| 1 |
| brief | f.bilgilendirf.gerekli bilgiyi verf.brifing ver | - f. bilgilendir
- f. gerekli bilgiyi ver
- f. brifing ver
|
|
| 2 |
| brief | s.kısas.özlüi.özeti.özet bilgii.dava özetii.görev tanımıi.(British) avukat | - s. kısa
- s. özlü
- i. özet
- i. özet bilgi
- i. dava özeti
- i. görev tanımı
- i. (British) avukat
|
|
| 3 |
| be brief | f.kısa konuşf.(açıklama, demeç vb.)kısa ol | - f. kısa konuş
- f. (açıklama, demeç vb. )kısa ol
|
|
| 4 |
| in brief | e.kısacae.özetlee.kısacası | - e. kısaca
- e. özetle
- e. kısacası
|
|
| 5 |
| to brief | f.bilgilendirmekf.gerekli bilgiyi vermekf.brifing vermek | - f. bilgilendirmek
- f. gerekli bilgiyi vermek
- f. brifing vermek
|
|
| 6 |
|
| 7 |
| brief wobble | i.kısa sallanmai.kısa yalpalamai.kısa bocalama | - i. kısa sallanma
- i. kısa yalpalama
- i. kısa bocalama
|
|
| 8 |
| brief overview | i.kısa açıklamai.özet bilgi | - i. kısa açıklama
- i. özet bilgi
|
|
| 9 |
| brief intervals | i.kısa aralar | |
|
|
| 10 |
| brief statement | i.kısa demeçi.kısa beyanati.kısa açıklama | - i. kısa demeç
- i. kısa beyanat
- i. kısa açıklama
|
|
| 11 |
| to be brief | f.kısa konuşmakf.(açıklama, demeç vb.) kısa olmak | - f. kısa konuşmak
- f. (açıklama, demeç vb. ) kısa olmak
|
|
| 12 |
| a brief hold | i.(telefonda)kısa bir süre bekletme | - i. (telefonda)kısa bir süre bekletme
|
|
| 13 |
| a brief stay | i.kısa bir kalışi.kısa bir konaklama | - i. kısa bir kalış
- i. kısa bir konaklama
|
|
| 14 |
| a brief stop | i.kısa bir mola | |
|
|
| 15 |
| a brief talk | i.kısa bir konuşmai.kısa bir görüşmei.kısa bir sohbet | - i. kısa bir konuşma
- i. kısa bir görüşme
- i. kısa bir sohbet
|
|
| 16 |
| a brief delay | i.kısa bir gecikme | |
|
|
| 17 |
| a brief pause | i.kısa bir arai.kısa bir duraklama | - i. kısa bir ara
- i. kısa bir duraklama
|
|
| 18 |
| a brief skirt | i.kısa bir etek | |
|
|
| 19 |
| a brief spell | i.kısa bir dönem | |
|
|
| 20 |
| a brief visit | .kısa bir ziyaret | |
|
|
| 21 |
| a brief glance | i.kısa bir bakış | |
|
|
| 22 |
| a brief moment | i.kısa bir an | |
|
|
| 23 |
| a brief recess | i.kısa bir arai.kısa bir teneffüs | - i. kısa bir ara
- i. kısa bir teneffüs
|
|
| 24 |
| a brief report | i.kısa bir rapor | |
|
|
| 25 |
| a brief account | i.kısa bir açıklama | |
|
|
| 26 |
| a brief glimpse | i.kısa bir bakışi.bir anlık bir bakış | - i. kısa bir bakış
- i. bir anlık bir bakış
|
|
| 27 |
| a brief meeting | i.kısa bir toplantıi.kısa bir görüşme | - i. kısa bir toplantı
- i. kısa bir görüşme
|
|
| 28 |
| a brief message | i.kısa bir mesaj | |
|
|
| 29 |
| a brief scuffle | i.kısa bir itiş kakışi.kısa bir boğuşmai.kısa bir çekişmei.kısa bir didişme | - i. kısa bir itiş kakış
- i. kısa bir boğuşma
- i. kısa bir çekişme
- i. kısa bir didişme
|
|
| 30 |
| a brief silence | i.kısa bir sessizlik | |
|
|
| 31 |
| a brief interview | i.kısa bir röportaj | |
|
|
| 32 |
| a brief statement | i.kısa bir demeçi.kısa bir beyanati.kısa bir açıklama | - i. kısa bir demeç
- i. kısa bir beyanat
- i. kısa bir açıklama
|
|
| 33 |
| a brief welcoming | i.kısa bir karşılama | |
|
|
| 34 |
| a brief description | i.kısa bir tanımi.kısa bir tarifi.kısa bir açıklama | - i. kısa bir tanım
- i. kısa bir tarif
- i. kısa bir açıklama
|
|
| 35 |
| a brief conversation | i.kısa bir konuşmai.kısa bir sohbeti.kısa bir görüşmei.kısa bir söyleşi | - i. kısa bir konuşma
- i. kısa bir sohbet
- i. kısa bir görüşme
- i. kısa bir söyleşi
|
|
| 36 |
| a brief interruption | i.kısa bir kesinti | |
|
|
| 37 |
| have a brief chat | f.kısa bir sohbet et | |
|
|
| 38 |
| make a brief statement | f.kısa demeç verf.kısa beyanat ver | - f. kısa demeç ver
- f. kısa beyanat ver
|
|
| 39 |
| make a brief appearance | f.kısa bir süre boy gösterf.kısa bir süre hazır bulunf.kısa bir süre görünf.kısa bir süre kendini göster | - f. kısa bir süre boy göster
- f. kısa bir süre hazır bulun
- f. kısa bir süre görün
- f. kısa bir süre kendini göster
|
|
| 40 |
| after a brief stop | e.kısa bir moladan sonra | - e. kısa bir moladan sonra
|
|
| 41 |
| for a brief moment | z.kısa bir an için | |
|
|
| 42 |
| for a brief period | e.kısa bir süre içine.kısa bir dönem için | - e. kısa bir süre için
- e. kısa bir dönem için
|
|
| 43 |
| a very brief moment | i.çok kısa bir an | |
|
|
| 44 |
| as brief as possible | b.olabildiğince kısab.mümkün olduğu kadar kısab.mümkün olduğunca kısa | - b. olabildiğince kısa
- b. mümkün olduğu kadar kısa
- b. mümkün olduğunca kısa
|
|
| 45 |
| a brief description of | e.-in kısa bir tarifie.-in kısa bir tanımıe.-in kısa bir açıklaması | - e. -in kısa bir tarifi
- e. -in kısa bir tanımı
- e. -in kısa bir açıklaması
|
|
| 46 |
| after a brief conversation | e.kısa bir konuşmanın ardındane.kısa bir sohbetin ardından | - e. kısa bir konuşmanın ardından
- e. kısa bir sohbetin ardından
|
|
| 47 |
| to have a brief chat | f.kısa bir sohbet etmek | |
|
|
| 48 |
| to make a brief statement | f.kısa demeç vermekf.kısa beyanat vermek | - f. kısa demeç vermek
- f. kısa beyanat vermek
|
|
| 49 |
| to make a brief appearance | f.kısa bir süre boy göstermekf.kısa bir süre hazır bulunmakf.kısa bir süre görünmekf.kısa bir süre kendini göstermek | - f. kısa bir süre boy göstermek
- f. kısa bir süre hazır bulunmak
- f. kısa bir süre görünmek
- f. kısa bir süre kendini göstermek
|
|
| 50 |
| with a brief welcoming speech | e.kısa bir karşılama konuşması ile | - e. kısa bir karşılama konuşması ile
|
|
| 51 |
| a brief account of the meeting | i.toplantının kısa bir açıklaması | - i. toplantının kısa bir açıklaması
|
|
| 52 |
| a brief description of the man | i.adamın kısa bir tarifinii.adamın kısa bir eşkalini | - i. adamın kısa bir tarifini
- i. adamın kısa bir eşkalini
|
|
| 53 |
| after a brief attempt to escape | b.kısa bir kaçma girişiminin arkasındanb.kısa bir kaçış denemesinden sonra | - b. kısa bir kaçma girişiminin arkasından
- b. kısa bir kaçış denemesinden sonra
|
|
| 54 |
| a brief description of the meeting | i.toplantının kısa bir açıklaması | - i. toplantının kısa bir açıklaması
|
|
|