i.    sudan bir bahane
    • i.    sudan bir mazeret
    • i.    kıytırık bir bahane
    • i.    kıytırık bir mazeret
    25
    a thin excuse
  • i.sudan bahane
    • i.    sudan bahane
    26
    now excuse me
  • b.şimdi bana müsaade
  • b.şimdi izninizle
  • b.şimdi müsaadenizle
    • b.    şimdi bana müsaade
    • b.    şimdi izninizle
    • b.    şimdi müsaadenizle
    27
    a valid excuse
  • i.geçerli bir bahane
  • i.geçerli bir mazeret
  • i.sağlam bir mazeret
  • i.meşru bir mazeret
    • i.    geçerli bir bahane
    • i.    geçerli bir mazeret
    • i.    sağlam bir mazeret
    • i.    meşru bir mazeret
    28
    a better excuse
  • i.daha iyi bir mazeret
  • i.daha iyi bir bahane
    • i.    daha iyi bir mazeret
    • i.    daha iyi bir bahane
    29
    a flimsy excuse
  • i.uyduruk bir mazeret
  • i.sudan bir mazeret
    • i.    uyduruk bir mazeret
    • i.    sudan bir mazeret
    30
    a likely excuse
  • i.inandırıcı bir mazeret
  • i.makul bir mazeret
    • i.    inandırıcı bir mazeret
    • i.    makul bir mazeret
    31
    excuse my french
  • b.sözüm meclisten dışarı
    • b.    sözüm meclisten dışarı
    32
    without an excuse
  • e.mazeretsiz
    • e.    mazeretsiz
    33
    a realistic excuse
  • i.gerçekçi bir bahane
    • i.    gerçekçi bir bahane
    34
    the perfect excuse
  • i.mükemmel bir bahane
    • i.    mükemmel bir bahane
    35
    a reasonable excuse
  • i.makul bir mazeret
  • i.makul bir bahane
    • i.    makul bir mazeret
    • i.    makul bir bahane
    36
    make up an excuse
  • f.mazeret uydur
  • f.bahane uydur
  • f.bir mazeret uydur
  • f.bir bahane uydur
    • f.    mazeret uydur
    • f.    bahane uydur
    • f.    bir mazeret uydur
    • f.    bir bahane uydur
    37
    vamp up an excuse
  • f.bir bahane uydur
    • f.    bir bahane uydur
    38
    have a good excuse
  • f.iyi bir bahanesi ol
  • f.iyi bir mazereti ol
  • f.iyi bir özrü ol
    • f.    iyi bir bahanesi ol
    • f.    iyi bir mazereti ol
    • f.    iyi bir özrü ol
    39
    look for an excuse
  • f.bir bahane ara
  • f.bahane ara
  • f.mazeret ara
    • f.    bir bahane ara
    • f.    bahane ara
    • f.    mazeret ara
    40
    make up some excuse
  • f.bir mazeret uydur
  • f.bir bahane uydur
    • f.    bir mazeret uydur
    • f.    bir bahane uydur
    41
    excuse for a man
  • i.erkek müsveddesi
    • i.    erkek müsveddesi
    42
    to find an excuse
  • f.bir bahane bulmak
  • f.bir mazeret bulmak
    • f.    bir bahane bulmak
    • f.    bir mazeret bulmak
    43
    to have an excuse
  • f.bir mazereti olmak
  • f.bir özrü olmak
    • f.    bir mazereti olmak
    • f.    bir özrü olmak
    44
    to make an excuse
  • f.bir bahane üretmek
  • f.bir bahane yaratmak
  • f.bir bahane uydurmak
  • f.bir mazeret uydurmak
  • f.bir mazeret beyan etmek
    • f.    bir bahane üretmek
    • f.    bir bahane yaratmak
    • f.    bir bahane uydurmak
    • f.    bir mazeret uydurmak
    • f.    bir mazeret beyan etmek
    45
    excuse for a woman
  • i.kadın müsveddesi
    • i.    kadın müsveddesi
    46
    if you'll excuse me
  • b.izninle
  • b.müsaadenle
  • b.izin verirsen
  • b.müsaade edersen
  • b.beni bağışlarsan
  • b.beni mazur görürsen
  • b.izninizle
  • b.müsaadenizle
  • b.izin verirseniz
  • b.müsaade ederseniz
  • b.beni bağışlarsanız
  • b.beni mazur görürseniz
    • b.    izninle
    • b.    müsaadenle
    • b.    izin verirsen
    • b.    müsaade edersen
    • b.    beni bağışlarsan
    • b.    beni mazur görürsen
    • b.    izninizle
    • b.    müsaadenizle
    • b.    izin verirseniz
    • b.    müsaade ederseniz
    • b.    beni bağışlarsanız
    • b.    beni mazur görürseniz
    47
    to find some excuse
  • f.bazı bahaneler bulmak
  • f.bir bahane bulmak
    • f.    bazı bahaneler bulmak
    • f.    bir bahane bulmak
    48
    That's no excuse for
  • b.bu .... için bir mazeret değil
  • b.bu .... için bir bahane değil
  • b.bu .... için bir bahane olamaz
  • b.bu .... için bir mazeret olamaz
    • b.    bu .    .    .    .     için bir mazeret değil
    • b.    bu .    .    .    .     için bir bahane değil
    • b.    bu .    .    .    .     için bir bahane olamaz
    • b.    bu .    .    .    .     için bir mazeret olamaz
    49
    a pretty lame excuse
  • i.çok sudan bir bahane
  • i.çok sudan bir mazeret
    • i.    çok sudan bir bahane
    • i.    çok sudan bir mazeret
    50
    to concoct an excuse
  • f.bir bahane uydurmak
  • f.bir mazeret uydurmak
    • f.    bir bahane uydurmak
    • f.    bir mazeret uydurmak
    51
    to excuse the expression
  • f.tabiri mazur görmek
    • f.    tabiri mazur görmek
    52
    use that as an excuse
  • f.bunu bir mazeret olarak kullan
  • f.bunu bir bahane olarak kullan
    • f.    bunu bir mazeret olarak kullan
    • f.    bunu bir bahane olarak kullan
    53
    come up with an excuse
  • f.bir bahane bul
  • f.bir bahane düşün
  • f.bir mazeret bul
  • f.bir mazeret düşün
  • f.bir özür bul
    • f.    bir bahane bul
    • f.    bir bahane düşün
    • f.    bir mazeret bul
    • f.    bir mazeret düşün
    • f.    bir özür bul
    54
    think up a good excuse
  • f.iyi bir bahane uydur
  • f.iyi bir mazeret uydur
    • f.    iyi bir bahane uydur
    • f.    iyi bir mazeret uydur
    55
    to make up an excuse
  • f.mazeret uydurmak
  • f.bahane uydurmak
  • f.bir mazeret uydurmak
  • f.bir bahane uydurmak
    • f.    mazeret uydurmak
    • f.    bahane uydurmak
    • f.    bir mazeret uydurmak
    • f.    bir bahane uydurmak
    56
    to vamp up an excuse
  • f.bir bahane uydurmak
    • f.    bir bahane uydurmak
    57
    if you will excuse me
  • b.izin verirseniz
  • b.müsaade ederseniz
  • b.beni bağışlarsanız
  • b.izninizle
  • b.müsaadenizle
    • b.    izin verirseniz
    • b.    müsaade ederseniz
    • b.    beni bağışlarsanız
    • b.    izninizle
    • b.    müsaadenizle
    58
    to have a good excuse
  • f.iyi bir bahanesi olmak
  • f.iyi bir mazereti olmak
  • f.iyi bir özrü olmak
    • f.    iyi bir bahanesi olmak
    • f.    iyi bir mazereti olmak
    • f.    iyi bir özrü olmak
    59
    to look for an excuse
  • f.bir bahane aramak
  • f.bahane aramak
  • f.mazeret aramak
    • f.    bir bahane aramak
    • f.    bahane aramak
    • f.    mazeret aramak
    60
    to make up some excuse
  • f.bir mazeret uydurmak
  • f.bir bahane uydurmak
    • f.    bir mazeret uydurmak
    • f.    bir bahane uydurmak
    61
    excuse me for saying so
  • b.böyle söylediğim için beni bağışlayın
  • b.böyle söylediğim için beni mazur görün
    • b.    böyle söylediğim için beni bağışlayın
    • b.    böyle söylediğim için beni mazur görün
    62
    if you'll excuse me now
  • b.şimdi izin verirsen
  • b.şimdi izninle
  • b.şimdi müsaadenle
  • b.şimdi kusura bakmazsan
  • b.şimdi izin verirseniz
  • b.şimdi izninizle
  • b.şimdi müsaadenizle
  • b.şimdi kusura bakmazsanız
    • b.    şimdi izin verirsen
    • b.    şimdi izninle
    • b.    şimdi müsaadenle
    • b.    şimdi kusura bakmazsan
    • b.    şimdi izin verirseniz
    • b.    şimdi izninizle
    • b.    şimdi müsaadenizle
    • b.    şimdi kusura bakmazsanız
    63
    now if you'll excuse me
  • b.şimdi izninizle
  • b.şimdi müsaadenizle
  • b.şimdi izin verirseniz
  • b.şimdi müsaade ederseniz
    • b.    şimdi izninizle
    • b.    şimdi müsaadenizle
    • b.    şimdi izin verirseniz
    • b.    şimdi müsaade ederseniz
    64
    excuse for a human being
  • i.insan müsveddesi
    • i.    insan müsveddesi
    65
    excuse me for saying this
  • b.bunu söylediğim için beni bağışlayın
  • b.bunu söylediğim için beni mazur görün
    • b.    bunu söylediğim için beni bağışlayın
    • b.    bunu söylediğim için beni mazur görün
    66
    to use that as an excuse
  • f.bunu bir mazeret olarak kullanmak
  • f.bunu bir bahane olarak kullanmak
    • f.    bunu bir mazeret olarak kullanmak
    • f.    bunu bir bahane olarak kullanmak
    67
    to come up with an excuse
  • f.bir bahane bulmak
  • f.bir bahane düşünmek
  • f.bir mazeret bulmak
  • f.bir mazeret düşünmek
  • f.bir özür bulmak
    • f.    bir bahane bulmak
    • f.    bir bahane düşünmek
    • f.    bir mazeret bulmak
    • f.    bir mazeret düşünmek
    • f.    bir özür bulmak
    68
    to think up a good excuse
  • f.iyi bir bahane uydurmak
  • f.iyi bir mazeret uydurmak
    • f.    iyi bir bahane uydurmak
    • f.    iyi bir mazeret uydurmak
    69
    by using that as an excuse
  • b.bunu bahane ederek
  • b.bunu bahane olarak kullanarak
    • b.    bunu bahane ederek
    • b.    bunu bahane olarak kullanarak
    70
    in the nature of an excuse
  • e.bir özür mahiyetinde
  • e.bir özür niteliğinde
    • e.    bir özür mahiyetinde
    • e.    bir özür niteliğinde
    71
    using her illness as an excuse
  • b.hastalığını bahane ederek
  • b.hastalığını bahane olarak kullanarak
    • b.    hastalığını bahane ederek
    • b.    hastalığını bahane olarak kullanarak
    72
    using his illness as an excuse
  • b.hastalığını bahane ederek
  • b.hastalığını bahane olarak kullanarak
    • b.    hastalığını bahane ederek
    • b.    hastalığını bahane olarak kullanarak
    73
    an excuse to get rid of me
  • i.benden kurtulmak için bir mazeret
    • i.    benden kurtulmak için bir mazeret
    74
    if you excuse me for a minute
  • b.beni bir dakika mazur görürseniz
  • b.beni bir dakika bağışlarsanız
  • b.bana bir dakika izin verirseniz
  • b.bana bir dakika müsaade ederseniz
    • b.    beni bir dakika mazur görürseniz
    • b.    beni bir dakika bağışlarsanız
    • b.    bana bir dakika izin verirseniz
    • b.    bana bir dakika müsaade ederseniz
    75
    if you don't have a good excuse
  • b.iyi bir mazeretin yoksa
  • b.iyi bir mazeretiniz yoksa
    • b.    iyi bir mazeretin yoksa
    • b.    iyi bir mazeretiniz yoksa
    76
    if you'll excuse me for a moment
  • b.beni bir dakika bağışlarsanız
  • b.bana bir dakika izin verirseniz
  • b.bana bir dakika müsaade ederseniz
  • b.beni bir dakika mazur görürseniz
    • b.    beni bir dakika bağışlarsanız
    • b.    bana bir dakika izin verirseniz
    • b.    bana bir dakika müsaade ederseniz
    • b.    beni bir dakika mazur görürseniz
    77
    if you'll excuse us for a moment
  • b.bizi bir dakika bağışlarsanız
  • b.bize bir dakika izin verirseniz
  • b.bize bir dakika müsaade ederseniz
    • b.    bizi bir dakika bağışlarsanız
    • b.    bize bir dakika izin verirseniz
    • b.    bize bir dakika müsaade ederseniz
    78
    by using her illness as an excuse
  • b.hastalığını bahane ederek
  • b.hastalığını bahane olarak kullanarak
    • b.    hastalığını bahane ederek
    • b.    hastalığını bahane olarak kullanarak
    79
    by using his illness as an excuse
  • b.hastalığını bahane ederek
  • b.hastalığını bahane olarak kullanarak
    • b.    hastalığını bahane ederek
    • b.    hastalığını bahane olarak kullanarak

    Aradığınız kelime "excuse" cümle anlamları "382" sonuç

    English Türkçe
    1
    Görmek için tıklayınız!
  • Affedersiniz!
  • Bakar mısınız?
  • Özür dilerim!
  • Pardon!
  • İzninizle!
  • Müsaadenizle!
  • Beni affedin!
  • Beni bağışlayın!
  • Beni mazur görün!
  • Bana izin verin!
  • Bana müsaade edin!
  • 2
    Görmek için tıklayınız!
  • Affedersiniz.
  • Bakar mısınız?
  • Özür dilerim.
  • Pardon.
  • İzninizle.
  • Müsaadenizle.
  • Beni affedin.
  • Beni bağışlayın.
  • Beni mazur görün.
  • Bana izin verin.
  • Bana müsaade edin.
  • 3
    Görmek için tıklayınız!
  • Affedersiniz?
  • Anlamadım?
  • Anlayamadım?
  • Duyamadım?
  • 4
    Görmek için tıklayınız!
  • Özür dileriz!
  • Bakar mısınız!
  • Affedersiniz!
  • Bağışlayın!
  • İzninizle!
  • Müsaadenizle!
  • Pardon!
  • Bizi affedin!
  • Bizi bağışlayın!
  • Bizi mazur görün!
  • Bize izin verin!
  • Bize müsaade edin!
  • 5
    Görmek için tıklayınız!
  • Özür dileriz.
  • Affedersiniz.
  • Bağışlayın.
  • İzninizle.
  • Müsaadenizle.
  • Pardon.
  • Bizi affedin.
  • Bizi bağışlayın.
  • Bizi mazur görün.
  • Bize izin verin.
  • Bize müsaade edin.
  • 6
    Görmek için tıklayınız!
  • Affedersiniz, millet.
  • 7
    Görmek için tıklayınız!
  • Affedersiniz, çocuklar.
  • Affedersiniz, arkadaşlar.
  • Affedersiniz beyler.
  • 8
    Görmek için tıklayınız!
  • Sözüm meclisten dışarı.
  • 9
    Görmek için tıklayınız!
  • Kılığımı bağışlayın.
  • Kılığımın kusuruna bakmayın.
  • 10
    Görmek için tıklayınız!
  • Arkadaşlarımın kusuruna bakma.
  • Arkadaşlarımı mazur gör.
  • Arkadaşlarımı bağışla.
  • Arkadaşlarımın kusuruna bakmayın.
  • Arkadaşlarımı mazur görün.
  • Arkadaşlarımı bağışlayın.
  • 11
    Görmek için tıklayınız!
  • Kocamın kusuruna bakma.
  • Kocamı mazur gör.
  • Kocamı bağışla.
  • Kocamın kusuruna bakmayın.
  • Kocamı mazur görün.
  • Kocamı bağışlayın.
  • 12
    Görmek için tıklayınız!
  • Karımın kusuruna bakma.
  • Karımı mazur gör.
  • Karımı bağışla.
  • Karımın kusuruna bakmayın.
  • Karımı mazur görün.
  • Karımı bağışlayın.
  • 13
    Görmek için tıklayınız!
  • Tabiri mazur gör.
  • Tabiri mazur görün.
  • 14
    Görmek için tıklayınız!
  • Dağınıklığı mazur gör.
  • Dağınıklığın kusuruna bakma.
  • Dağınıklığı bağışla.
  • Dağınıklığı mazur görün.
  • Dağınıklığın kusuruna bakmayın.
  • Dağınıklığı bağışlayın.
  • Dağınıklık için bağışlayın.
  • 15
    Görmek için tıklayınız!
  • Kendimi mazur göreceğim.
  • Kendime izin vereceğim.
  • 16
    Görmek için tıklayınız!
  • Bu mazeret değil.
  • Bu bahane değil.
  • Bu bahane olamaz.
  • Bu mazeret olamaz.
  • 17
    Görmek için tıklayınız!
  • Şimdi bana müsaade.
  • Şimdi izninizle.
  • Şimdi müsaadenizle.
  • 18
    Görmek için tıklayınız!
  • Bu mazeret değil.
  • Bu bahane değil.
  • Bu hiç mazeret değil.
  • Bu hiç bahane değil.
  • Bu bahane olamaz.
  • Bu mazeret olamaz.
  • 19
    Görmek için tıklayınız!
  • Mazeret yok.
  • Bahane yok.
  • Hiçbir mazeret yok.
  • Bunun özrü yok.
  • Bunun mazereti yok.
  • Bunun bahanesi yok.
  • Bunun hiçbir mazereti yok.
  • Bunun hiçbir özrü yok.
  • Bunun mazereti olmaz.
  • Bunun bahanesi olmaz.
  • Bunun mazereti olamaz.
  • Bunun bahanesi olamaz.
  • 20
    Görmek için tıklayınız!
  • Mazeretin ne?
  • Bahanen ne?
  • Senin mazeretin ne?
  • Senin bahanen ne?
  • Mazeretiniz ne?
  • Bahaneniz ne?
  • Sizin mazeretiniz ne?
  • Sizin bahaneniz ne?
  • 21
    Görmek için tıklayınız!
  • Hangi bahaneyle?
  • Hangi mazeretle?
  • 22
    Görmek için tıklayınız!
  • Beni mazur görebilir misiniz?
  • Beni bağışlayabilir misiniz?
  • Bana müsaade edebilir misiniz?
  • Bana izin verebilir misiniz?
  • 23
    Görmek için tıklayınız!
  • Bizi mazur görebilir misiniz?
  • Bizi bağışlayabilir misiniz?
  • Bize müsaade edebilir misiniz?
  • Bize izin verebilir misiniz?
  • 24
    Görmek için tıklayınız!
  • Bana müsaade edebilir misiniz?
  • Bana izin verebilir misiniz?
  • Beni mazur görebilir misiniz?
  • Beni bağışlayabilir misiniz?
  • 25
    Görmek için tıklayınız!
  • Bize müsaade edebilir misiniz?
  • Bize izin verebilir misiniz?
  • Bizi mazur görebilir misiniz?
  • Bizi bağışlayabilir misiniz?
  • 26
    Görmek için tıklayınız!
  • Bir dakika izninizle.
  • Bana bir dakika izin verin.
  • Bana bir dakika müsaade edin.
  • Beni bir dakika bağışlayın.
  • Beni bir dakika affedin.
  • Beni bir dakika mazur görün.
  • 27
    Görmek için tıklayınız!
  • Bir dakika izninle.
  • Bana bir dakika izin ver.
  • Bana bir dakika müsaade et.
  • Beni bir dakika bağışla.
  • Beni bir dakika affet.
  • Beni bir dakika mazur gör.
  • Bir dakika izninizle.
  • Bana bir dakika izin verin.
  • Bana bir dakika müsaade edin.
  • Beni bir dakika bağışlayın.
  • Beni bir dakika affedin.
  • Beni bir dakika mazur görün.
  • 28
    Görmek için tıklayınız!
  • Bir saniye izninle.
  • Bana bir saniye izin ver.
  • Bana bir saniye müsaade et.
  • Beni bir saniye bağışla.
  • Beni bir saniye affet.
  • Beni bir saniye mazur gör.
  • Bir saniye izninizle.
  • Bana bir saniye izin verin.
  • Bana bir saniye müsaade edin.
  • Beni bir saniye bağışlayın.
  • Beni bir saniye affedin.
  • Beni bir saniye mazur görün.
  • 29
    Görmek için tıklayınız!
  • Sorduğum için bağışlayın.
  • Sorduğum için mazur görün.
  • 30
    Görmek için tıklayınız!
  • Böldüğüm için bağışla.
  • Araya girdiğim için bağışla.
  • Sözünü balla kestim.
  • Lafını balla kestim.
  • Sözünü kestiğim için bağışla.
  • Sözünü kestiğim için affet.
  • Lafını böldüğüm için bağışla.
  • Lafının arasına girdiğim için bağışla.
  • Böldüğüm için bağışlayın.
  • Araya girdiğim için bağışlayın.
  • Sözünüzü balla kestim.
  • Lafınızı balla kestim.
  • Sözünüzü kestiğim için bağışlayın.
  • Sözünüzü kestiğim için affedin.
  • Lafınızı böldüğüm için bağışlayın.
  • Lafınızın arasına girdiğim için bağışlayın.
  • 31
    Görmek için tıklayınız!
  • Bir dakika izninle.
  • Bana bir dakika izin ver.
  • Bana bir dakika müsaade et.
  • Beni bir dakika bağışla.
  • Beni bir dakika affet.
  • Beni bir dakika mazur gör.
  • Bir dakika izninizle.
  • Bana bir dakika izin verin.
  • Bana bir dakika müsaade edin.
  • Beni bir dakika bağışlayın.
  • Beni bir dakika affedin.
  • Beni bir dakika mazur görün.
  • 32
    Görmek için tıklayınız!
  • Bir saniye izninle.
  • Bana bir saniye izin ver.
  • Bana bir saniye müsaade et.
  • Beni bir saniye bağışla.
  • Beni bir saniye affet.
  • Beni bir saniye mazur gör.
  • Bir saniye izninizle.
  • Bana bir saniye izin verin.
  • Bana bir saniye müsaade edin.
  • Beni bir saniye bağışlayın.
  • Beni bir saniye affedin.
  • Beni bir saniye mazur görün.
  • 33
    Görmek için tıklayınız!
  • Mazeretim yok.
  • Bahanem yok.
  • Hiçbir bahanem yok.
  • Hiçbir mazeretim yok.
  • Hiçbir bahanem olamaz.
  • Hiçbir mazeretim olamaz.
  • 34
    Görmek için tıklayınız!
  • Mazeretim yok.
  • Bahanem yok.
  • Hiçbir bahanem yok.
  • Hiçbir mazeretim yok.
  • Hiçbir bahanem olamaz.
  • Hiçbir mazeretim olamaz.
  • 35
    Görmek için tıklayınız!
  • İzninizi istiyorum.
  • 36
    Görmek için tıklayınız!
  • İzninle.
  • Müsaadenle.
  • İzin verirsen.
  • Müsaade edersen.
  • Beni bağışlarsan.
  • Beni mazur görürsen.
  • Kusura bakmazsan.
  • İzninizle.
  • İzin verirseniz.
  • Müsaade ederseniz.
  • Beni bağışlarsanız.
  • Mazur görürseniz.
  • Kusura bakmazsanız.
  • 37
    Görmek için tıklayınız!
  • Mazeretin bu mu?
  • Bahanen bu mu?
  • Bu mu bahanen?
  • Senin bahanen bu mu?
  • 38
    Görmek için tıklayınız!
  • Bu bir mazeret değil.
  • Bu bir bahane değil.
  • 39
    Görmek için tıklayınız!
  • Herhangi bir bahane uydur.
  • Herhangi bir mazeret uydur.
  • 40
    Görmek için tıklayınız!
  • Bunun mazereti yok.
  • Bunun bir özrü yok.
  • Bunun bir mazereti yok.
  • Bunun hiçbir mazereti yok.
  • Bu affedilir gibi değil.
  • Bunun mazereti olamaz.
  • Bunun özrü olamaz.
  • Bunun mazur gösterilebilecek bir tarafı yok.
  • Bunun mazur gösterilebilecek bir yanı yok.
  • Bunun mazur gösterilebilecek hiçbir tarafı yok.
  • Bunun mazur gösterilebilecek hiçbir yanı yok.
  • 41
    Görmek için tıklayınız!
  • Bu sefer mazeret yok.
  • Bu sefer bahane yok.
  • 42
    Görmek için tıklayınız!
  • Lütfen İngilizcemin kusuruna bakmayın.
  • 43
    Görmek için tıklayınız!
  • Bu onu mazur göstermez.
  • Bu onu haklı çıkarmaz.
  • 44
    Görmek için tıklayınız!
  • Bu onu mazur göstermez.
  • Bu onu haklı çıkarmaz.
  • 45
    Görmek için tıklayınız!
  • Bu onu mazur göstermez.
  • Bu onu haklı çıkarmaz.
  • 46
    Görmek için tıklayınız!
  • Bu mazeret değil.
  • Bu bahane değil.
  • Bu hiç mazeret değil.
  • Bu hiç bahane değil.
  • Bu bahane olamaz.
  • Bu mazeret olamaz.
  • 47
    Görmek için tıklayınız!
  • O benim bahanemdi.
  • Bu benim bahanemdi.
  • Bu benim mazeretimdi.
  • 48
    Görmek için tıklayınız!
  • Bu sudan bir bahane.
  • Bu sudan bir mazeret.
  • Bu kıytırık bir bahane.
  • Bu kıytırık bir mazeret.
  • 49
    Görmek için tıklayınız!
  • Bu sadece bir bahane.
  • 50
    Görmek için tıklayınız!
  • Bu bir mazeret değil.
  • Bu bir bahane değil.
  • 51
    Görmek için tıklayınız!
  • Mazeret yok.
  • Bahane yok.
  • Hiçbir mazeret yok.
  • Bunun özrü yok.
  • Bunun mazereti yok.
  • Bunun bahanesi yok.
  • Bunun hiçbir mazereti yok.
  • Bunun hiçbir özrü yok.
  • Bunun mazereti olmaz.
  • Bunun bahanesi olmaz.
  • Bunun mazereti olamaz.
  • Bunun bahanesi olamaz.
  • 52
    Görmek için tıklayınız!
  • Mazeretin bu mu?
  • Bahanen bu mu?
  • 53
    Görmek için tıklayınız!
  • İzin verir misin?
  • Müsaade eder misin?
  • İzin verir misiniz?
  • Müsaade eder misiniz?
  • Beni bağışlar mısın?
  • Beni mazur görür müsün?
  • Bana müsaade eder misin?
  • Beni bağışlar mısınız?
  • Beni mazur görür müsünüz?
  • 54
    Görmek için tıklayınız!
  • Bizi bağışlar mısınız?
  • Bizi mazur görür müsünüz?
  • Bize müsaade eder misiniz?
  • Bize izin verir misiniz?
  • 55
    Görmek için tıklayınız!
  • Beni bağışlar mısın?
  • Beni mazur görür müsün?
  • Bana izin verir misin?
  • Müsaade eder misin?
  • Beni bağışlar mısınız?
  • Beni mazur görür müsünüz?
  • Bana izin verir misiniz?
  • Müsaade eder misiniz?
  • 56
    Görmek için tıklayınız!
  • Bizi bağışlar mısın?
  • Bizi mazur görür müsün?
  • Bize müsaade eder misin?
  • Bize izin verir misin?
  • Bizi bağışlar mısınız?
  • Bizi mazur görür müsünüz?
  • Bize müsaade eder misiniz?
  • Bize izin verir misiniz?
  • 57
    Görmek için tıklayınız!
  • Mazeretin yok.
  • Bahanen yok.
  • Hiçbir bahanen yok.
  • Hiçbir mazeretin yok.
  • Hiçbir bahanen olamaz.
  • Hiçbir mazeretin olamaz.
  • 58
    Görmek için tıklayınız!
  • Beni mazur görmelisiniz.
  • Beni bağışlamalısınız.
  • 59
    Görmek için tıklayınız!
  • Bana müsaade edebilir misiniz, lütfen?
  • Bana izin verebilir misiniz, lütfen?
  • Beni mazur görebilir misiniz, lütfen?
  • Beni bağışlayabilir misiniz, lütfen?
  • 60
    Görmek için tıklayınız!
  • Bize müsaade edebilir misiniz, lütfen?
  • Bize izin verebilir misiniz, lütfen?
  • Bizi mazur görebilir misiniz, lütfen?
  • Bizi bağışlayabilir misiniz, lütfen?
  • 61
    Görmek için tıklayınız!
  • Bize izin verebilir misiniz lütfen?
  • Bizi bağışlar mısınız lütfen?
  • 62
    Görmek için tıklayınız!
  • Bahaneye ihtiyacım var mı?
  • Mazerete ihtiyacım var mı?
  • Bahaneye ihtiyacım mı var?
  • Mazerete ihtiyacım mı var?
  • Bahaneye mi ihtiyacım var?
  • Mazerete mi ihtiyacım var?
  • 63
    Görmek için tıklayınız!
  • Bir dakika izninizle.
  • Bana bir dakika izin verin.
  • Bana biraz izin verin.
  • Bana bir dakika müsaade edin.
  • Beni bir dakika bağışlayın.
  • Beni bir dakika affedin.
  • Beni bir dakika mazur görün.
  • 64
    Görmek için tıklayınız!
  • Bir saniye izninizle.
  • Bana bir saniye izin verin.
  • Bana bir saniye müsaade edin.
  • Beni bir saniye bağışlayın.
  • Beni bir saniye mazur görün.
  • Bir dakika izninizle.
  • Bana bir dakika izin verin.
  • Bana biraz izin verin.
  • Bana bir dakika müsaade edin.
  • Beni bir dakika bağışlayın.
  • Beni bir dakika mazur görün.
  • 65
    Görmek için tıklayınız!
  • Bir saniye izninizle.
  • Bana bir saniye izin verin.
  • Bana bir saniye müsaade edin.
  • Beni bir saniye bağışlayın.
  • Beni bir saniye affedin.
  • Beni bir saniye mazur görün.
  • 66
    Görmek için tıklayınız!
  • Bunu sorduğum için beni affedin.
  • Bunu sorduğum için beni bağışlayın.
  • Bunu sorduğum için özür dilerim.
  • 67
    Görmek için tıklayınız!
  • Geciktiğim için özür dilerim.
  • Geç kaldığım için özür dilerim.
  • Geciktiğim için beni bağışlayın.
  • Geç kaldığım için beni bağışlayın.
  • 68
    Görmek için tıklayınız!
  • Kabalık ettiğim için beni affedin.
  • Kabalık ettiğim için beni bağışlayın.
  • Kaba davrandığım için beni affedin.
  • Kaba davrandığım için beni bağışlayın.
  • 69
    Görmek için tıklayınız!
  • Sözünü balla kestim.
  • Lafını balla kestim.
  • Sözünü kesmemi hoş gör.
  • Sözünü kestiğim için bağışla.
  • Sözünü kestiğim için affet.
  • Lafını böldüğüm için bağışla.
  • Lafını böldüğüm için affet.
  • Lafının arasına girdiğim için bağışla.
  • Sözünüzü balla kestim.
  • Lafınızı balla kestim.
  • Sözünüzü kesmemi hoş görün.
  • Sözünüzü kestiğim için bağışlayın.
  • Sözünüzü kestiğim için affedin.
  • Lafınızı böldüğüm için bağışlayın.
  • Lafınızı böldüğüm için affedin.
  • Lafınızın arasına girdiğim için bağışlayın.
  • 70
    Görmek için tıklayınız!
  • Davetsiz girişimi bağışlayın.
  • İzinsiz girişimi bağışlayın.
  • Davetsiz girdiğim için bağışlayın.
  • İzinsiz girdiğim için bağışlayın.
  • 71
    Görmek için tıklayınız!
  • Böyle söylememi bağışlayın.
  • Böyle söylememi mazur görün.
  • Böyle söylememi hoş görün.
  • Böyle söylediğim için beni bağışlayın.
  • Böyle söylediğim için beni mazur görün.
  • 72
    Görmek için tıklayınız!
  • Bunu söylediğim için beni bağışlayın.
  • Bunu söylediğim için beni mazur görün.
  • 73
    Görmek için tıklayınız!
  • Yanılıyorsam bağışla.
  • Yanılıyorsam bağışlayın.
  • 74
    Görmek için tıklayınız!
  • Sadece bir dakika izninizle.
  • Bana sadece bir dakika izin verin.
  • Bana sadece bir dakika müsaade edin.
  • Beni sadece bir dakika bağışlayın.
  • Beni sadece bir dakika affedin.
  • Beni sadece bir dakika mazur görün.
  • 75
    Görmek için tıklayınız!
  • Sadece bir dakika izninizle.
  • Bana sadece bir dakika izin verin.
  • Bana sadece bir dakika müsaade edin.
  • Beni sadece bir dakika bağışlayın.
  • Beni sadece bir dakika affedin.
  • Beni sadece bir dakika mazur görün.
  • Gizlilik Hakları  |  Kullanım Koşulları  |  Yazılım

    ©2026 Bu sitenin tüm içeriği telif hakkı ile korunmaktadır belge tarihi ve no 19.04.2012 IEE/1457

    EyfelSoft