• Üye Ol | Üye Girişi | English
  • Örnek cümlemiz aşağıdaki gibi olsun;

    İngilizcesi
    About what time will you be here?

    Türkçesi
    - Saat kaç gibi burada olacaksın?
    - Saat kaç gibi burada olursun?
    - Saat kaç gibi geleceksin?
    - Saat kaç gibi gelirsin?

    1. Yukarıdaki cümleleri tam yazarak.

    2. Cümle içinde geçen kelimeleri bitişik şekilde yazarak.

    Aşağıdaki kelimeleri yazarak yukarıdaki örnek cümleye kolaylıkla ulaşırsınız.
      "saat kaç gibi burada"
      "saat kaç gibi"
      "kaç gibi burada olursun"
      "gibi burada olacaksın"
      "gibi burada olursun"
      "kaç gibi geleceksin"
      "kaç gibi gelirsin"
      "burada olacaksın"
      "burada olursun"


    Engturk'te 700.000 'den fazla cümle olduğu için tek kelime ile arama yaptığınızda çok fazla sonuç çıkabilir. O nedenle, günlük hayatta kullandığımız cümleleri an az iki ya da üç kelime ile aramanız halinde istediğiniz sonuca daha kolay ulaşırsınız.

  • en-tr
    Aradığınız cümleyi nasıl bulacaksınız?

    Neden Engtürk

    İngilizceden Türkçeye doğru anlamını verecek şekilde çeviri yapacak bir program bir kaç istisna ve basit cümleler dışında mümkün değildir.

    İngilizcede bir kelimenin isim, sıfat ve fiil olarak pek çok anlamı olabilmektedir.

    Ne demek istediğimi İngilizceden İngilizceye sözlüklere bir göz attığınızda kolaylıkla anlayacaksınız.

    Bugün internet üzerinde bir çok çeviri programı görmüşsünüzdür, ama onların çevirdiğini anlamak için de ikinci bir programa ihtiyaç vardır. Komik, saçma, yanlış ve anlamsız sonuçlarla karşılaşmanız çok büyük bir olasılıktır. Bu yüzden bir çeviri programının İngilizce metni doğru bir şekilde çevirebilmesi için kullanıcının yorumuna ihtiyacı vardır.

    Her dilin kendisine özgü idiomatik bir yapısı vardır. Bir dili konuşurken söylenen bir cümlenin sadece gramer açısından doğru olması yeterli olmayabilir. Aynı zamanda o cümlenin, o dilin idiomatik yapısına uygun ve doğal olması gerekir. Kısacası söylediğiniz cümlenin herkes tarafından söylenir va anlaşılır olması gerekir.
    İşte o zaman kendinizi çok daha rahat ifade edebilir, kolaylıkla iletişim kurabilirsiniz.

    İngilizce ağırlıklı olarak deyimlerle konuşulan bir dildir. İyi İngilizce konuşmanın birinci şartı mümkün olduğu kadar çok deyim bilmekten geçer. Deyimlerin içinde geçen her sözcüğün sözlük anlamını bilseniz bile, gerçek anlamı çok farklı olabilir. Bu yüzden deyimlerin anlamını bir bütün olarak öğrenmek gerekir.

    İnsanlar dünyanın her yerinde aynıdır. İsteklerini, duygularını, düşüncelerini, ihtiyaçlarını konuşarak ifade ederler. Yani, bir Amerikalının İngilizce olarak söylediği bir cümlenin aynı anlama gelen karşılığı, Türkçede, Fransızcada, Almancada, İtalyancada, İspanyolcada ve diğer dünya dillerinde de aynen mevcuttur. Bunu bazen bir kaç kelime ile bazen de daha uzun bir cümle ile anlatırsınız. Bu sadece dillerin kendi yapısıyla ilgilidir.

    Şunu muhakkak duymuşsunuzdur; bunun Türkçede tam karşılığı yok. Ben de kesinlikle Türkçede tam karşılığı vardır diyorum. Bunu, doğru yorumu bulamayanların söylediği bir şey olarak kabul ediyorum.

    Bazen Türkçede ve İngilizcede söylenen bir şeyin harfi harfine uyduğunu görürsünüz.

     

    Bir iki örnek verirsek;

    "Tell me who your friend is, and I'll tell you who you are." "Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim."
    "The way to a man's heart is through his stomach." "Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer."

     

     

    Engturk'te sözlüklerde bulamayacağınız onbinlerce deyim ve kalıp cümle vardır. Günlük hayatta konuşulan on cümleden hemen hemen dokuzu Engturk'te mevcuttur. İstediğiniz cümleye saniyeler içinde ulaşır ve İngilizcenizi
    hızla geliştirirsiniz. Yıllar geçse de öğrenemeyeceğiniz pek çok şeyi Engturk ile çok kısa zaman içinde öğrenirsiniz.
    Engtürk bu açıdan müthiş bir hazinedir.

    İngilizce sıfattan sonra şu gelir, fiilden sonra bu gelir gibi gereksiz gramer teknikleriyle öğrenilmez. İngilizce sözlüklerden de öğrenilmez. İngilizceyi öğrenmenin en iyi yolu cümleleri kalıp şeklinde duymak, konuşmak ve sürekli tekrar etmektir.
    Yani biz Türkçeyi nasıl öğrendiysek!

    Engturk'te 700.000 'den fazla Türkçe cümlenin İngilizce karşılığı vardır. Bunlar günlük hayatta kullanılan, İngilizcenin kolay öğrenilmesini sağlayan özellikle seçilmiş cümlelerdir.

    Önemli bir şey daha ekleyeyim, günlük hayatta İngilizce gramer kitaplarındaki gibi konuşulmuyor. O yüzden kafanızı gramer kurallarına takmayın. Gramer kurallarını çok iyi bilseniz bile bazı şeyleri söylemekte zorlanırsınız. Engturk ile çalışmaya başladıktan kısa bir süre sonra günümüzde konuşulan İngilizceyi hemen öğrenmeye başlayacak ve farkına varmadan gramerinizin de nasıl geliştiğine şahit olacaksınız.

    Engturk'e sahip olup ona belli bir süre ayırdıktan sonra Amerika’ya ya da İngiltere’ye dil öğrenmek için değil, seyahat etmek için gideceksiniz. Onları rahat anlayacak, onlardan biri gibi konuşacaksınız.

    Engturk’e sahip olduktan sonra, şimdiye kadar size sunulan enstrümanların ne kadar yetersiz olduğuna şahit olacaksınız.

    Engturk sizin her zaman başvurabileceğiniz bir referans kaynağınız olacaktır...

     

    Tavsiyeler

    Bir yabancı dili öğrenmenin en iyi yolu, o dilin konuşulduğu ülkede yaşamaktır. Günümüz koşulları itibariyle böyle bir seçeneğe çok az kişi sahip olabilmektedir. O zaman ne yapacağız, İngilizce öğrenmekten vaz mı geçeceğiz. Kesinlikle hayır.

    Engturk'te günümüz İngilizcesinden seçilmiş 700.000 'den fazla Türkçe cümlenin karşılığı vardır. Bu cümlelerin tamamı "native speaker" ana dili İngilizce olan kişilerin konuşmalarından alınmıştır. Kısacası Engturk'te bir hayat vardır. Hatta onyıllarca yurt dışında yaşasanız bile öğrenemeyeceğiniz pek çok şeyi, Engturk ile çok kısa zamanda öğrenebilirsiniz.

    Bundan sonra ilk fırsatta, Engturk'teki İngilizce cümlelerin gerçek insan sesi ile seslendirilmesi çalışmalarına başlanacaktır. Böylece evinizde, sanki yurtdışındaymışsınız gibi çok hızlı ve çok daha ekonomik bir şekilde İngilizce öğrenebileceksiniz.

    Unutmayalım ki, İngilizce, cümleleri tekrar tekrar dinlemek ve konuşmak suretiyle kalıcı bir şekilde öğrenilir.

    Hepinize keyifli çalışmalar dileriz.

    Neler Öğreneceksiniz

    Engturk'e sahip olanlar neler öğrenecekler?

    Did he say that? ya da He said that? sorusunun Türkçe'de 50 'den fazla biçimde söylendiğini görecekler.

    - Bunu mu dedi? Bunu mu demiş? Bunu mu demişti?
    - Bunu dedi mi? Bunu demiş mi? Bunu demiş miydi?
    - Bunu mu söyledi? Bunu mu söylemiş? Bunu mu söylemişti?
    - Bunu söyledi mi? Bunu söylemiş mi? Bunu söylemiş miydi?
    - Onu mu dedi? Onu mu demiş? Onu mu demişti?
    - Onu dedi mi? Onu demiş mi? Onu demiş miydi?
    - Onu mu söyledi? Onu mu söylemiş? Onu mu söylemişti?
    - Onu söyledi mi? Onu söylemiş mi? Onu söylemiş miydi?
    - Öyle mi dedi? Öyle mi demiş? Öyle mi demişti?
    - Öyle dedi mi? Öyle demiş mi? Öyle demiş miydi?
    - Öyle mi söyledi? Öyle mi söylemiş? Öyle mi söylemişti?
    - Öyle söyledi mi? Öyle söylemiş mi? Öyle söylemiş miydi?
    - Böyle mi dedi? Böyle mi demiş? Böyle mi demişti?
    - Böyle dedi mi? Böyle demiş mi? Böyle demiş miydi?
    - Böyle mi söyledi? Böyle mi söylemiş? Böyle mi söylemişti?
    - Böyle söyledi mi? Böyle söylemiş mi? Böyle söylemiş miydi?
    - Bunu o mu dedi? Bunu o mu demiş? Bunu o mu demişti?
    - Bunu o mu söyledi? Bunu o mu söylemiş? Bunu o mu söylemişti?

    Sözlüklerde öğrenemeyecekleri cümleleri ve anlamlarını öğrenecekler (binlerce örnekten birkaçı).

    I'm on point.
    - Ben öndeyim. Ben yerimi aldım. (bir olaya direk müdahale edecek durumdayım anlamında söylenir)

    He's gone for the day.
    - O çıktı. O çıkmış. (Mesai bitince işten ayrılan kişi için söylenir)

    The night is young.
    - Gece yeni başlıyor. Gece yeni başladı.

    I presume?
    - Değil mi? Adınız bu değil mi? İsminiz bu değil mi? Adınızı doğru tahmin ettim mi? Adınızı doğru tahmin etmiş miyim? (genelde ilk defa karşılaştığınız birinin ismini söyledikten sonra söylenir)

    Race you home.
    - Eve kadar yarışalım.

    Sorunun ne için sorulduğunun açıklamasını görecekler (binlerce örnekten birkaçı).

    What are you having?
    - Ne alıyorsun? Ne alıyorsunuz? (restoran vb.de ne yemeyi düşünüyorsunuz anlamında sorulur)

    When are you due?
    - Doğum ne zaman? Ne zaman doğuracaksın? (hamile kadına sorulur)

    What's going up?
    - Ne var, ne yok? Ne olup bitiyor? (bir süredir konuşmadığınız ya da görmediğinizi birine sorulur?

    Bir şeyin kime ne için söylendiğini görecekler.

    Thank you for having me.
    - Beni ağırladığınız için teşekkür ederim. (misafirlikte, davette vb. ev sahibine, uçakta hostese, televizyonda sunucuya söylenir)

    Söylenen bir cümleye karşılık verilecek yanıtı öğrenecekler (birkaç örnek).

    I'm hanging in there.
    - İdare ediyorum. Dayanıyorum. (How are you? How have you been? How you been? How are you doing? How's everything? How's it going? sorularına verilen yanıttır)

    None taken.
    - Asla. Katiyen. Kesinlikle. Hiç Üstüme alınmadım. (Genellikle "No offence." verilen cevaptır)

    Nothing's with me.
    - Hiçbir şeyim yok. Bir şeyim yok. (What's with you? Senin neyin var? sorusuna verilen yanıttır.)

    I could be better.
    - Daha iyi olabilirdim. Daha iyi olabilirim. (How are you? How are you doing? How do you feel? sorularına verilen yanıttır)

    Benzer gibi görünen iki cümlenin arasındaki farkı öğrenecekler.

    How long have you known each other?
    - Birbirinizi ne kadar zamandır tanıyorsunuz? Siz ne kadar zamandır tanışıyorsunuz? Ne zamandan beri tanışıyorsunuz? (yaşayan biri için sorulur)

    How long did you know each other?
    - Birbirinizi ne kadar zamandır tanıyordunuz? (Ölmüş biri için sorulur)

    Had you ever seen it before?
    - Onu daha önce hiç görmüş müydün? Onu daha önce hiç görmüş müydünüz? (bunu daha önce görmediniz, ilk kez şimdi görüyorsunuz imasını içerir)

    Have you ever seen it before?
    - (bu imayı içermez)

    Mind your manners! ya da Watch your manners! gibi bazı cümlelerin kısa söyleniş biçimini görecekler.

    Your manners!
    - Hareketlerine dikkat et! Terbiyeli ol! Terbiyeli davran! Terbiyeni takın! Hareketlerinize dikkat edin! Terbiyeli olun! Terbiyeli davranın! Terbiyenizi takının!

    Binlerce cümlenin ne anlamda söylendiğinin açıklamasını görecekler.

    My mind wanders.
    - Dalıp gidiyorum. (genellikle başkalarının söylediklerini dinlemediğinizde, etrafta olup bitene dikkat etmediğinizde verilen yanıttır)

    I got everything covered here.
    - Ben burayla başa çıkarım. Ben buradaki her şeyi hallederim. (iş vb. kimseden yardım almadan tek başıma halledebilirim, baş edebilirim anlamında söylenir)

    She couldn't have done such a thing.
    - O öyle bir şeyi yapmış olamaz. O böyle bir şeyi yapmış olamaz. (olası değil, yapmayacağını düşünüyorum ama emin değilim anlamında verilen yanıttır)

    Benzer cümlelerin hangisinin daha yaygın olarak kullanıldığını öğrenecekler.

    What time are you open till?
    - Saat kaça kadar açıksın? Saat kaça kadar açıksınız? (dükkan, market vb. nin kapanış saatini sormak için sorulur)

    Till what time are you open?
    - Saat kaça kadar açıksın? Saat kaça kadar açıksınız? (nadiren söylenir "What time are you open until?" veya "What time are you open till?" daha yaygın kullanılır)

    Cümleyi başlatan, ya da bitiren onbinlerce kısa cümleciği öğrenecekler (birkaç örnek).

    until the power's back
    - elektrik gelene kadar

    since I was a little kid
    - küçüklüğümden beri

    before I got married
    - ben evlenmeden önce

    after my wife died
    - eşim öldükten sonra

    Gramer açısından doğru görünmemekle birlikte konuşma dilinde yaygın olarak kullanılan söylemleri görecekler.

    Kolay söylendiğinden olsa gerek There are .... ile başlayan çoğu cümle There's ... olarak söylenmektedir.
    Özellikle Amerikalılar böyle cümleleri çok kullanmaktadır. Bu şekilde konuşma dilinde yaygın olarak kullanılan pek çok cümle Engturk'te mevcuttur. Bir örnek verirsek; "There's two of them." gramer olarak doğru olan "There are two of them." 'den çok daha fazla söylenmektedir. Sizin de bazı cümleleri bu şekilde söylemeniz halinde, kimse bunu yadırgamayacaktır.

    Engturk'te yukarıdaki verilen örnekler dışında daha pek çok şeyin yanıtını bulacaksınız.

    Engturk'ün Özellikleri

    Engturk'ün özellikleri ve sağlayacağı faydalar nelerdir?

    1. Engturk bilmediğiniz bir şeyi söyleyemezsiniz prensibiyle hazırlanmıştır. Amacı İngilizceyi Türkçeyi öğrendiğimiz gibi öğretmektir.
    2. İngilizce öğrenmek isteyenler için olmazsa olmaz bir programdır.
    3. İngilizce öğrenmenin en ekonomik yoludur. Büyük paralar verip yurt dışına gitmenize gerek kalmaz.
    4. İngilizceyi en kısa zamanda ve en doğru bir şekilde öğrenmenize yardımcı olur "daha önce ne kadar İngilizce bildiğiniz hiç önemli değil".
    5. Hiçbir yerde duyamayacağınız cümleleri öğrenirsiniz.
    6. Hayatta kullanılabilecek ne kadar kalıp varsa hemen hemen mevcuttur.
    7. Makul bir süre sonra dünyadaki herkesle İngilizce yazışabilir ve konuşabilirsiniz.
    8. Ne kadar iyi İngilizce bildiğinizi test edersiniz.
    9. Dünyanın en iyi İngilizce öğreten programıdır, aynı zamanda dünyanın en iyi Türkçe öğreten programıdır.
    10. En önemlisi artık kimsenin İngilizce öğrenmeye fırsat bulamadım gibi bir bahanesi kalmamıştır.

    Yukarıda bahsedilen özellikler İngilizce bilen ve Türkçe öğrenmek isteyenler için de aynen geçerlidir.

     

    Gizlilik Hakları  |  Kullanım Koşulları  |  Yazılım

    ©2019 Bu sitenin tüm içeriği telif hakkı ile korunmaktadır belge tarihi ve no 19.04.2012 IEE/1457

    EyfelSoft