| 1 |
| breathe | f.nefes alf.soluk alf.soluf.teneffüs et | - f. nefes al
- f. soluk al
- f. solu
- f. teneffüs et
|
|
| 2 |
|
| 3 |
|
| 4 |
| breathe easy | f.rahatlaf.endişelenmeyi bırakf.rahat nefes al | - f. rahatla
- f. endişelenmeyi bırak
- f. rahat nefes al
|
|
| 5 |
| breathe hard | f.hızlı soluf.hızlı nefes al | - f. hızlı solu
- f. hızlı nefes al
|
|
| 6 |
| breathe deeply | f.derin derin nefes al | |
|
|
| 7 |
| breathe freely | f.rahatlaf.endişelenmeyi bırakf.rahat nefes al | - f. rahatla
- f. endişelenmeyi bırak
- f. rahat nefes al
|
|
| 8 |
| to breathe | f.nefes almakf.soluk almakf.solumakf.teneffüs etmek | - f. nefes almak
- f. soluk almak
- f. solumak
- f. teneffüs etmek
|
|
| 9 |
| breathe it in | f.onu içine çek | |
|
|
| 10 |
| breathe a word | f.bir kelime et | |
|
|
| 11 |
| breathe my last | f.son nefesimi verf.öl | - f. son nefesimi ver
- f. öl
|
|
| 12 |
| breathe her last | f.son nefesini verf.öl | - f. son nefesini ver
- f. öl
|
|
| 13 |
| breathe his last | f.son nefesini verf.öl | - f. son nefesini ver
- f. öl
|
|
| 14 |
| breathe your last | f.son nefesinizi verf.öl | - f. son nefesinizi ver
- f. öl
|
|
| 15 |
| breathe secondhand smoke | f.dolaylı olarak sigara dumanı teneffüs et | - f. dolaylı olarak sigara dumanı teneffüs et
|
|
| 16 |
| breathe second-hand smoke | f.dolaylı olarak sigara dumanı teneffüs et | - f. dolaylı olarak sigara dumanı teneffüs et
|
|
| 17 |
| to breathe in | f.nefes almak | |
|
|
| 18 |
| to breathe out | f.nefes vermek | |
|
|
| 19 |
| room to breathe | e.nefes alacak yer | |
|
|
| 20 |
| to breathe easy | f.rahatlamakf.endişelenmeyi bırakmakf.rahat nefes almak | - f. rahatlamak
- f. endişelenmeyi bırakmak
- f. rahat nefes almak
|
|
| 21 |
| to breathe hard | f.hızlı solumakf.hızlı nefes almak | - f. hızlı solumak
- f. hızlı nefes almak
|
|
| 22 |
| to breathe deeply | f.derin derin nefes almak | - f. derin derin nefes almak
|
|
| 23 |
| to breathe freely | f.rahatlamakf.endişelenmeyi bırakmakf.rahat nefes almak | - f. rahatlamak
- f. endişelenmeyi bırakmak
- f. rahat nefes almak
|
|
| 24 |
| breathe in and out | f.nefes alıp ver | |
|
|
| 25 |
| breathe down my neck | f.bana baskı yapf.başıma dikilf.tepeme dikilf.başımda beklef.ensemde solu | - f. bana baskı yap
- f. başıma dikil
- f. tepeme dikil
- f. başımda bekle
- f. ensemde solu
|
|
| 26 |
| breathe the same air | f.aynı havayı soluf.aynı havayı teneffüs et | - f. aynı havayı solu
- f. aynı havayı teneffüs et
|
|
| 27 |
| breathe down her neck | f.ona baskı yapf.onun başında dikilf.onun tepesine dikilf.onun başında beklef.onun .ensesinde solu | - f. ona baskı yap
- f. onun başında dikil
- f. onun tepesine dikil
- f. onun başında bekle
- f. onun . ensesinde solu
|
|
| 28 |
| breathe down his neck | f.ona baskı yapf.onun başında dikilf.onun tepesine dikilf.onun başında beklef.onun .ensesinde solu | - f. ona baskı yap
- f. onun başında dikil
- f. onun tepesine dikil
- f. onun başında bekle
- f. onun . ensesinde solu
|
|
| 29 |
| breathe down our necks | f.bize baskı yapf.başımıza dikilf.tepemize dikilf.başımızda beklef.ensemizde solu | - f. bize baskı yap
- f. başımıza dikil
- f. tepemize dikil
- f. başımızda bekle
- f. ensemizde solu
|
|
| 30 |
| breathe down your neck | f.size baskı yapf.başınıza dikilf.tepenize dikilf.başınızda beklef.ensenizde solu | - f. size baskı yap
- f. başınıza dikil
- f. tepenize dikil
- f. başınızda bekle
- f. ensenizde solu
|
|
| 31 |
| breathe my last breath | f.son nefesimi verf.öl | - f. son nefesimi ver
- f. öl
|
|
| 32 |
| breathe her last breath | f.son nefesini verf.öl | - f. son nefesini ver
- f. öl
|
|
| 33 |
| breathe his last breath | f.son nefesini verf.öl | - f. son nefesini ver
- f. öl
|
|
| 34 |
| breathe down their necks | f.onlara baskı yapf.onların başına dikilf.onların tepesine dikilf.onların başında beklef.onların ensesinde solu | - f. onlara baskı yap
- f. onların başına dikil
- f. onların tepesine dikil
- f. onların başında bekle
- f. onların ensesinde solu
|
|
| 35 |
| breathe through the nose | f.burundan nefes alf.burundan solu | - f. burundan nefes al
- f. burundan solu
|
|
| 36 |
| breathe your last breath | f.son nefesinizi verf.öl | - f. son nefesinizi ver
- f. öl
|
|
| 37 |
| to breathe it in | f.onu içine çekmek | |
|
|
| 38 |
| the air I breathe | i.soluduğum hava | |
|
|
| 39 |
| to breathe a word | f.bir kelime etmek | |
|
|
| 40 |
| the air we breathe | e.soluduğumuz hava | |
|
|
| 41 |
| to breathe my last | f.son nefesimi vermekf.ölmek | - f. son nefesimi vermek
- f. ölmek
|
|
| 42 |
| to breathe her last | f.son nefesini vermekf.ölmek | - f. son nefesini vermek
- f. ölmek
|
|
| 43 |
| to breathe his last | f.son nefesini vermekf.ölmek | - f. son nefesini vermek
- f. ölmek
|
|
| 44 |
| to breathe your last | f.son nefesinizi vermekf.ölmek | - f. son nefesinizi vermek
- f. ölmek
|
|
| 45 |
| to breathe secondhand smoke | f.dolaylı olarak sigara dumanı teneffüs etmek | - f. dolaylı olarak sigara dumanı teneffüs etmek
|
|
| 46 |
| to breathe second-hand smoke | f.dolaylı olarak sigara dumanı teneffüs etmek | - f. dolaylı olarak sigara dumanı teneffüs etmek
|
|
| 47 |
| hardly have time to breathe | f.çok meşgul ol | |
|
|
| 48 |
| breathe out through the mouth | f.ağızdan nefes verf.nefesi ağızdan dışarı ver | - f. ağızdan nefes ver
- f. nefesi ağızdan dışarı ver
|
|
| 49 |
| as long as I breathe | b.nefes aldığım sürece | |
|
|
| 50 |
| as I live and breathe | b.gözlerime inanamıyorum | - b. gözlerime inanamıyorum
|
|
| 51 |
| as long as we breathe | b.nefes aldığımız sürece | - b. nefes aldığımız sürece
|
|
| 52 |
| to breathe in and out | f.nefes alıp vermek | |
|
|
| 53 |
| to breathe down my neck | f.bana baskı yapmakf.başıma dikilmekf.tepeme dikilmekf.başımda beklemekf.ensemde solumak | - f. bana baskı yapmak
- f. başıma dikilmek
- f. tepeme dikilmek
- f. başımda beklemek
- f. ensemde solumak
|
|
| 54 |
| to breathe the same air | f.aynı havayı solumakf.aynı havayı teneffüs etmek | - f. aynı havayı solumak
- f. aynı havayı teneffüs etmek
|
|
| 55 |
| to breathe down her neck | f.ona baskı yapmakf.onun başında dikilmekf.onun tepesine dikilmekf.onun başında beklemekf.onun .ensesinde solumak | - f. ona baskı yapmak
- f. onun başında dikilmek
- f. onun tepesine dikilmek
- f. onun başında beklemek
- f. onun . ensesinde solumak
|
|
| 56 |
| to breathe down his neck | f.ona baskı yapmakf.onun başında dikilmekf.onun tepesine dikilmekf.onun başında beklemekf.onun .ensesinde solumak | - f. ona baskı yapmak
- f. onun başında dikilmek
- f. onun tepesine dikilmek
- f. onun başında beklemek
- f. onun . ensesinde solumak
|
|
| 57 |
| to breathe down our necks | f.bize baskı yapmakf.başımıza dikilmekf.tepemize dikilmekf.başımızda beklemekf.ensemizde solumak | - f. bize baskı yapmak
- f. başımıza dikilmek
- f. tepemize dikilmek
- f. başımızda beklemek
- f. ensemizde solumak
|
|
| 58 |
| to breathe down your neck | f.size baskı yapmakf.başınıza dikilmekf.tepenize dikilmekf.başınızda beklemekf.ensenizde solumak | - f. size baskı yapmak
- f. başınıza dikilmek
- f. tepenize dikilmek
- f. başınızda beklemek
- f. ensenizde solumak
|
|
| 59 |
| to breathe my last breath | f.son nefesimi vermekf.ölmek | - f. son nefesimi vermek
- f. ölmek
|
|
| 60 |
| to breathe her last breath | f.son nefesini vermekf.ölmek | - f. son nefesini vermek
- f. ölmek
|
|
| 61 |
| to breathe his last breath | f.son nefesini vermekf.ölmek | - f. son nefesini vermek
- f. ölmek
|
|
| 62 |
| to breathe down their necks | f.onlara baskı yapmakf.onların başına dikilmekf.onların tepesine dikilmekf.onların başında beklemekf.onların ensesinde solumak | - f. onlara baskı yapmak
- f. onların başına dikilmek
- f. onların tepesine dikilmek
- f. onların başında beklemek
- f. onların ensesinde solumak
|
|
| 63 |
| to breathe through the nose | f.burundan nefes almakf.burundan solumak | - f. burundan nefes almak
- f. burundan solumak
|
|
| 64 |
| to breathe your last breath | f.son nefesinizi vermekf.ölmek | - f. son nefesinizi vermek
- f. ölmek
|
|
| 65 |
| to hardly have time to breathe | f.çok meşgul olmak | |
|
|
| 66 |
| to breathe out through the mouth | f.ağızdan nefes vermekf.nefesi ağızdan dışarı vermek | - f. ağızdan nefes vermek
- f. nefesi ağızdan dışarı vermek
|
|
| 67 |
| as much as we need air to breathe | b.nefes almak için havaya ihtiyacımız olduğu kadar | - b. nefes almak için havaya ihtiyacımız olduğu kadar
|
|
|