| 1 |
| dish | f.tabak şekline sokf.(tabak gibi) ortasını çukurlaştırf.servis yap | - f. tabak şekline sok
- f. (tabak gibi) ortasını çukurlaştır
- f. servis yap
|
|
| 2 |
| dish | i.tabaki.sahani.yemeki.çekici kadıni.çekici erkeki.seksi erkeki.seksi kadıni.piliç | - i. tabak
- i. sahan
- i. yemek
- i. çekici kadın
- i. çekici erkek
- i. seksi erkek
- i. seksi kadın
- i. piliç
|
|
| 3 |
| dish up | f.yemek servisi yapf.tabağa koyf.hazırlaf.sun | - f. yemek servisi yap
- f. tabağa koy
- f. hazırla
- f. sun
|
|
| 4 |
| dish out | f.dağıtf.verf.(insanlara) yemek dağıtf.yemek servisi yap | - f. dağıt
- f. ver
- f. (insanlara) yemek dağıt
- f. yemek servisi yap
|
|
| 5 |
| to dish | f.tabak şekline sokmakf.(tabak gibi) ortasını çukurlaştırmakf.servis yapmak | - f. tabak şekline sokmak
- f. (tabak gibi) ortasını çukurlaştırmak
- f. servis yapmak
|
|
| 6 |
| dish pan | i.bulaşık kabıi.bulaşık leğeni | - i. bulaşık kabı
- i. bulaşık leğeni
|
|
| 7 |
|
| 8 |
| dish soap | i.bulaşık sabunu | |
|
|
| 9 |
|
| 10 |
| side dish | i.garnitüri.mezei.(püre, patates, sebze vb.) ana yemeğin yanındaki yiyecek | - i. garnitür
- i. meze
- i. (püre, patates, sebze vb. ) ana yemeğin yanındaki yiyecek
|
|
| 11 |
|
| 12 |
| chafing dish | i.reşo tabağı(sofrada yiyeceklerin sıcak kalmasını sağlayan, alttan ısıtmalı servis ve yemek kabı) | - i. reşo tabağı
- (sofrada yiyeceklerin sıcak kalmasını sağlayan, alttan ısıtmalı servis ve yemek kabı)
|
|
| 13 |
| favorite dish | i.favori yemek | |
|
|
| 14 |
| casserole dish | i.güveç yemeği | |
|
|
| 15 |
| dish detergent | i.bulaşık deterjanı | |
|
|
| 16 |
| ovenproof dish | i.ısıya dayanıklı tabaki.ısıya dayanıklı kapi.fırına dayanıklı tabaki.fırına dayanıklı kap | - i. ısıya dayanıklı tabak
- i. ısıya dayanıklı kap
- i. fırına dayanıklı tabak
- i. fırına dayanıklı kap
|
|
| 17 |
| satellite dish | i.çanak anten | |
|
|
| 18 |
| vegetable dish | i.sebze yemeği | |
|
|
| 19 |
| dish it out | f.ceza verf.eleştirf.(biri için) ağır konuş | - f. ceza ver
- f. eleştir
- f. (biri için) ağır konuş
|
|
| 20 |
| dish the dirt | f.dedikodu yayf.dedikodu çıkar | - f. dedikodu yay
- f. dedikodu çıkar
|
|
| 21 |
| a dish of | s.bir tabaks.bir çanak | - s. bir tabak
- s. bir çanak
|
|
| 22 |
| to dish up | f.yemek servisi yapmakf.tabağa koymakf.hazırlamakf.sunmak | - f. yemek servisi yapmak
- f. tabağa koymak
- f. hazırlamak
- f. sunmak
|
|
| 23 |
| to dish out | f.dağıtmakf.vermekf.(insanlara) yemek dağıtmakf.yemek servisi yapmak | - f. dağıtmak
- f. vermek
- f. (insanlara) yemek dağıtmak
- f. yemek servisi yapmak
|
|
| 24 |
| a dirty dish | i.kirli bir tabak | |
|
|
| 25 |
| a special dish | i.özel bir yemek | |
|
|
| 26 |
| my favorite dish | i.en sevdiğim yemek | |
|
|
| 27 |
| my favourite dish | i.en sevdiğim yemek | |
|
|
| 28 |
| to dish it out | f.ceza vermekf.eleştirmekf.(biri için) ağır konuşmak | - f. ceza vermek
- f. eleştirmek
- f. (biri için) ağır konuşmak
|
|
| 29 |
| dish of the day | i.günün yemeği | |
|
|
| 30 |
| to dish the dirt | f.dedikodu yaymakf.dedikodu çıkarmak | - f. dedikodu yaymak
- f. dedikodu çıkarmak
|
|
| 31 |
| into an ovenproof dish | e.fırına dayanıklı bir tabağae.fırına dayanıklı bir kaba | - e. fırına dayanıklı bir tabağa
- e. fırına dayanıklı bir kaba
|
|
| 32 |
| a dish best served cold | i.soğuk servis edilen bir yemeki.soğuk yenen bir yemek | - i. soğuk servis edilen bir yemek
- i. soğuk yenen bir yemek
|
|
|