| 1 |
| compound | f.birleştirf.birbirine karıştırf.birbirine karıştırarak oluşturf.terkip etf.bileşik faizini hesaplaf.zorlaştırf.kötüleştirf.(zorluk vb.) artırf.(borç vb.) tatlıya bağlaf.anlaş | - f. birleştir
- f. birbirine karıştır
- f. birbirine karıştırarak oluştur
- f. terkip et
- f. bileşik faizini hesapla
- f. zorlaştır
- f. kötüleştir
- f. (zorluk vb. ) artır
- f. (borç vb. ) tatlıya bağla
- f. anlaş
|
|
| 2 |
| compound | s.bileşiki.karışımi.bileşiki.alaşımi.bileşimi.terkipi.içinde binalar bulunan etrafı duvarla çevrili alani.yerleşke | - s. bileşik
- i. karışım
- i. bileşik
- i. alaşım
- i. bileşim
- i. terkip
- i. içinde binalar bulunan etrafı duvarla çevrili alan
- i. yerleşke
|
|
| 3 |
| to compound | f.birleştirmekf.birbirine karıştırmakf.birbirine karıştırarak oluşturmakf.terkip etmekf.bileşik faizini hesaplamakf.zorlaştırmakf.kötüleştirmekf.(zorluk vb.) artırmakf.(borç vb.) tatlıya bağlamakf.anlaşmak | - f. birleştirmek
- f. birbirine karıştırmak
- f. birbirine karıştırarak oluşturmak
- f. terkip etmek
- f. bileşik faizini hesaplamak
- f. zorlaştırmak
- f. kötüleştirmek
- f. (zorluk vb. ) artırmak
- f. (borç vb. ) tatlıya bağlamak
- f. anlaşmak
|
|
| 4 |
| compound eye | i.petek gözi.bileşik göz | - i. petek göz
- i. bileşik göz
|
|
| 5 |
| compound leaf | i.bileşik yaprak | |
|
|
| 6 |
| compound name | i.bileşik isimi.birleşik isim | - i. bileşik isim
- i. birleşik isim
|
|
| 7 |
| compound noun | i.bileşik isim | |
|
|
| 8 |
| compound verb | i.bileşik fiil | |
|
|
| 9 |
| compound word | i.birleşik sözcüki.birleşik kelime | - i. birleşik sözcük
- i. birleşik kelime
|
|
| 10 |
| herbal compound | i.bitkisel karışımi.bitkisel bileşim | - i. bitkisel karışım
- i. bitkisel bileşim
|
|
| 11 |
| prison compound | i.cezaevi yerleşkesii.hapishane yerleşkesi | - i. cezaevi yerleşkesi
- i. hapishane yerleşkesi
|
|
| 12 |
| compound fracture | i.açık kırık(kırılan kemiğin deriden dışarı çıkması) | - i. açık kırık
- (kırılan kemiğin deriden dışarı çıkması)
|
|
| 13 |
| compound interest | i.bileşik faiz | |
|
|
| 14 |
| compound sentence | i.bileşik cümlei.birleşik cümle | - i. bileşik cümle
- i. birleşik cümle
|
|
| 15 |
| compound adjective | i.bileşik sıfat | |
|
|
| 16 |
| compound sentences | i.bileşik cümleler | |
|
|
| 17 |
| compound substance | i.bileşik maddei.bileşik materyal | - i. bileşik madde
- i. bileşik materyal
|
|
| 18 |
| compound a felony | f.(bir şey karşılığında) suçluyla anlaş | - f. (bir şey karşılığında) suçluyla anlaş
|
|
| 19 |
| in the compound | e.yerleşkedee.yerleşke içindee.(içinde binalar bulunan etrafı duvarla çevrili alan) avluda | - e. yerleşkede
- e. yerleşke içinde
- e. (içinde binalar bulunan etrafı duvarla çevrili alan) avluda
|
|
| 20 |
| compound interest rate | i.bileşik faiz oranı | |
|
|
| 21 |
| to compound a felony | f.(bir şey karşılığında) suçluyla anlaşmak | - f. (bir şey karşılığında) suçluyla anlaşmak
|
|
|