| 1 |
| bird | f.kuşları gözlef.kuş gözlemciliği yap | - f. kuşları gözle
- f. kuş gözlemciliği yap
|
|
| 2 |
|
| 3 |
|
| 4 |
| to bird | f.kuşları gözlemekf.kuş gözlemciliği yapmak | - f. kuşları gözlemek
- f. kuş gözlemciliği yapmak
|
|
| 5 |
| bird box | i.(ahşap kutudan) kuş yuvası | - i. (ahşap kutudan) kuş yuvası
|
|
| 6 |
|
| 7 |
| old bird | i.yaşlı kuşi.deneyimli kişii.kulağı kesiki.eski kurti.ihtiyar kurt | - i. yaşlı kuş
- i. deneyimli kişi
- i. kulağı kesik
- i. eski kurt
- i. ihtiyar kurt
|
|
| 8 |
|
| 9 |
|
| 10 |
| bird shit | i.kuş bokui.kuş pisliği | - i. kuş boku
- i. kuş pisliği
|
|
| 11 |
| jail bird | i.hapishane kuşui.hapishane gediklisii.sık sık hapishaneye giren kişi | - i. hapishane kuşu
- i. hapishane gediklisi
- i. sık sık hapishaneye giren kişi
|
|
| 12 |
|
| 13 |
|
| 14 |
| early bird | i.erkencii.sabahçıi.sabah erken kalkan kişii.erken gelen kişi | - i. erkenci
- i. sabahçı
- i. sabah erken kalkan kişi
- i. erken gelen kişi
|
|
| 15 |
|
| 16 |
|
| 17 |
|
| 18 |
| bird hunting | i.kuş avıi.kuş avlama | |
|
|
| 19 |
| get the bird | f.kovulf.atılf.(performans gösteren kişi) ıslıklanf.(performans gösteren kişi) yuhalan | - f. kovul
- f. atıl
- f. (performans gösteren kişi) ıslıklan
- f. (performans gösteren kişi) yuhalan
|
|
| 20 |
| flip the bird | f.(orta parmakla) hareket çek | - f. (orta parmakla) hareket çek
|
|
| 21 |
| give the bird | f.yuhalaf.yuh çek | |
|
|
| 22 |
| strike a bird | f.(uçak vb.) kuşa çarp | |
|
|
| 23 |
| a bird call | i.bir kuş sesi | |
|
|
| 24 |
| bird of prey | i.yırtıcı kuş | |
|
|
| 25 |
| a little bird | i.küçük bir kuşi.isimsiz muhbiri.isimsiz haber veren kişii.adı bilinmeyen haber kaynağı | - i. küçük bir kuş
- i. isimsiz muhbir
- i. isimsiz haber veren kişi
- i. adı bilinmeyen haber kaynağı
|
|
| 26 |
| eat like a bird | f.kuş gibi ye | |
|
|
| 27 |
| free as a bird | e.kuş gibi özgüre.bir kuş gibi özgür | - e. kuş gibi özgür
- e. bir kuş gibi özgür
|
|
| 28 |
| to get the bird | f.kovulmakf.atılmakf.(performans gösteren kişi) ıslıklanmakf.(performans gösteren kişi) yuhalanmak | - f. kovulmak
- f. atılmak
- f. (performans gösteren kişi) ıslıklanmak
- f. (performans gösteren kişi) yuhalanmak
|
|
| 29 |
| to flip the bird | f.(orta parmakla) hareket çekmek | - f. (orta parmakla) hareket çekmek
|
|
| 30 |
| to give the bird | f.yuhalamakf.yuh çekmek | - f. yuhalamak
- f. yuh çekmek
|
|
| 31 |
| to strike a bird | f.(uçak vb.) kuşa çarpmak | - f. (uçak vb. ) kuşa çarpmak
|
|
| 32 |
| like a caged bird | e.kafese konulmuş kuş gibi | - e. kafese konulmuş kuş gibi
|
|
| 33 |
| like a wounded bird | e.yaralı bir kuş gibi | |
|
|
| 34 |
| like a broken-winged bird | e.kanadı kırık bir kuş gibi | - e. kanadı kırık bir kuş gibi
|
|
| 35 |
| as free as a bird | e.kuş kadar özgür | |
|
|
| 36 |
| a bird in the hand | e.eldeki kuşe.çantada keklike.garanti şey | - e. eldeki kuş
- e. çantada keklik
- e. garanti şey
|
|
| 37 |
| to eat like a bird | f.kuş gibi yemek | |
|
|
| 38 |
| A little bird told me | b.Bana küçük bir kuş söyledib.Bana kuşlar söyledib.Duyduğuma göreb.Birinden duydum | - b. Bana küçük bir kuş söyledi
- b. Bana kuşlar söyledi
- b. Duyduğuma göre
- b. Birinden duydum
|
|
| 39 |
| a rare species of bird | i.nadir bir kış türüi.ender görülen bir kuş türüi.seyrek görülen bir kuş türü | - i. nadir bir kış türü
- i. ender görülen bir kuş türü
- i. seyrek görülen bir kuş türü
|
|
| 40 |
| as dead as a dodo bird | e.tamamen ölüe.tamamen modası geçmişe.tamamen işi bitmişe.tamamen kullanılamayacak durumda | - e. tamamen ölü
- e. tamamen modası geçmiş
- e. tamamen işi bitmiş
- e. tamamen kullanılamayacak durumda
|
|
|