• Üye Ol | Üye Girişi | English
  • Örnek cümlemiz aşağıdaki gibi olsun;

    İngilizcesi
    About what time will you be here?

    Türkçesi
    - Saat kaç gibi burada olacaksın?
    - Saat kaç gibi burada olursun?
    - Saat kaç gibi geleceksin?
    - Saat kaç gibi gelirsin?

    1. Yukarıdaki cümleleri tam yazarak.

    2. Cümle içinde geçen kelimeleri bitişik şekilde yazarak.

    Aşağıdaki kelimeleri yazarak yukarıdaki örnek cümleye kolaylıkla ulaşırsınız.
      "saat kaç gibi burada"
      "saat kaç gibi"
      "kaç gibi burada olursun"
      "gibi burada olacaksın"
      "gibi burada olursun"
      "kaç gibi geleceksin"
      "kaç gibi gelirsin"
      "burada olacaksın"
      "burada olursun"


    Engturk'te 700.000 'den fazla cümle olduğu için tek kelime ile arama yaptığınızda çok fazla sonuç çıkabilir. O nedenle, günlük hayatta kullandığımız cümleleri an az iki ya da üç kelime ile aramanız halinde istediğiniz sonuca daha kolay ulaşırsınız.

  • en-tr
    Aradığınız cümleyi nasıl bulacaksınız?

    Aradığınız Kelime: bring

    Kısaltmaların Anlamları?
  • i. isim - Şahıs, cisim, yer adı olarak kullanılan kelimeler ya da kelimeler grubu.

    b. bağlaç - if, since, because, after gibi sözcüklerle başlayan ya da içinde eylem geçen kısa cümlecikler.

    d. deyim - Sözlük anlamından farklı bir anlam veren ve genelde sonunda ünlem işareti olan sözcükler.

    e. edat - Edat ile başlayan, edat ile biten ya da başında bağlaç kullanılmamış kısa deyimler.

    f. fiil - Eylem ifade eden kelimeler.

    s. sıfat - İsimleri nitelik ve nicelik bakımından tanımlayan sözcükler.

    yf. yardımcı fiil - is, am, are, do, have, will, can, could, would, should, must gibi fiil ile birlikte kullanılan sözcükler. Yardımcı fiil eylemin zamanını göstermekle birlikte cümleleri olumsuz ya da soru haline dönüştürmek için de kullanılırlar.

    z. zarf - Yer, zaman ve nitelik belirten sözcükler.

    zm. zamir - I, you, he, she, it, we, they, me, him, her, us, them gibi kişi ya da varlıkların yerine kullanılan sözcükler.

  • Bulunan sonuç "131" cümle anlamları için tıklayınız

    English Türkçe
    1
    bring
  • f.getir
    • f.    getir
    2
    bring in
  • f.getir
  • f.kazandır
  • f.kazanç getir
  • f.sun
  • f.yürürlüğe koy
  • f.hüküm ver
  • f.karara var
    • f.    getir
    • f.    kazandır
    • f.    kazanç getir
    • f.    sun
    • f.    yürürlüğe koy
    • f.    hüküm ver
    • f.    karara var
    3
    bring on
  • f.(istenmedik bir şeye)yol aç
  • f.sebep ol
    • f.    (istenmedik bir şeye)yol aç
    • f.    sebep ol
    4
    bring up
  • f.büyüt
  • f.yetiştir
  • f.kus
  • f.gündeme getir
  • f.ortaya at
  • f.bahset
  • f.(konu vb.) aç
  • f.başlat
  • f.birden durdur
  • f.ansızın durdur
    • f.    büyüt
    • f.    yetiştir
    • f.    kus
    • f.    gündeme getir
    • f.    ortaya at
    • f.    bahset
    • f.    (konu vb.    ) aç
    • f.    başlat
    • f.    birden durdur
    • f.    ansızın durdur
    5
    bring off
  • f.üstesinden gel
  • f.alt et
  • f.başar
    • f.    üstesinden gel
    • f.    alt et
    • f.    başar
    6
    bring out
  • f.ortaya çıkar
  • f.açıkla
  • f.belli et
  • f.göster
  • f.göz önüne ser
  • f.yayımla
  • f.yap
  • f.üret
  • f.cesaretlendir
    • f.    ortaya çıkar
    • f.    açıkla
    • f.    belli et
    • f.    göster
    • f.    göz önüne ser
    • f.    yayımla
    • f.    yap
    • f.    üret
    • f.    cesaretlendir
    7
    bring back
  • f.geri getir
  • f.hatırlat
    • f.    geri getir
    • f.    hatırlat
    8
    bring cash
  • f.nakit getir
    • f.    nakit getir
    9
    bring down
  • f.düşür
  • f.yere yık
  • f.devir
  • f.aşağı indir
  • f.indir
  • f.azalt
    • f.    düşür
    • f.    yere yık
    • f.    devir
    • f.    aşağı indir
    • f.    indir
    • f.    azalt
    10
    bring harm
  • f.zarar getir
    • f.    zarar getir
    11
    bring luck
  • f.şans getir
    • f.    şans getir
    12
    bring about
  • f.ortaya çıkar
  • f.sebep ol
  • f.neden ol
  • f.yol aç
  • f.sebebiyet ver
  • f.husule getir
  • f.meydana getir
  • f.gerçekleştir
    • f.    ortaya çıkar
    • f.    sebep ol
    • f.    neden ol
    • f.    yol aç
    • f.    sebebiyet ver
    • f.    husule getir
    • f.    meydana getir
    • f.    gerçekleştir
    13
    bring along
  • f.yanında getir
    • f.    yanında getir
    14
    bring forth
  • f.meydana getir
  • f.ürün ver
  • f.(çocuk) doğur
    • f.    meydana getir
    • f.    ürün ver
    • f.    (çocuk) doğur
    15
    bring peace
  • f.barış getir
  • f.huzur getir
    • f.    barış getir
    • f.    huzur getir
    16
    bring round
  • f.ayılt
  • f.kendine getir
  • f.aklını başına getir
  • f.ikna et
  • f.inandır
    • f.    ayılt
    • f.    kendine getir
    • f.    aklını başına getir
    • f.    ikna et
    • f.    inandır
    17
    bring shame
  • f.rezil et
  • f.utandır
  • f.utanç getir
    • f.    rezil et
    • f.    utandır
    • f.    utanç getir
    18
    bring misery
  • f.sefalet getir
  • f.perişanlık getir
    • f.    sefalet getir
    • f.    perişanlık getir
    19
    bring profit
  • f.kar getir
    • f.    kar getir
    20
    bring flowers
  • f.çiçek getir
    • f.    çiçek getir
    21
    bring forward
  • f.öne al
  • f.ileri sür
  • f.ortaya at
  • f.göz önüne koy
  • f.öner
  • f.nakli yekün yap
  • f.ileri bir tarihe al
    • f.    öne al
    • f.    ileri sür
    • f.    ortaya at
    • f.    göz önüne koy
    • f.    öner
    • f.    nakli yekün yap
    • f.    ileri bir tarihe al
    22
    bring success
  • f.başarı getir
  • f.muvaffakiyet getir
    • f.    başarı getir
    • f.    muvaffakiyet getir
    23
    bring anything
  • f.bir şey getir
  • f.herhangi bir şey getir
    • f.    bir şey getir
    • f.    herhangi bir şey getir
    24
    bring happiness
  • f.mutluluk getir
  • f.saadet getir
    • f.    mutluluk getir
    • f.    saadet getir
    25
    bring misfortune
  • f.uğursuzluk getir
  • f.şanssızlık getir
  • f.felaket getir
    • f.    uğursuzluk getir
    • f.    şanssızlık getir
    • f.    felaket getir
    26
    bring unhappiness
  • f.mutsuzluk getir
  • f.şanssızlık getir
    • f.    mutsuzluk getir
    • f.    şanssızlık getir
    27
    to bring
  • f.getirmek
    • f.    getirmek
    28
    bring it up
  • f.onu yukarı getir
  • f.onu yukarı kaldır
  • f.(konu)onu ortaya at
  • f.(konu)onu aç
  • f.onu başlat
    • f.    onu yukarı getir
    • f.    onu yukarı kaldır
    • f.    (konu)onu ortaya at
    • f.    (konu)onu aç
    • f.    onu başlat
    29
    bring it off
  • f.onun üstesinden gel
  • f.onu başar
    • f.    onun üstesinden gel
    • f.    onu başar
    30
    bring to bay
  • f.köşeye sıkıştır
  • f.kapana kıstır
    • f.    köşeye sıkıştır
    • f.    kapana kıstır
    31
    bring down on
  • f.(birinin) başına getir
  • f.(birine bir şey) olmasına neden ol
    • f.    (birinin) başına getir
    • f.    (birine bir şey) olmasına neden ol
    32
    bring to life
  • f.canlandır
    • f.    canlandır
    33
    bring to mind
  • f.hatırla
  • f.hatırlat
  • f.akla getir
    • f.    hatırla
    • f.    hatırlat
    • f.    akla getir
    34
    bring to pass
  • f.sonuçlandır
    • f.    sonuçlandır
    35
    bring a charge
  • f.suçla
    • f.    suçla
    36
    bring them all
  • f.hepsini getir
    • f.    hepsini getir
    37
    bring to light
  • f.ortaya çıkar
  • f.meydana çıkar
  • f.aydınlat
    • f.    ortaya çıkar
    • f.    meydana çıkar
    • f.    aydınlat
    38
    bring an action
  • f.dava aç
    • f.    dava aç
    39
    bring good luck
  • f.şans getir
  • f.uğur getir
    • f.    şans getir
    • f.    uğur getir
    40
    bring into line
  • f.hizaya getir
  • f.haddini bildir
    • f.    hizaya getir
    • f.    haddini bildir
    41
    bring into effect
  • f.yürürlüğe getir
  • f.başar
  • f.üstesinden gel
  • f.başarıyla sonuçlandır
    • f.    yürürlüğe getir
    • f.    başar
    • f.    üstesinden gel
    • f.    başarıyla sonuçlandır
    42
    bring into relief
  • f.açığa çıkar
    • f.    açığa çıkar
    43
    bring outside food
  • f.dışarıdan yiyecek getir
  • f.dışarıdan yemek getir
    • f.    dışarıdan yiyecek getir
    • f.    dışarıdan yemek getir
    44
    bring suit against
  • f.dava aç
  • f.dava et
  • f.mahkemeye ver
    • f.    dava aç
    • f.    dava et
    • f.    mahkemeye ver
    45
    bring charges against
  • f.-e karşı suçlamalarda bulun
    • f.    -e karşı suçlamalarda bulun
    46
    bring into prominence
  • f.ün kazandır
  • f.şöhret kazandır
    • f.    ün kazandır
    • f.    şöhret kazandır
    47
    to bring in
  • f.getirmek
  • f.kazandırmak
  • f.kazanç getirmek
  • f.sunmak
  • f.yürürlüğe koymak
  • f.hüküm vermek
  • f.karara varmak
    • f.    getirmek
    • f.    kazandırmak
    • f.    kazanç getirmek
    • f.    sunmak
    • f.    yürürlüğe koymak
    • f.    hüküm vermek
    • f.    karara varmak
    48
    to bring on
  • f.(istenmedik bir şeye) yol açmak
  • f.sebep olmak
    • f.    (istenmedik bir şeye) yol açmak
    • f.    sebep olmak
    49
    to bring up
  • f.büyütmek
  • f.yetiştirmek
  • f.kusmak
  • f.gündeme getirmek
  • f.ortaya atmak
  • f.bahsetmek
  • f.(konu vb.) açmak
  • f.başlatmak
  • f.birden durdurmak
  • f.ansızın durdurmak
    • f.    büyütmek
    • f.    yetiştirmek
    • f.    kusmak
    • f.    gündeme getirmek
    • f.    ortaya atmak
    • f.    bahsetmek
    • f.    (konu vb.    ) açmak
    • f.    başlatmak
    • f.    birden durdurmak
    • f.    ansızın durdurmak
    50
    to bring off
  • f.üstesinden gelmek
  • f.alt etmek
  • f.başarmak
    • f.    üstesinden gelmek
    • f.    alt etmek
    • f.    başarmak
    51
    to bring out
  • f.ortaya çıkarmak
  • f.açıklamak
  • f.belli etmek
  • f.göstermek
  • f.göz önüne sermek
  • f.yayımlamak
  • f.yapmak
  • f.üretmek
  • f.cesaretlendirmek
    • f.    ortaya çıkarmak
    • f.    açıklamak
    • f.    belli etmek
    • f.    göstermek
    • f.    göz önüne sermek
    • f.    yayımlamak
    • f.    yapmak
    • f.    üretmek
    • f.    cesaretlendirmek
    52
    to bring back
  • f.geri getirmek
  • f.hatırlatmak
    • f.    geri getirmek
    • f.    hatırlatmak
    53
    to bring cash
  • f.nakit getirmek
    • f.    nakit getirmek
    54
    to bring down
  • f.düşürmek
  • f.yere yıkmak
  • f.devirmek
  • f.aşağı indirmek
  • f.indirmek
  • f.azaltmak
    • f.    düşürmek
    • f.    yere yıkmak
    • f.    devirmek
    • f.    aşağı indirmek
    • f.    indirmek
    • f.    azaltmak
    55
    to bring harm
  • f.zarar getirmek
    • f.    zarar getirmek
    56
    to bring luck
  • f.şans getirmek
    • f.    şans getirmek
    57
    to bring about
  • f.ortaya çıkarmak
  • f.sebep olmak
  • f.neden olmak
  • f.yol açmak
  • f.sebebiyet vermek
  • f.husule getirmek
  • f.meydana getirmek
  • f.gerçekleştirmek
    • f.    ortaya çıkarmak
    • f.    sebep olmak
    • f.    neden olmak
    • f.    yol açmak
    • f.    sebebiyet vermek
    • f.    husule getirmek
    • f.    meydana getirmek
    • f.    gerçekleştirmek
    58
    to bring along
  • f.yanında getirmek
    • f.    yanında getirmek
    59
    to bring forth
  • f.meydana getirmek
  • f.ürün vermek
  • f.(çocuk) doğurmak
    • f.    meydana getirmek
    • f.    ürün vermek
    • f.    (çocuk) doğurmak
    60
    to bring peace
  • f.barış getirmek
  • f.huzur getirmek
    • f.    barış getirmek
    • f.    huzur getirmek
    61
    to bring round
  • f.ayıltmak
  • f.kendine getirmek
  • f.aklını başına getirmek
  • f.ikna etmek
  • f.inandırmak
    • f.    ayıltmak
    • f.    kendine getirmek
    • f.    aklını başına getirmek
    • f.    ikna etmek
    • f.    inandırmak
    62
    to bring shame
  • f.rezil etmek
  • f.utandırmak
  • f.utanç getirmek
    • f.    rezil etmek
    • f.    utandırmak
    • f.    utanç getirmek
    63
    to bring misery
  • f.sefalet getirmek
  • f.perişanlık getirmek
    • f.    sefalet getirmek
    • f.    perişanlık getirmek
    64
    to bring profit
  • f.kar getirmek
    • f.    kar getirmek
    65
    to bring flowers
  • f.çiçek getirmek
    • f.    çiçek getirmek
    66
    to bring forward
  • f.öne almak
  • f.ileri sürmek
  • f.ortaya atmak
  • f.göz önüne koymak
  • f.önermek
  • f.nakli yekun yapmak
  • f.ileri bir tarihe almak
    • f.    öne almak
    • f.    ileri sürmek
    • f.    ortaya atmak
    • f.    göz önüne koymak
    • f.    önermek
    • f.    nakli yekun yapmak
    • f.    ileri bir tarihe almak
    67
    to bring success
  • f.başarı getirmek
  • f.muvaffakiyet getirmek
    • f.    başarı getirmek
    • f.    muvaffakiyet getirmek
    68
    to bring anything
  • f.bir şey getirmek
  • f.herhangi bir şey getirmek
    • f.    bir şey getirmek
    • f.    herhangi bir şey getirmek
    69
    to bring happiness
  • f.mutluluk getirmek
  • f.saadet getirmek
    • f.    mutluluk getirmek
    • f.    saadet getirmek
    70
    to bring misfortune
  • f.uğursuzluk getirmek
  • f.şanssızlık getirmek
  • f.felaket getirmek
    • f.    uğursuzluk getirmek
    • f.    şanssızlık getirmek
    • f.    felaket getirmek
    71
    to bring unhappiness
  • f.mutsuzluk getirmek
  • f.şanssızlık getirmek
    • f.    mutsuzluk getirmek
    • f.    şanssızlık getirmek
    72
    bring to a head
  • f.karar noktasına getir
  • f.dönüm noktasına getir
  • f.doruğa getir
    • f.    karar noktasına getir
    • f.    dönüm noktasına getir
    • f.    doruğa getir
    73
    bring to an end
  • f.bitir
  • f.nokta koy
  • f.sona erdir
  • f.sonuçlandır
  • f.neticelendir
    • f.    bitir
    • f.    nokta koy
    • f.    sona erdir
    • f.    sonuçlandır
    • f.    neticelendir
    74
    bring it back up
  • f.onu yukarıya geri getir
  • f.onu yukarıya çıkar
    • f.    onu yukarıya geri getir
    • f.    onu yukarıya çıkar
    75
    bring up the rear
  • f.en sonuncu gel
  • f.en sondan gel
  • f.herkesin arkasından gel
  • f.sonuncu ol
  • f.sıranın sonunda ol
    • f.    en sonuncu gel
    • f.    en sondan gel
    • f.    herkesin arkasından gel
    • f.    sonuncu ol
    • f.    sıranın sonunda ol
    76
    bring it right back
  • f.onu hemen geri getir
    • f.    onu hemen geri getir
    77
    bring you good luck
  • f.sana şans getir
    • f.    sana şans getir
    78
    bring a suit against
  • f.-e dava aç
    • f.    -e dava aç
    79
    bring down he prices
  • f.fiyatları indir
  • f.fiyatları düşür
  • f.fiyatları aşağı çek
    • f.    fiyatları indir
    • f.    fiyatları düşür
    • f.    fiyatları aşağı çek
    80
    bring down the house
  • f.alkış tufanı kopart
  • f.çok alkış topla
  • f.çok alkışlan
  • f.çok alkış al
    • f.    alkış tufanı kopart
    • f.    çok alkış topla
    • f.    çok alkışlan
    • f.    çok alkış al
    81
    bring home the bacon
  • f.ailesini geçindir
  • f.evi geçindir
  • f.eve ekmek getir
  • f.başarılı ol
  • f.başarı kazan
    • f.    ailesini geçindir
    • f.    evi geçindir
    • f.    eve ekmek getir
    • f.    başarılı ol
    • f.    başarı kazan
    82
    bring into the world
  • f.doğur
  • f.dünyaya getir
    • f.    doğur
    • f.    dünyaya getir
    83
    bring the house down
  • f.çok alkışlan
  • f.herkesi gülmekten kırıp geçir
    • f.    çok alkışlan
    • f.    herkesi gülmekten kırıp geçir
    84
    bring them right back
  • f.onları hemen geri getir
    • f.    onları hemen geri getir
    85
    bring a charge against
  • f.-e karşı suçlamada bulun
    • f.    -e karşı suçlamada bulun
    86
    bring an action against
  • f.(birine)karşı dava aç
  • f.(birinin)aleyhinde dava aç
  • f.- e dava aç
    • f.    (birine)karşı dava aç
    • f.    (birinin)aleyhinde dava aç
    • f.    - e dava aç
    87
    to bring it up
  • f.onu yukarı getirmek
  • f.onu yukarı kaldırmak
  • f.(konu) onu ortaya atmak
  • f.(konu) onu açmak
  • f.onu başlatmak
    • f.    onu yukarı getirmek
    • f.    onu yukarı kaldırmak
    • f.    (konu) onu ortaya atmak
    • f.    (konu) onu açmak
    • f.    onu başlatmak
    88
    to bring it off
  • f.onun üstesinden gelmek
  • f.onu başarmak
    • f.    onun üstesinden gelmek
    • f.    onu başarmak
    89
    to bring to bay
  • f.köşeye sıkıştırmak
  • f.kapana kıstırmak
    • f.    köşeye sıkıştırmak
    • f.    kapana kıstırmak
    90
    to bring down on
  • f.(birinin) başına getirmek
  • f.(birine bir şey) olmasına neden olmak
    • f.    (birinin) başına getirmek
    • f.    (birine bir şey) olmasına neden olmak
    91
    to bring to life
  • f.canlandırmak
    • f.    canlandırmak
    92
    to bring to mind
  • f.hatırlamak
  • f.hatırlatmak
  • f.akla getirmek
    • f.    hatırlamak
    • f.    hatırlatmak
    • f.    akla getirmek
    93
    to bring to pass
  • f.sonuçlandırmak
    • f.    sonuçlandırmak
    94
    to bring a charge
  • f.suçlamak
    • f.    suçlamak
    95
    to bring them all
  • f.hepsini getirmek
    • f.    hepsini getirmek
    96
    to bring to light
  • f.ortaya çıkarmak
  • f.meydana çıkarmak
  • f.aydınlatmak
    • f.    ortaya çıkarmak
    • f.    meydana çıkarmak
    • f.    aydınlatmak
    97
    to bring an action
  • f.dava açmak
    • f.    dava açmak
    98
    to bring good luck
  • f.şans getirmek
  • f.uğur getirmek
    • f.    şans getirmek
    • f.    uğur getirmek
    99
    to bring into line
  • f.hizaya getirmek
  • f.haddini bildirmek
    • f.    hizaya getirmek
    • f.    haddini bildirmek
    100
    to bring into effect
  • f.yürürlüğe getirmek
  • f.başarmak
  • f.üstesinden gelmek
  • f.başarıyla sonuçlandırmak
    • f.    yürürlüğe getirmek
    • f.    başarmak
    • f.    üstesinden gelmek
    • f.    başarıyla sonuçlandırmak
    101
    to bring into relief
  • f.açığa çıkarmak
    • f.    açığa çıkarmak

    Aradığınız kelime "bring" cümle anlamları "627" sonuç

    English Türkçe
    1
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu buraya getir.
  • Onu buraya getirin.
  • 2
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu içeri getir.
  • Onu içeri getirin.
  • 3
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu buraya getir.
  • Onu buraya getirin.
  • 4
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu içeri getir.
  • Onu içeri getirin.
  • 5
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu yaklaştır.
  • Onu yakına getirin.
  • Onu yaklaştır.
  • Onu yakına getirin.
  • 6
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu içeri getir!
  • Onu içeri getirin!
  • 7
    Görmek için tıklayınız!
  • İçeri getir.
  • Onu içeri getir.
  • İçeri getirin.
  • Onu içeri getirin.
  • 8
    Görmek için tıklayınız!
  • (meydan okuma) Hodri meydan!
  • Hadi bakalım!
  • Gel hadi!
  • Gel bakalım!
  • Sıkıysa gel!
  • Sıkıyorsa gel!
  • Gelin hadi!
  • Gelin bakalım!
  • Sıkıysa gelin!
  • Sıkıyorsa gelin!
  • 9
    Görmek için tıklayınız!
  • (meydan okuma) Hodri meydan.
  • Hadi bakalım.
  • Gel hadi.
  • Gel bakalım.
  • Sıkıysa gel.
  • Sıkıyorsa gel.
  • Gelin hadi.
  • Gelin bakalım.
  • Sıkıysa gelin.
  • Sıkıyorsa gelin.
  • 10
    Görmek için tıklayınız!
  • Buraya getir.
  • Onu buraya getir.
  • Buraya getirim.
  • Onu buraya getirin.
  • 11
    Görmek için tıklayınız!
  • Onları içeri getir.
  • Onları içeri getirin.
  • 12
    Görmek için tıklayınız!
  • (meydan okuma) Elinden geleni ardına koyma!
  • Elinizden geleni ardına koymayın!
  • (yarışma vb. de cesaretlendirmek için) Göster kendini!
  • Gösterin kendinizi!
  • 13
    Görmek için tıklayınız!
  • (meydan okuma) Elinden geleni ardına koyma.
  • Elinizden geleni ardına koymayın.
  • (yarışma vb. de cesaretlendirmek için) Göster kendini.
  • Gösterin kendinizi.
  • 14
    Görmek için tıklayınız!
  • Kalın giysiler getir.
  • Kalın giysiler getirin.
  • 15
    Görmek için tıklayınız!
  • Yardım getireceğim.
  • Yardım getiririm.
  • Yardım getireyim.
  • 16
    Görmek için tıklayınız!
  • Sadece kendin gel.
  • Yalnızca kendin gel.
  • 17
    Görmek için tıklayınız!
  • Getirebileceğin ne varsa getir.
  • 18
    Görmek için tıklayınız!
  • Sendeki her şeyi getir.
  • Elindeki her şeyi getir.
  • Neyin varsa getir.
  • Elinde ne varsa getir.
  • 19
    Görmek için tıklayınız!
  • Bu akşam onu yanında getir.
  • Bu akşam onu da yanında getir.
  • Bu akşam onu yanınızda getirin.
  • Bu akşam onu da yanınızda getirin.
  • 20
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu yine buraya getir.
  • Onu tekrar buraya getir.
  • 21
    Görmek için tıklayınız!
  • (içeriye) Onu buraya getir.
  • Onu buraya getirin.
  • 22
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu içeri getir.
  • Onu içeri getirin.
  • 23
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu bana getir.
  • Onu bana getirin.
  • 24
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu yine buraya getir.
  • Onu tekrar buraya getir.
  • 25
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu canlı getir.
  • 26
    Görmek için tıklayınız!
  • (içeriye) Onu buraya getir.
  • Onu buraya getirin.
  • 27
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu içeri getir.
  • Onu içeri getirin.
  • 28
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu buraya getir.
  • Onu buraya getirin.
  • 29
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu bana getir.
  • Onu bana getirin.
  • 30
    Görmek için tıklayınız!
  • (verilen bir şeyi) Onu temiz getir.
  • 31
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu buraya geri getir.
  • 32
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu hemen geri getir.
  • Onu hemen geri getirin.
  • 33
    Görmek için tıklayınız!
  • (servis edilen bir şeyi) Onu doğru düzgün getir.
  • 34
    Görmek için tıklayınız!
  • Bir ara geri getir.
  • Bir ara geri getirirsin.
  • 35
    Görmek için tıklayınız!
  • Çabuk buraya getir.
  • Onu çabuk buraya getir.
  • Onu çabuk buraya getirin.
  • 36
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu buraya getir.
  • 37
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu bana getir.
  • Onu bana getirin.
  • 38
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu bize getir.
  • Onu bize getirin.
  • 39
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu yanında getir.
  • 40
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu içeri getir.
  • Onu içeri getirin.
  • 41
    Görmek için tıklayınız!
  • Neyin varsa getir.
  • Elinde ne varsa getir.
  • Neyiniz varsa getirin.
  • Elinizde ne varsa getirin.
  • 42
    Görmek için tıklayınız!
  • Bir şey getirebilir miyim?
  • Bir şey getireyim mi?
  • 43
    Görmek için tıklayınız!
  • Birini getirebilir miyim?
  • 44
    Görmek için tıklayınız!
  • Bir şey getireyim mi?
  • 45
    Görmek için tıklayınız!
  • Bir şey getirelim mi?
  • 46
    Görmek için tıklayınız!
  • Getirebilir misin?
  • Onu getirebilir misin?
  • 47
    Görmek için tıklayınız!
  • Birini getirebilir miyim?
  • Birisini getirebilir miyim?
  • 48
    Görmek için tıklayınız!
  • Bir şey getirdin mi?
  • Bir şeyler getirdin mi?
  • Bir şey getirmiş miydin?
  • Bir şeyler getirmiş miydin?
  • 49
    Görmek için tıklayınız!
  • Yiyecek getirdin mi?
  • Yemek getirdin mi?
  • Yiyecek getirdiniz mi?
  • Yemek getirdiniz mi?
  • 50
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu getirdin mi?
  • Onu getirmiş miydin?
  • 51
    Görmek için tıklayınız!
  • Başkalarını getirdin mi?
  • 52
    Görmek için tıklayınız!
  • Pijama getirdin mi?
  • Pijamanı getirdin mi?
  • 53
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu sen mi getirdin?
  • Onu siz mi getirdiniz?
  • 54
    Görmek için tıklayınız!
  • Onları getirdin mi?
  • 55
    Görmek için tıklayınız!
  • Yiyecek getirme.
  • Yemek getirme.
  • Yiyecek getirmeyin.
  • Yemek getirmeyin.
  • 56
    Görmek için tıklayınız!
  • Buraya kimseyi getirme.
  • 57
    Görmek için tıklayınız!
  • O konuyu açma.
  • O konuyu ortaya atma.
  • Bu konuyu açma.
  • Ondan bahsetme.
  • Bundan bahsetme.
  • O konuyu açmayın.
  • O konuyu ortaya atmayın.
  • Bu konuyu açmayın.
  • Ondan bahsetmeyin.
  • Bundan bahsetmeyin.
  • 58
    Görmek için tıklayınız!
  • Moralimi bozma.
  • Keyfimi bozma.
  • Keyfimi kaçırma.
  • Günümü karartma.
  • (mutlu ve keyifli bir anınızda birisinden bir şey istediğinizde o kişi olumsuz bir tavır sergilerse verilen yanıttır)
  • 59
    Görmek için tıklayınız!
  • O konuyu açma.
  • O konuyu ortaya atma.
  • Bu konuyu açma.
  • Ondan bahsetme.
  • Bundan bahsetme.
  • O konuyu açmayın.
  • O konuyu ortaya atmayın.
  • Bu konuyu açmayın.
  • Ondan bahsetmeyin.
  • Bundan bahsetmeyin.
  • 60
    Görmek için tıklayınız!
  • Bir şey getirmedim.
  • Hiçbir şey getirmedim.
  • 61
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu getirmedim.
  • Onu getirmemiştim.
  • Onu getirmemişim.
  • 62
    Görmek için tıklayınız!
  • Fazla bir şey getirmedim.
  • Fazla bir şey getirmemiştim.
  • 63
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu geri getireceğim.
  • 64
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu buraya getireceğim.
  • Onu buraya getiririm.
  • 65
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu geri getireceğim.
  • 66
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu buraya getireceğim.
  • Onu buraya getiririm.
  • 67
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu geri getireceğim.
  • Onu geri getiririm.
  • 68
    Görmek için tıklayınız!
  • Ben getiririm.
  • (lokantada masana, evine, senin olduğun yere)
  • 69
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu yarın getireceğim.
  • Onu yarın getiririm.
  • 70
    Görmek için tıklayınız!
  • Yardım getireceğim.
  • Yardım getiririm.
  • Yardım getireyim.
  • Bir yardım getireceğim.
  • Bir yardım getiririm.
  • Bir yardım getireyim.
  • 71
    Görmek için tıklayınız!
  • Bunu geri getireceğim.
  • Bunu geri getiririm.
  • 72
    Görmek için tıklayınız!
  • Sana biraz getiririm.
  • Size biraz getiririm.
  • 73
    Görmek için tıklayınız!
  • Sizi bir araya getireceğim.
  • Sizi buluşturacağım.
  • 74
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu içeri getir.
  • Onu içeri al.
  • Onu hemen içeri getir.
  • Onu hemen içeri al.
  • 75
    Görmek için tıklayınız!
  • Onu içeri getir.
  • Onu içeri al.
  • Onu hemen içeri getir.
  • Onu hemen içeri al.
  • Gizlilik Hakları  |  Kullanım Koşulları  |  Yazılım

    ©2026 Bu sitenin tüm içeriği telif hakkı ile korunmaktadır belge tarihi ve no 19.04.2012 IEE/1457

    EyfelSoft