| 1 |
| earth | f.gömf.toprakla örtf.toprak hattı çekf.toprakla | - f. göm
- f. toprakla ört
- f. toprak hattı çek
- f. toprakla
|
|
| 2 |
| earth | i.dünyai.yeryüzüi.topraki.yeri.toprak hattıi.hayvan ini | - i. dünya
- i. yeryüzü
- i. toprak
- i. yer
- i. toprak hattı
- i. hayvan ini
|
|
| 3 |
| on Earth | e.yeryüzündee.dünyada | |
|
|
| 4 |
| to earth | f.gömmekf.toprakla örtmekf.toprak hattı çekmekf.topraklamak | - f. gömmek
- f. toprakla örtmek
- f. toprak hattı çekmek
- f. topraklamak
|
|
| 5 |
|
| 6 |
| earth tremor | i.yer sarsıntısı | |
|
|
| 7 |
| earth elements | i.toprak elementleri | |
|
|
| 8 |
| in the earth | e.topraktae.toprağın içinde | - e. toprakta
- e. toprağın içinde
|
|
| 9 |
| on the Earth | e.yeryüzündee.dünyadae.toprakta | - e. yeryüzünde
- e. dünyada
- e. toprakta
|
|
| 10 |
| to the earth | e.yeryüzünee.dünyayae.toprağa | - e. yeryüzüne
- e. dünyaya
- e. toprağa
|
|
| 11 |
| on this earth | e.bu dünyadae.bu yeryüzünde | - e. bu dünyada
- e. bu yeryüzünde
|
|
| 12 |
| heaven on earth | i.dünyadaki cenneti.yeryüzündeki cennet | - i. dünyadaki cennet
- i. yeryüzündeki cennet
|
|
| 13 |
| on planet Earth | e.dünya gezegenindee.dünya gezegeni üzerinde | - e. dünya gezegeninde
- e. dünya gezegeni üzerinde
|
|
| 14 |
| rare earth elements | i.nadir toprak elementleri | - i. nadir toprak elementleri
|
|
| 15 |
| come down to earth | f.gerçekçi olf.hayal kurmaktan vazgeçf.ayakları yere bas | - f. gerçekçi ol
- f. hayal kurmaktan vazgeç
- f. ayakları yere bas
|
|
| 16 |
| go round the Earth | f.dünyanın etrafında dön | - f. dünyanın etrafında dön
|
|
| 17 |
| coming down to earth | i.gerçekçi olma | |
|
|
| 18 |
| move heaven and earth | f.tüm gücünü kullanf.elinden geleni yapf.her şeyi denef.her yolu denef.her çareye başvurf.ne mümkünse yap | - f. tüm gücünü kullan
- f. elinden geleni yap
- f. her şeyi dene
- f. her yolu dene
- f. her çareye başvur
- f. ne mümkünse yap
|
|
| 19 |
| wheel around the earth | f.dünyayı dolaşf.dünyanın etrafında dön | - f. dünyayı dolaş
- f. dünyanın etrafında dön
|
|
| 20 |
| core of the earth | i.yer çekirdeği | |
|
|
| 21 |
| salt of the earth | i.dürüst insanlari.iyi insanlari.mükemmel insanlari.dünyanın tadı tuzu | - i. dürüst insanlar
- i. iyi insanlar
- i. mükemmel insanlar
- i. dünyanın tadı tuzu
|
|
| 22 |
| as the earth turns | b.dünya dönerkenb.dünya döndükçe | - b. dünya dönerken
- b. dünya döndükçe
|
|
| 23 |
| a paradise on earth | e.yeryüzünde bir cennet | |
|
|
| 24 |
| on this whole earth | e.tüm bu dünyadae.bu yeryüzünde | - e. tüm bu dünyada
- e. bu yeryüzünde
|
|
| 25 |
| the people of Earth | i.dünya insanları | |
|
|
| 26 |
| as the earth rotates | b.dünya dönerkenb.dünya döndükçe | - b. dünya dönerken
- b. dünya döndükçe
|
|
| 27 |
| surface of the earth | i.dünya yüzeyi | |
|
|
| 28 |
| the scum of the earth | i.ayak takımıi.serseri gurubu | - i. ayak takımı
- i. serseri gurubu
|
|
| 29 |
| to come down to earth | f.gerçekçi olmakf.hayal kurmaktan vazgeçmekf.ayakları yere basmak | - f. gerçekçi olmak
- f. hayal kurmaktan vazgeçmek
- f. ayakları yere basmak
|
|
| 30 |
| to go round the Earth | f.dünyanın etrafında dönmek | - f. dünyanın etrafında dönmek
|
|
| 31 |
| from deep in the earth | e.toprağın derinliklerinden | - e. toprağın derinliklerinden
|
|
| 32 |
| the smell of the earth | i.toprağın kokusu | |
|
|
| 33 |
| the center of the earth | i.dünyanın merkezi | |
|
|
| 34 |
| the dumbest man on earth | i.dünyanın en budala adamıi.dünyanın en aptal adamıi.dünyanın en şapşal adamı | - i. dünyanın en budala adamı
- i. dünyanın en aptal adamı
- i. dünyanın en şapşal adamı
|
|
| 35 |
| the last person on Earth | i.yeryüzündeki son kişii.yeryüzündeki son insani.dünyadaki son kişii.dünyadaki son insan | - i. yeryüzündeki son kişi
- i. yeryüzündeki son insan
- i. dünyadaki son kişi
- i. dünyadaki son insan
|
|
| 36 |
| to move heaven and earth | f.tüm gücünü kullanmakf.elinden geleni yapmakf.her şeyi denemekf.her yolu denemekf.her çareye başvurmakf.ne mümkünse yapmak | - f. tüm gücünü kullanmak
- f. elinden geleni yapmak
- f. her şeyi denemek
- f. her yolu denemek
- f. her çareye başvurmak
- f. ne mümkünse yapmak
|
|
| 37 |
| as the earth grows hotter | b.dünya ısınırkenb.dünya ısındıkça | - b. dünya ısınırken
- b. dünya ısındıkça
|
|
| 38 |
| to wheel around the earth | f.dünyayı dolaşmakf.dünyanın etrafında dönmek | - f. dünyayı dolaşmak
- f. dünyanın etrafında dönmek
|
|
| 39 |
| the coldest place on Earth | i.dünyadaki en soğuk yer | - i. dünyadaki en soğuk yer
|
|
| 40 |
| the hottest place on earth | i.dünyadaki en sıcak yer | - i. dünyadaki en sıcak yer
|
|
| 41 |
| more than anything on earth | z.dünyada her şeyden çokz.dünyadaki her şeyden daha çokz.dünyadaki her şeyden daha fazla | - z. dünyada her şeyden çok
- z. dünyadaki her şeyden daha çok
- z. dünyadaki her şeyden daha fazla
|
|
| 42 |
| on the surface of the earth | e.dünyanın yüzeyindee.yeryüzünün yüzeyinde | - e. dünyanın yüzeyinde
- e. yeryüzünün yüzeyinde
|
|
| 43 |
| I'm the last person on Earth | b.ben dünyadaki en son kişiyib.ben dünyadaki sonuncu kişiyimb.ben dünyadaki son insanım | - b. ben dünyadaki en son kişiyi
- b. ben dünyadaki sonuncu kişiyim
- b. ben dünyadaki son insanım
|
|
| 44 |
| the fastest man on the Earth | i.dünyanın en hızlı adamı | - i. dünyanın en hızlı adamı
|
|
| 45 |
| the biggest show on the Earth | i.dünyadaki en büyük şovi.dünyanın en büyük şovu | - i. dünyadaki en büyük şov
- i. dünyanın en büyük şovu
|
|
| 46 |
| below the surface of the earth | e.dünya yüzeyinin altında | - e. dünya yüzeyinin altında
|
|
| 47 |
| than any other nation on Earth | b.dünyadaki başka bir ülkedenb.dünyadaki başka bir ülkeye göreb.dünyadaki başka bir ulustanb.dünyadaki başka bir ulusa göre | - b. dünyadaki başka bir ülkeden
- b. dünyadaki başka bir ülkeye göre
- b. dünyadaki başka bir ulustan
- b. dünyadaki başka bir ulusa göre
|
|
| 48 |
| you're the last person on earth | b.sen dünyadaki en son kişisinb.sen dünyadaki sonuncu kişisinb.sen dünyadaki son insansın | - b. sen dünyadaki en son kişisin
- b. sen dünyadaki sonuncu kişisin
- b. sen dünyadaki son insansın
|
|
| 49 |
| There's only one person on Earth | b.dünyada sadece tek bir kişi varb.yeryüzünde sadece tek bir kişi var | - b. dünyada sadece tek bir kişi var
- b. yeryüzünde sadece tek bir kişi var
|
|
| 50 |
| beneath the surface of the earth | e.dünyanın yüzeyinin altındae.yeryüzünün yüzeyinin altında | - e. dünyanın yüzeyinin altında
- e. yeryüzünün yüzeyinin altında
|
|
| 51 |
| the most hostile climate on earth | i.dünyanın en berbat iklimii.dünyanın en kötü iklimi | - i. dünyanın en berbat iklimi
- i. dünyanın en kötü iklimi
|
|
| 52 |
| the most wonderful place on earth | i.dünyadaki en güzel yer | - i. dünyadaki en güzel yer
|
|
| 53 |
| the most harmless creature on earth | i.dünyadaki en zararsız yaratık | - i. dünyadaki en zararsız yaratık
|
|
| 54 |
| the most protected building on Earth | i.dünyanın en iyi korunan binası | - i. dünyanın en iyi korunan binası
|
|
| 55 |
| of all the people on this Earth | b.bu dünyadaki tüm insanlarınb.bu dünyadaki bu kadar insanın arasındanb.bu dünyadaki onca insanın arasındanb.bu dünyada bu kadar insan varkenb.bu dünyada o kadar insan varkenb.bu dünyada onca insan varken | - b. bu dünyadaki tüm insanların
- b. bu dünyadaki bu kadar insanın arasından
- b. bu dünyadaki onca insanın arasından
- b. bu dünyada bu kadar insan varken
- b. bu dünyada o kadar insan varken
- b. bu dünyada onca insan varken
|
|
| 56 |
| wiped off the face of the earth | e.yeryüzünden silinmiş | |
|
|
| 57 |
| as the Earth continues to heat up | b.dünya ısınmaya devam ederkenb.dünya ısınmaya devam ettikçe | - b. dünya ısınmaya devam ederken
- b. dünya ısınmaya devam ettikçe
|
|
| 58 |
| one of the coldest places on earth | i.dünyanın en soğuk yerlerinden biri | - i. dünyanın en soğuk yerlerinden biri
|
|
| 59 |
| since the earth rotates around the sun | b.dünya güneşin etrafında döndüğü içinb.dünya güneşin etrafında döndüğündenb.dünya güneşin etrafında döndüğünden dolayı | - b. dünya güneşin etrafında döndüğü için
- b. dünya güneşin etrafında döndüğünden
- b. dünya güneşin etrafında döndüğünden dolayı
|
|
| 60 |
| be wiped off the face of the earth | f.yeryüzünden silin | |
|
|
| 61 |
| one of the most humid places on earth | i.dünyanın en nemli yerlerinden biri | - i. dünyanın en nemli yerlerinden biri
|
|
| 62 |
| one of the most beautiful places on earth | i.dünyanın en güzel yerlerinden biri | - i. dünyanın en güzel yerlerinden biri
|
|
| 63 |
| since the earth rotates from west to east | b.dünya batıdan doğuya döndüğü içinb.dünya batıdan doğuya döndüğünden dolayı | - b. dünya batıdan doğuya döndüğü için
- b. dünya batıdan doğuya döndüğünden dolayı
|
|
| 64 |
| to be wiped off the face of the earth | f.yeryüzünden silinmek | |
|
|
|