| 1 |
| edge | f.yavaşça yaklaşf.yavaşça sokulf.kıyıdan kıyıdan gelf.yavaş yavaş ilerlef.kenar yapf.kenarını süslef.kenarını işlef.keskinleştirf.bile | - f. yavaşça yaklaş
- f. yavaşça sokul
- f. kıyıdan kıyıdan gel
- f. yavaş yavaş ilerle
- f. kenar yap
- f. kenarını süsle
- f. kenarını işle
- f. keskinleştir
- f. bile
|
|
| 2 |
| edge | i.kenari.(bıçak vb.) ağızi.keskin kenari.kıyıi.avantaji.üstünlük | - i. kenar
- i. (bıçak vb. ) ağız
- i. keskin kenar
- i. kıyı
- i. avantaj
- i. üstünlük
|
|
| 3 |
| edge out | f.(yarışma, seçim vb. de rakibi küçük bir farkla) geç | - f. (yarışma, seçim vb. de rakibi küçük bir farkla) geç
|
|
| 4 |
| on edge | e.gergine.huzursuze.endişelie.diken üstünde | - e. gergin
- e. huzursuz
- e. endişeli
- e. diken üstünde
|
|
| 5 |
| to edge | f.yavaşça yaklaşmakf.yavaşça sokulmakf.kıyıdan kıyıdan gelmekf.yavaş yavaş ilerlemekf.kenar yapmakf.kenarını süslemekf.kenarını işlemekf.keskinleştirmekf.bilemek | - f. yavaşça yaklaşmak
- f. yavaşça sokulmak
- f. kıyıdan kıyıdan gelmek
- f. yavaş yavaş ilerlemek
- f. kenar yapmak
- f. kenarını süslemek
- f. kenarını işlemek
- f. keskinleştirmek
- f. bilemek
|
|
| 6 |
|
| 7 |
|
| 8 |
| cutting edge | i.(bıçak) keskin kenari.en ön safhai.en ileri safhai.en gelişmiş durumi.en gelişmiş safha | - i. (bıçak) keskin kenar
- i. en ön safha
- i. en ileri safha
- i. en gelişmiş durum
- i. en gelişmiş safha
|
|
| 9 |
| platform edge | i.platform kenarı | |
|
|
| 10 |
| be on edge | f.gergin olf.endişeli olf.huzursuz olf.gergin hisset | - f. gergin ol
- f. endişeli ol
- f. huzursuz ol
- f. gergin hisset
|
|
| 11 |
| get the edge | f.avantaja sahip olf.avantajı ele geçirf.avantaj kazanf.avantaj elde et | - f. avantaja sahip ol
- f. avantajı ele geçir
- f. avantaj kazan
- f. avantaj elde et
|
|
| 12 |
| have the edge | f.avantaja sahip olf.avantajı ele geçirf.avantaj kazanf.avantaj elde et | - f. avantaja sahip ol
- f. avantajı ele geçir
- f. avantaj kazan
- f. avantaj elde et
|
|
| 13 |
| on the edge | e.kenardae.tehlikeli bir durum içindee.uçurumun kenarında | - e. kenarda
- e. tehlikeli bir durum içinde
- e. uçurumun kenarında
|
|
| 14 |
| to edge out | f.(yarışma, seçim vb. de rakibi küçük bir farkla) geçmek | - f. (yarışma, seçim vb. de rakibi küçük bir farkla) geçmek
|
|
| 15 |
| to the edge | e.kenarae.kıyıya | |
|
|
| 16 |
| over the edge | e.kafayı sıyırmışe.kafayı oynatmışe.kafayı üşütmüşe.keçileri kaçırmış | - e. kafayı sıyırmış
- e. kafayı oynatmış
- e. kafayı üşütmüş
- e. keçileri kaçırmış
|
|
| 17 |
| go to the edge | f.kenara gitf.kıyıya git | - f. kenara git
- f. kıyıya git
|
|
| 18 |
| get the edge on | f.(birine karşı)avantaj kazanf.(birine karşı)avantajı ele geçir | - f. (birine karşı)avantaj kazan
- f. (birine karşı)avantajı ele geçir
|
|
| 19 |
| go over the edge | f.kafayı üşütf.kafayı oynatf.kafayı sıyırf.keçileri kaçır | - f. kafayı üşüt
- f. kafayı oynat
- f. kafayı sıyır
- f. keçileri kaçır
|
|
| 20 |
| have the edge on | f.(birine karşı) avantaj kazanf.(birine karşı) avantajı ele geçirf.(birine karşı) avantajı elde et | - f. (birine karşı) avantaj kazan
- f. (birine karşı) avantajı ele geçir
- f. (birine karşı) avantajı elde et
|
|
| 21 |
| live on the edge | f.hayatı uçlarda yaşaf.tehlikeli şekilde yaşa | - f. hayatı uçlarda yaşa
- f. tehlikeli şekilde yaşa
|
|
| 22 |
| take the edge off | f.körletf.(etkisini, şiddetini vb.)azaltf.(iştah, keyif vb.yi)kaçır | - f. körlet
- f. (etkisini, şiddetini vb. )azalt
- f. (iştah, keyif vb. yi)kaçır
|
|
| 23 |
| to be on edge | f.gergin olmakf.endişeli olmakf.huzursuz olmakf.gergin hissetmek | - f. gergin olmak
- f. endişeli olmak
- f. huzursuz olmak
- f. gergin hissetmek
|
|
| 24 |
| at the edge of | e.-in kıyısındae.-in kenarında | - e. -in kıyısında
- e. -in kenarında
|
|
| 25 |
| on the edge of | e.-in kıyısındae.-in kenarındae.-in eşiğinde | - e. -in kıyısında
- e. -in kenarında
- e. -in eşiğinde
|
|
| 26 |
| on a knife edge | e.bıçak sırtındae.diken üstündee.tedirgine.endişeli | - e. bıçak sırtında
- e. diken üstünde
- e. tedirgin
- e. endişeli
|
|
| 27 |
| to get the edge | f.avantaja sahip olmakf.avantajı ele geçirmekf.avantaj kazanmakf.avantaj elde etmek | - f. avantaja sahip olmak
- f. avantajı ele geçirmek
- f. avantaj kazanmak
- f. avantaj elde etmek
|
|
| 28 |
| edge of the roof | i.çatının kenarı | |
|
|
| 29 |
| to have the edge | f.avantaja sahip olmakf.avantajı ele geçirmekf.avantaj kazanmakf.avantaj elde etmek | - f. avantaja sahip olmak
- f. avantajı ele geçirmek
- f. avantaj kazanmak
- f. avantaj elde etmek
|
|
| 30 |
| from a cliff edge | e.bir uçurumun kenarından | - e. bir uçurumun kenarından
|
|
| 31 |
| from edge to edge | e.kenardan kenara | |
|
|
| 32 |
| right on the edge | e.tam kenarında | |
|
|
| 33 |
| with a sharp edge | e.keskin kenarlı | |
|
|
| 34 |
| to the water's edge | e.su kenarınae.suyun kenarına | - e. su kenarına
- e. suyun kenarına
|
|
| 35 |
| live on the edge of | f.-in kıyısında yaşaf.-in kenarında yaşaf.-in kıyısında oturf.-in kenarında otur | - f. -in kıyısında yaşa
- f. -in kenarında yaşa
- f. -in kıyısında otur
- f. -in kenarında otur
|
|
| 36 |
| live on the razor's edge | f.ölüm kalım mücadelesi verf.iki ateş arasında kal | - f. ölüm kalım mücadelesi ver
- f. iki ateş arasında kal
|
|
| 37 |
| to go to the edge | f.kenara gitmekf.kıyıya gitmek | - f. kenara gitmek
- f. kıyıya gitmek
|
|
| 38 |
| to get the edge on | f.(birine karşı) avantaj kazanmakf.(birine karşı) avantajı ele geçirmek | - f. (birine karşı) avantaj kazanmak
- f. (birine karşı) avantajı ele geçirmek
|
|
| 39 |
| on the edge of life | e.yaşamın kıyısında | |
|
|
| 40 |
| on the edge of town | i.şehrin kenarındai.kasabanın kenarında | - i. şehrin kenarında
- i. kasabanın kenarında
|
|
| 41 |
| to go over the edge | f.kafayı üşütmekf.kafayı oynatmakf.kafayı sıyırmakf.keçileri kaçırmak | - f. kafayı üşütmek
- f. kafayı oynatmak
- f. kafayı sıyırmak
- f. keçileri kaçırmak
|
|
| 42 |
| to have the edge on | f.(birine karşı) avantaj kazanmakf.(birine karşı) avantajı ele geçirmekf.(birine karşı) avantajı elde etmek | - f. (birine karşı) avantaj kazanmak
- f. (birine karşı) avantajı ele geçirmek
- f. (birine karşı) avantajı elde etmek
|
|
| 43 |
| to live on the edge | f.hayatı uçlarda yaşamakf.tehlikeli şekilde yaşamak | - f. hayatı uçlarda yaşamak
- f. tehlikeli şekilde yaşamak
|
|
| 44 |
| to take the edge off | f.körletmekf.(etkisini, şiddetini vb.) azaltmakf.(iştah, keyif vb.yi) kaçırmak | - f. körletmek
- f. (etkisini, şiddetini vb. ) azaltmak
- f. (iştah, keyif vb. yi) kaçırmak
|
|
| 45 |
| on the edge of divorce | e.boşanmanın eşiğindee.boşanmanın eşiğine gelmiş | - e. boşanmanın eşiğinde
- e. boşanmanın eşiğine gelmiş
|
|
| 46 |
| from the edge of the cliff | e.uçurumun kenarından | |
|
|
| 47 |
| at the edge of a cliff | e.bir uçurumun kenarında | - e. bir uçurumun kenarında
|
|
| 48 |
| at the edge of the bed | e.yatağın kenarında | |
|
|
| 49 |
| on the edge of the bed | e.yatağın kenarınae.yatağın kenarında | - e. yatağın kenarına
- e. yatağın kenarında
|
|
| 50 |
| to live on the edge of | f.-in kıyısında yaşamakf.-in kenarında yaşamakf.-in kıyısında oturmakf.-in kenarında oturmak | - f. -in kıyısında yaşamak
- f. -in kenarında yaşamak
- f. -in kıyısında oturmak
- f. -in kenarında oturmak
|
|
| 51 |
| to the edge of the bed | e.yatağın kenarına | |
|
|
| 52 |
| on the edge of the area | e.sahanın kenarında | |
|
|
| 53 |
| on the edge of the pool | e.havuzun kenarında | |
|
|
| 54 |
| on the edge of the sink | e.lavabonun kenarında | |
|
|
| 55 |
| at the edge of the cliff | e.uçurumun kenarındae.uçurumun kıyısında | - e. uçurumun kenarında
- e. uçurumun kıyısında
|
|
| 56 |
| at the edge of the river | e.nehrin kıyısında | |
|
|
| 57 |
| on the edge of the cliff | e.uçurumun kenarında | |
|
|
| 58 |
| on the edge of the table | e.bir masanın kenarında | |
|
|
| 59 |
| to the edge of the ditch | e.hendeğin kenarına kadare.şarampolün kenarına kadare.şarampolün kıyısına kadar | - e. hendeğin kenarına kadar
- e. şarampolün kenarına kadar
- e. şarampolün kıyısına kadar
|
|
| 60 |
| at the edge of the screen | e.ekranın kenarında | |
|
|
| 61 |
| at the edge of the stairs | e.merdivenlerin kenarında | - e. merdivenlerin kenarında
|
|
| 62 |
| off the edge of the cliff | e.uçurumun kenarındane.uçurumun kıyısından | - e. uçurumun kenarından
- e. uçurumun kıyısından
|
|
| 63 |
| to live on the razor's edge | f.ölüm kalım mücadelesi vermekf.iki ateş arasında kalmak | - f. ölüm kalım mücadelesi vermek
- f. iki ateş arasında kalmak
|
|
| 64 |
| around the edge of the field | e.(kıyısının) alanın etrafındane.(kıyısının) sahanın etrafındane.(kıyısının) tarlanın etrafından | - e. (kıyısının) alanın etrafından
- e. (kıyısının) sahanın etrafından
- e. (kıyısının) tarlanın etrafından
|
|
|