| 1 |
| clear | f.temizlef.boşaltf.(borç vb.) sıfırlaf.(hava) açf.temizlenf.aklaf.suçsuz bulf.temize çıkarf.(çek) takas etf.açıklığa kavuşturf.(engel vb.) aşf.net kar etf.(sis, duman ) yok ol | - f. temizle
- f. boşalt
- f. (borç vb. ) sıfırla
- f. (hava) aç
- f. temizlen
- f. akla
- f. suçsuz bul
- f. temize çıkar
- f. (çek) takas et
- f. açıklığa kavuştur
- f. (engel vb. ) aş
- f. net kar et
- f. (sis, duman ) yok ol
|
|
| 2 |
| clear | s.açıks.nets.bellis.belirgins.sarihs.barizs.berraks.şeffafs.temizs.durus.kolay anlaşılırs.boşs.pürüzsüzs.suçsuzs.masums.temize çıkmışs.aklanmışi.açıklıki.boş alani.engelsiz alan | - s. açık
- s. net
- s. belli
- s. belirgin
- s. sarih
- s. bariz
- s. berrak
- s. şeffaf
- s. temiz
- s. duru
- s. kolay anlaşılır
- s. boş
- s. pürüzsüz
- s. suçsuz
- s. masum
- s. temize çıkmış
- s. aklanmış
- i. açıklık
- i. boş alan
- i. engelsiz alan
|
|
| 3 |
| be clear | f.açık olf.anlaşılır olf.net olf.netleşf.açıklığa kavuşf.belli olf.belirgin ol | - f. açık ol
- f. anlaşılır ol
- f. net ol
- f. netleş
- f. açıklığa kavuş
- f. belli ol
- f. belirgin ol
|
|
| 4 |
| clear up | f.düzenlef.düzeltf.düzene sokf.toparlaf.çekidüzen verf.temizlef.çözf.halletf.bir yanıt bulf.açıklığa kavuşturf.(hava) açf.aydınlanf.aydınlatf.açıklık getirf.iyileşf.düzelf.yoluna gir | - f. düzenle
- f. düzelt
- f. düzene sok
- f. toparla
- f. çekidüzen ver
- f. temizle
- f. çöz
- f. hallet
- f. bir yanıt bul
- f. açıklığa kavuştur
- f. (hava) aç
- f. aydınlan
- f. aydınlat
- f. açıklık getir
- f. iyileş
- f. düzel
- f. yoluna gir
|
|
| 5 |
| clear off | f.sıvışf.tüyf.çekip gitf.kaybolf.uzaklaşf.tabanları yağla | - f. sıvış
- f. tüy
- f. çekip git
- f. kaybol
- f. uzaklaş
- f. tabanları yağla
|
|
| 6 |
| clear out | f.tüyf.kaçf.kirişi kırf.ortadan kaybolf.sıvışf.defolf.çekip gitf.boşaltf.toplayıp atf.tertemiz etf.tertemiz yapf.tepeden tırnağa temizlef.avara etf.rıhtımdan ayrıl | - f. tüy
- f. kaç
- f. kirişi kır
- f. ortadan kaybol
- f. sıvış
- f. defol
- f. çekip git
- f. boşalt
- f. toplayıp at
- f. tertemiz et
- f. tertemiz yap
- f. tepeden tırnağa temizle
- f. avara et
- f. rıhtımdan ayrıl
|
|
| 7 |
| make clear | f.açıklaf.izah etf.düğümünü çözf.anlaşılır hale getirf.belirginleştirf.netleştir | - f. açıkla
- f. izah et
- f. düğümünü çöz
- f. anlaşılır hale getir
- f. belirginleştir
- f. netleştir
|
|
| 8 |
|
| 9 |
| become clear | f.netleşf.belirginleşf.belli olf.belirgin olf.anlaşılf.anlaşılır olf.aydınlan | - f. netleş
- f. belirginleş
- f. belli ol
- f. belirgin ol
- f. anlaşıl
- f. anlaşılır ol
- f. aydınlan
|
|
| 10 |
| to clear | f.temizlemekf.boşaltmakf.(borç vb.) sıfırlamakf.(hava) açmakf.temizlenmekf.aklamakf.suçsuz bulmakf.temize çıkarmakf.(çek) takas etmekf.açıklığa kavuşturmakf.(engel vb.) aşmakf.net kar etmekf.(sis, duman ) yok olmak | - f. temizlemek
- f. boşaltmak
- f. (borç vb. ) sıfırlamak
- f. (hava) açmak
- f. temizlenmek
- f. aklamak
- f. suçsuz bulmak
- f. temize çıkarmak
- f. (çek) takas etmek
- f. açıklığa kavuşturmak
- f. (engel vb. ) aşmak
- f. net kar etmek
- f. (sis, duman ) yok olmak
|
|
| 11 |
|
| 12 |
| very clear | s.çok açıks.apaçıks.besbellis.çok belirgins.çok nets.çok barizs.çok temiz | - s. çok açık
- s. apaçık
- s. besbelli
- s. çok belirgin
- s. çok net
- s. çok bariz
- s. çok temiz
|
|
| 13 |
| clear space | i.açıklıki.boşluk | |
|
|
| 14 |
| clear water | i.berrak sui.temiz sui.duru su | - i. berrak su
- i. temiz su
- i. duru su
|
|
| 15 |
|
| 16 |
| mostly clear | s.genellikle açıks.çoğunlukla açıks.ekseriyetle açık | - s. genellikle açık
- s. çoğunlukla açık
- s. ekseriyetle açık
|
|
| 17 |
| clear chances | i.net fırsatlari.(futbol) net pozisyonlari.(futbol) gollük pozisyonlar | - i. net fırsatlar
- i. (futbol) net pozisyonlar
- i. (futbol) gollük pozisyonlar
|
|
| 18 |
| clear history | i.temiz mazi | |
|
|
| 19 |
| clear message | i.açık mesaj | |
|
|
| 20 |
| clear weather | i.açık havai.bulutsuz hava | - i. açık hava
- i. bulutsuz hava
|
|
| 21 |
| crystal clear | s.billur gibis.kristal berraklığındas.çok açıks.apaçıks.gün gibi meydandas.gün gibi aşikars.çok belirgins.kolay anlaşılır | - s. billur gibi
- s. kristal berraklığında
- s. çok açık
- s. apaçık
- s. gün gibi meydanda
- s. gün gibi aşikar
- s. çok belirgin
- s. kolay anlaşılır
|
|
| 22 |
| clear evidence | i.açık kanıti.net kanıti.net delil | - i. açık kanıt
- i. net kanıt
- i. net delil
|
|
| 23 |
| clear favorite | s.net favoris.açık favori | - s. net favori
- s. açık favori
|
|
| 24 |
| clear evidences | i.açık kanıtlari.net kanıtlari.net deliller | - i. açık kanıtlar
- i. net kanıtlar
- i. net deliller
|
|
| 25 |
| clear conscience | i.vicdan rahatlığıi.temiz vicdan | - i. vicdan rahatlığı
- i. temiz vicdan
|
|
| 26 |
| clear a path | f.(geçecek)yol aç | |
|
|
| 27 |
| be very clear | f.çok açık olf.çok net olf.çok şeffaf olf.çok bariz olf.çok belirgin ol | - f. çok açık ol
- f. çok net ol
- f. çok şeffaf ol
- f. çok bariz ol
- f. çok belirgin ol
|
|
| 28 |
| clear my head | f.kafamı boşalt | |
|
|
| 29 |
| clear my mind | f.zihnimi boşaltf.kafamı boşalt | - f. zihnimi boşalt
- f. kafamı boşalt
|
|
| 30 |
| clear the air | f.havayı temizlef.sürtüşmeyi giderf.şüpheleri giderf.kuşkuları gider | - f. havayı temizle
- f. sürtüşmeyi gider
- f. şüpheleri gider
- f. kuşkuları gider
|
|
| 31 |
| clear the set | f.seti temizlef.seti boşalt | - f. seti temizle
- f. seti boşalt
|
|
| 32 |
| clear the way | f.yolu açf.yol ver | |
|
|
| 33 |
| keep clear of | f-den uzak dur | |
|
|
| 34 |
| clear the area | f.bölgeyi temizlef.bölgeyi boşaltf.alanı boşalt | - f. bölgeyi temizle
- f. bölgeyi boşalt
- f. alanı boşalt
|
|
| 35 |
| clear the head | f.kafayı boşalt | |
|
|
| 36 |
| clear the mind | f.zihni temizlef.zihin açf.zihni boşalt | - f. zihni temizle
- f. zihin aç
- f. zihni boşalt
|
|
| 37 |
| clear the road | f.yolu açf.yolu temizle | - f. yolu aç
- f. yolu temizle
|
|
| 38 |
| clear the yard | f.avluyu boşalt | |
|
|
| 39 |
| stand clear of | f.-den uzak dur | |
|
|
| 40 |
| steer clear of | f.-den uzak durf.-den kaçın | - f. -den uzak dur
- f. -den kaçın
|
|
| 41 |
| clear the table | f.sofrayı kaldırf.masayı temizlef.masayı topla | - f. sofrayı kaldır
- f. masayı temizle
- f. masayı topla
|
|
| 42 |
| clear your head | f.kafanı boşalt | |
|
|
| 43 |
| clear your mind | f.zihnini boşaltf.kafanı boşalt | - f. zihnini boşalt
- f. kafanı boşalt
|
|
| 44 |
| clear the square | f.meydanı boşaltf.alanı boşaltf.meydanı temizlef.alanı temizle | - f. meydanı boşalt
- f. alanı boşalt
- f. meydanı temizle
- f. alanı temizle
|
|
| 45 |
| to be clear | f.açık olmakf.anlaşılır olmakf.net olmakf.netleşmekf.açıklığa kavuşmakf.belli olmakf.belirgin olmak | - f. açık olmak
- f. anlaşılır olmak
- f. net olmak
- f. netleşmek
- f. açıklığa kavuşmak
- f. belli olmak
- f. belirgin olmak
|
|
| 46 |
| to clear up | f.düzenlemekf.düzeltmekf.düzene sokmakf.toparlamakf.çekidüzen vermekf.temizlemekf.çözmekf.halletmekf.bir yanıt bulmakf.açıklığa kavuşturmakf.(hava) açmakf.aydınlanmakf.aydınlatmakf.açıklık getirmekf.iyileşmekf.düzelmekf.yoluna girmek | - f. düzenlemek
- f. düzeltmek
- f. düzene sokmak
- f. toparlamak
- f. çekidüzen vermek
- f. temizlemek
- f. çözmek
- f. halletmek
- f. bir yanıt bulmak
- f. açıklığa kavuşturmak
- f. (hava) açmak
- f. aydınlanmak
- f. aydınlatmak
- f. açıklık getirmek
- f. iyileşmek
- f. düzelmek
- f. yoluna girmek
|
|
| 47 |
| a clear area | i.temiz bir alani.temiz bir bölgei.boş bir alani.boş bir bölge | - i. temiz bir alan
- i. temiz bir bölge
- i. boş bir alan
- i. boş bir bölge
|
|
| 48 |
| a clear mind | i.açık bir zihini.sakin bir kafa | - i. açık bir zihin
- i. sakin bir kafa
|
|
| 49 |
| a clear view | i.net bir görüntü | |
|
|
| 50 |
| clear as day | e.gün gibi aşikare.gün gibi açıke.gün gibi ortada | - e. gün gibi aşikar
- e. gün gibi açık
- e. gün gibi ortada
|
|
| 51 |
| clear as mud | e.belirsize.bulanıke.karmaşıke.anlaşılmaze.anlaşılması zore.anlaşılması güç | - e. belirsiz
- e. bulanık
- e. karmaşık
- e. anlaşılmaz
- e. anlaşılması zor
- e. anlaşılması güç
|
|
| 52 |
| in the clear | s.temizs.masums.aklanmışs.sorumlu değils.rahats.sorunsuzs.zorda değilz.açık olarakz.düz metin olarak | - s. temiz
- s. masum
- s. aklanmış
- s. sorumlu değil
- s. rahat
- s. sorunsuz
- s. zorda değil
- z. açık olarak
- z. düz metin olarak
|
|
| 53 |
| to clear off | f.sıvışmakf.tüymekf.çekip gitmekf.kaybolmakf.uzaklaşmakf.tabanları yağlamak | - f. sıvışmak
- f. tüymek
- f. çekip gitmek
- f. kaybolmak
- f. uzaklaşmak
- f. tabanları yağlamak
|
|
| 54 |
| to clear out | f.tüymekf.kaçmakf.kirişi kırmakf.ortadan kaybolmakf.sıvışmakf.defolmakf.çekip gitmekf.boşaltmakf.toplayıp atmakf.tertemiz etmekf.tertemiz yapmakf.tepeden tırnağa temizlemekf.avara etmekf.rıhtımdan ayrılmak | - f. tüymek
- f. kaçmak
- f. kirişi kırmak
- f. ortadan kaybolmak
- f. sıvışmak
- f. defolmak
- f. çekip gitmek
- f. boşaltmak
- f. toplayıp atmak
- f. tertemiz etmek
- f. tertemiz yapmak
- f. tepeden tırnağa temizlemek
- f. avara etmek
- f. rıhtımdan ayrılmak
|
|
| 55 |
| to make clear | f.açıklamakf.izah etmekf.düğümünü çözmekf.anlaşılır hale getirmekf.belirginleştirmekf.netleştirmek | - f. açıklamak
- f. izah etmek
- f. düğümünü çözmek
- f. anlaşılır hale getirmek
- f. belirginleştirmek
- f. netleştirmek
|
|
| 56 |
| to stay clear | f.uzak durmak | |
|
|
| 57 |
| a clear chance | i.net bir fırsat | |
|
|
| 58 |
| free and clear | s.ipoteksizs.üzerinde rehin hakkı yoks.üzerinde herhangi bir hak tesis edilmemiş | - s. ipoteksiz
- s. üzerinde rehin hakkı yok
- s. üzerinde herhangi bir hak tesis edilmemiş
|
|
| 59 |
| loud and clear | z.gayet net bir şekildes.yüksek sesli ve net | - z. gayet net bir şekilde
- s. yüksek sesli ve net
|
|
| 60 |
| a clear message | i.açık bir mesaji.net bir mesaj | - i. açık bir mesaj
- i. net bir mesaj
|
|
| 61 |
| a clear picture | i.net bir görüntü | |
|
|
| 62 |
| to become clear | f.netleşmekf.belirginleşmekf.belli olmakf.belirgin olmakf.anlaşılmakf.anlaşılır olmakf.aydınlanmak | - f. netleşmek
- f. belirginleşmek
- f. belli olmak
- f. belirgin olmak
- f. anlaşılmak
- f. anlaşılır olmak
- f. aydınlanmak
|
|
| 63 |
| a clear diagnosis | i.net bir teşhisi.net bir tanı | - i. net bir teşhis
- i. net bir tanı
|
|
| 64 |
| a clear indication | i.açık bir işareti.açık bir belirtii.net bir işareti.net bir belirti | - i. açık bir işaret
- i. açık bir belirti
- i. net bir işaret
- i. net bir belirti
|
|
| 65 |
| It's clear that .... | b.şurası açık kib.açıkça görülüyor ki | - b. şurası açık ki
- b. açıkça görülüyor ki
|
|
| 66 |
| a clear determination | i.net bir saptamai.net bir tespit | - i. net bir saptama
- i. net bir tespit
|
|
| 67 |
| clear up the table | f.masayı temizle | |
|
|
| 68 |
| clear this matter up | f.bu meseleyi çözf.bu meseleyi halletf.bu sorunu çözf.bu sorunu halletf.bu işi çözf.bu işi hallet | - f. bu meseleyi çöz
- f. bu meseleyi hallet
- f. bu sorunu çöz
- f. bu sorunu hallet
- f. bu işi çöz
- f. bu işi hallet
|
|
| 69 |
| clear up the mystery | f.esrarı çözf.gizemi çöz | - f. esrarı çöz
- f. gizemi çöz
|
|
| 70 |
| make one thing clear | f.bir şeye açıklık getirf.bir şeyi açıkça belirtf.bir şeyi açıklığa kavuştur | - f. bir şeye açıklık getir
- f. bir şeyi açıkça belirt
- f. bir şeyi açıklığa kavuştur
|
|
| 71 |
| send a clear message | f.açık bir mesaj gönder | |
|
|
| 72 |
| clear out the blockage | f.tıkanıklığı aç | |
|
|
| 73 |
| on a clear day | e.açık bir havada | |
|
|
| 74 |
| as clear as day | e.gün gibi aşikare.gün gibi açıke.gün gibi ortada | - e. gün gibi aşikar
- e. gün gibi açık
- e. gün gibi ortada
|
|
| 75 |
| as clear as mud | e.belirsize.bulanıke.karmaşıke.anlaşılmaze.anlaşılması zore.anlaşılması güç | - e. belirsiz
- e. bulanık
- e. karmaşık
- e. anlaşılmaz
- e. anlaşılması zor
- e. anlaşılması güç
|
|
| 76 |
| to clear a path | f.(geçecek) yol açmak | |
|
|
| 77 |
| in a clear voice | e.net bir seslee.net bir dille | - e. net bir sesle
- e. net bir dille
|
|
| 78 |
| to be very clear | f.çok açık olmakf.çok net olmakf.çok şeffaf olmakf.çok bariz olmakf.çok belirgin olmak | - f. çok açık olmak
- f. çok net olmak
- f. çok şeffaf olmak
- f. çok bariz olmak
- f. çok belirgin olmak
|
|
| 79 |
| to clear my head | f.kafamı boşaltmak | |
|
|
| 80 |
| to clear my mind | f.zihnimi boşaltmakf.kafamı boşaltmak | - f. zihnimi boşaltmak
- f. kafamı boşaltmak
|
|
| 81 |
| to clear the air | f.havayı temizlemekf.sürtüşmeyi gidermekf.şüpheleri gidermekf.kuşkuları gidermek | - f. havayı temizlemek
- f. sürtüşmeyi gidermek
- f. şüpheleri gidermek
- f. kuşkuları gidermek
|
|
| 82 |
| to clear the set | f.seti temizlemekf.seti boşaltmak | - f. seti temizlemek
- f. seti boşaltmak
|
|
| 83 |
| to clear the way | f.yolu açmakf.yol vermek | - f. yolu açmak
- f. yol vermek
|
|
| 84 |
| to keep clear of | f-den uzak durmak | |
|
|
| 85 |
| to clear the area | f.bölgeyi temizlemekf.bölgeyi boşaltmakf.alanı boşaltmak | - f. bölgeyi temizlemek
- f. bölgeyi boşaltmak
- f. alanı boşaltmak
|
|
| 86 |
| to clear the head | f.kafayı boşaltmak | |
|
|
| 87 |
| to clear the mind | f.zihni temizlemekf.zihin açmakf.zihni boşaltmak | - f. zihni temizlemek
- f. zihin açmak
- f. zihni boşaltmak
|
|
| 88 |
| to clear the road | f.yolu açmakf.yolu temizlemek | - f. yolu açmak
- f. yolu temizlemek
|
|
| 89 |
| to clear the yard | f.avluyu boşaltmak | |
|
|
| 90 |
| to stand clear of | f.-den uzak durmak | |
|
|
| 91 |
| to steer clear of | f.-den uzak durmakf.-den kaçınmak | - f. -den uzak durmak
- f. -den kaçınmak
|
|
| 92 |
| to clear the table | f.sofrayı kaldırmakf.masayı temizlemekf.masayı toplamak | - f. sofrayı kaldırmak
- f. masayı temizlemek
- f. masayı toplamak
|
|
| 93 |
| to clear your head | f.kafanı boşaltmak | |
|
|
| 94 |
| to clear your mind | f.zihnini boşaltmakf.kafanı boşaltmak | - f. zihnini boşaltmak
- f. kafanı boşaltmak
|
|
| 95 |
| as clear as crystal | e.apaçıke.çok açıke.nete.belirgine.anlaşılır | - e. apaçık
- e. çok açık
- e. net
- e. belirgin
- e. anlaşılır
|
|
| 96 |
| to clear the square | f.meydanı boşaltmakf.alanı boşaltmakf.meydanı temizlemekf.alanı temizlemek | - f. meydanı boşaltmak
- f. alanı boşaltmak
- f. meydanı temizlemek
- f. alanı temizlemek
|
|
| 97 |
| when it's all clear | b.ortalık sakinleşinceb.ortalık duruluncab.tehlike geçinceb.ortalık sakinleştiğindeb.ortalık durulduğundab.tehlike geçtiğinde | - b. ortalık sakinleşince
- b. ortalık durulunca
- b. tehlike geçince
- b. ortalık sakinleştiğinde
- b. ortalık durulduğunda
- b. tehlike geçtiğinde
|
|
| 98 |
| with a clear conscience | z.temiz bir vicdanlaz.vicdanı rahat olarak | - z. temiz bir vicdanla
- z. vicdanı rahat olarak
|
|
| 99 |
| make it clear to you | f.bunu sana açıkça anlatf.bunu sana açıkça söyle | - f. bunu sana açıkça anlat
- f. bunu sana açıkça söyle
|
|
| 100 |
| be clear about one thing | f.bir şey hakkında açık olf.bir konuda açık ol | - f. bir şey hakkında açık ol
- f. bir konuda açık ol
|
|
| 101 |
| send a very clear message | f.çok açık bir mesaj gönder | - f. çok açık bir mesaj gönder
|
|
|